edebiyat

Bir toplumda edebiyatın iki tehlikesi vardır: Ya pazarın gürültüsünde kaybolur, ya da iktidarın himayesinde anlamını kaybeder.

Bugün tanık olduğumuz durum ikincisidir.

Son yıllarda devletin kültür aygıtı ile bazı edebiyat çevreleri arasında doğrudan bir temas kuruldu. Belediyeleri de işe katarak. En başta milli eğitim camiası . Bu temasın 3 ayağı var:

1. Üretim; Belli bir dünya görüşünü merkeze alan dergiler ve yayınevleri kamu fonlarıyla desteklendi.
2. Dağıtım; Bu çevrelerden çıkan yazarlar, “değerler eğitimi” başlığı altında okullara davet edildi. Kitap ve dergiler öğrencilere ücretsiz ulaştırıldı.
3. Alımlama; Böylece edebiyat, gönüllü okuma eyleminden çıkıp zorunlu “dinleme” eylemine dönüştü.

Burada sorun, yazılan metnin niteliği değildir. Sorun, metnin okul sırasına “tercih” ile değil “talimat” ile gelmesidir.

Tarihi dizilerle geçmişi yeniden kuran bir siyaset, şimdi aynı şeyi edebiyatla yapmaya çalışmaktadır. Amaç bellidir: Modernleşmenin, metropolün ve dijitalin yarattığı kırılmaya karşı “korunaklı bir hafıza” inşa etmek.

Bunun için iki yol seçildi:

Birincisi, bugüne dair bir mitoloji üretmek. “Değerler” adı altında yeni bir kahramanlık anlatısı kurmak. Kahramanlar üretmek.
İkincisi, geçmişe dönüp ölülerle konuşmak. Klasik metinlerin “kapağını” kullanıp bugünün siyasetine meşruiyet aramak.

Her iki yol da edebiyatı kendi amacının dışına iter. Çünkü edebiyatın işi teselli etmek değil, rahatsız etmektir. Korumak değil, sorgulatmaktır. Tekrar değil yeni eser ve sanatçılar çıkarmak.

Bir genç, bir kitabı öğretmen emrettiği için okursa, o kitap onda edebiyat zevki değil, edebiyata karşı alerji bırakır.

Eleştirmenin işi de burada başlar: Kişilere değil, bu mekanizmaya bakmak. “Kim yazıyor?” sorusunu bir kenara bırakıp “Bu metin hangi şartlarda üretiliyor, hangi şartlarda okura ulaşıyor?” diye sormak.

Yoksa edebiyat, ya pazar tezgahında bağıran bir mal, ya da cami haziresinde bekleyen bir levha olur. İkisi de edebiyat değildir.

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir