Ben İzliyorum
Yamaca uzanmış uçsuz bucaksız arazinin ortasına, derme çatma konumlanmış barakanın, teneke çatılı sofasındayız… Akşamın alaca karanlığı, sonbaharın kızıldan önceki sarı kokusu, üşümekle ürpermek arