Haftanın Kitapları-VII
Değerli arkadaşlar! Haftanın kitaplarını sizler için derledik. İyi okumalar.
EFSUS
(Elif Nihal Altan)
“Şüphesiz herkesin kendine sakladığı sırları vardı… Kimininki bir mezar kadar derinde, kimininki ise bir maske kadar yüzeydeydi. Hangisinin yaşatacağını, hangisinin yaşarken öldüreceğini de kimse bilemezdi. Figen, kendi hayatını sanki bir film izler gibi yaşamaya mahkûmdu artık. Seyirci olarak geldiği bu dünyada, hiçbir zaman kendi hayatının dümenine geçip ona yön veremeyecekti. Kahramanlar geliyor, kahramanlar gidiyordu. Hayatına giren her kahramanın muhakkak bir sebebi vardı; kimi kaderi, kimi yıkımı olmaya gelmişti.” Efsus, doğru insanların yanlış zamanlarda kanadığı ince sızı. Elif Nihal Altan’ın Romanoku Yayınları’ndan çıkan kitabı, kimsenin tam anlamıyla suçlu olmadığı, herkesin kendi payına düşen hüznü sırtlandığı bir geç kalmışlık anlatısı.

GÜVERCİN CURNATASI
(Cemal Süreya)
Cemal Süreya’nın farklı dönemlerde yaptığı söyleşileri bir araya getiren “Güvercin Curnatası”, şairin şiirden hayata, cinsellikten politikaya uzanan düşünce dünyasını bütün samimiyetiyle gün yüzüne çıkarıyor. Kitap, Nursel Duruel tarafından yayına hazırlanan Can Yayınları etiketiyle okurla buluştu: “(…) Bence, sanatçılarla, yazarlarla yapılmış konuşmaları, hatta soruşturmaları, dergi ve gazete sayfalarında bırakmamalı. Bunların hepsini toplamalı. Hatta yalnız bu işi yapan yayınevleri olmalı. Niçin önem veriyorum buna? Şundan: Sanatçıyla yapılmış bir konuşma, ileriye doğru, onun üstüne yapılmış on eleştiriden daha aydınlatıcıdır. Eleştirilere de ayrıca katkısı olmaktadır. İkinci olarak, sanatçının görüşlerini, kendini açımlayıcı, çağdaşlarını değerlendirici sözlerini öğrenmek yalnız kitaplıklara dadanan araştırıcıların değil, düz okurun da hakkıdır…”

AT ANSİKLOPEDİSİ
Atların dünyasına dair bugüne dek hazırlanmış en kapsamlı başvuru kaynaklarından biri olan At Ansiklopedisi Alfa Yayınları’ndan çıktı. Kitap, atların evriminden anatomisine, tarihteki yerlerinden bakım ve yetiştirme tekniklerine kadar uzanan geniş bir yelpazede detaylı bilgiler sunuyor. Dört ana bölümden oluşan eser, içeriğindeki zengin görsel şölenle hem at tutkunları hem de araştırmacılar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor. Kitabın “Atlara Dair Bir Girizgah” adlı ilk bölümü, at ailesinin milyonlarca yıllık evrimsel tarihine ışık tutarak başlıyor. “Atlar ve İnsanlar” ile “Irk ve Tür Kataloğu” bölümleri, atların insanlık tarihiyle nasıl iç içe geçtiğini ve farklı ihtiyaçlara göre nasıl şekillendiğini gözler önüne seriyor. Katalog bölümünde ise dünyanın dört bir yanından ağır yük atları (örneğin Klidestal ve Shire), binek atlar (Arap, Safkan, Endülüs) ve midilliler (Shetland, Connemara, Falabella) tüm fiziksel özellikleri, menşeleri, don renkleri ve çarpıcı tarihçeleriyle birlikte tanıtılıyor. “Bakım ve Yetiştirme” adlı dördüncü bölüm, at sahipleri ve at yetiştiricileri için hayati önem taşıyan pratik bilgiler barındırıyor.

SES DİYETİ
(Arzu Haksun)
Duyduğun ses, yaşadığın hayatı belirler. Günümüz insanı, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yoğun ve kaotik bir ses kuşatması altında. Şehirlerin hiç susmayan uğultusu, dijital dünyanın peşimizi bırakmayan bildirimleri ve mekânların ruhumuza sızan müzikleri… İşte tüm bunlar sadece kulağa değil; zihne, duygulara ve bedene de dokunuyor. Çoğu zaman farkına varmadan, bu seslerin inşa ettiği bir hayatı sürdürüyoruz. Oysa duyduklarımız yalnızca bir fon gürültüsü değildir; dikkatimizi şekillendirir, duygularımıza yön verir ve bedenimizin biyolojik ritmini belirler. Çünkü ses, aslında bir yönlendirmedir. Doğan Novus’tan çıkan Ses Diyeti, hayatımızı sessizce şekillendiren bu görünmez etkiyi açığa çıkarıyor. Etnomüzikolog Arzu Haksun; sesler ve müzikler aracılığıyla gündelik hayatımızı, bedenimizi ve yaşadığımız mekânları incelikle yeniden düşünmeye davet ediyor. Bu kitap sadece bir okuma deneyimi ya da bir öneri değil, bir farkındalık çağrısı.

DOĞU HİLAFETİ’NİN TOPRAKLARI
(Guy le Strange)
VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Guy le Strange’in kaleme aldığı “Doğu Hilafeti’nin Toprakları” adlı eseri okurlarla buluşturdu. İlk kez 1905 yılında yayımlanan ve Orta Çağ İslam dünyasına dair en kapsamlı çalışmalar arasında gösterilen kitap; Irak’tan Horasan ve Afganistan’a, Anadolu’dan Hârizm ve Türkistan’a uzanan geniş coğrafyayı, erken dönem İslam fetihlerinden XV. yüzyıla kadar uzanan süreç içerisinde inceliyor. Tarihî coğrafyayı yalnızca sınırlar ve yer adları üzerinden değil, insan faaliyetleriyle iç içe geçmiş canlı bir mekân anlatısı olarak ele alan kitapta; İbn Havkal, İbn Hurdâzbih, İbn Rüste, İstahrî, İdrîsî ve Kazvînî gibi Orta Çağ coğrafyacılarının eserleriyle birlikte, Hâfız-ı Ebrû, Yezdî ve Ebü’l-Fidâ gibi tarihçilerin aktarımları, ayrıca İbn Cübeyr ve İbn Battûta gibi seyyahların gözlemleri de değerlendiriliyor. Eserde eyaletlerin topografyası, şehir ve kasabaların konumu, tarım ürünleri ve mahsuller, ticaret yolları ile emtia, yapılar ve yerleşim birimleri arasındaki mesafeler ayrıntılı biçimde ele alınıyor.

KIRILGAN ÇAĞ
(Donatella Di Pietrantonio)
Otuz yıl önce, Kurt Dişi denilen tepede dehşet dolu bir gece her şeyi değiştirir. İki genç kadın öldürülmüş, bir diğeri ölümün kıyısından dönmüştür. Lucia o gece kurtulur ama geçmiş peşini bırakmayacaktır. Yıllar sonra Lucia, kızı Amanda’yı Milano’ya okumaya gönderirken onun gözlerindeki parıltıyı görmenin mutluluğunu yaşar. Ta ki Amanda ansızın eve dönene dek. Ağzını bıçak açmaz, odasından çıkmaz, her saniye tedirgindir. Lucia kızına ulaşabilmek için, uzun zamandır kilitli tuttuğu korkunç geçmişin kapısını artık aralamak zorundadır… Geri Verilen Kız ile dünya çapında başarı yakalayan Donatella Di Pietrantonio bir kez daha aidiyet ve kırılganlığın derinliklerine iniyor. Domingo Yayınevi’nden çıkan ve gerçek bir trajediden esinlenilen Kırılgan Çağ, kaçırılan bakışlarla cevaplanmayan soruların ağırlığını taşıyan, çarpıcı bir roman.
HABERTÜRK GAZETESİ’NİN SANAL SAYFASINDAN ALINMIŞ OLUP TARIK TORUN TARAFINDAN DÜZENLENEREK YAYINLANMIŞTIR.


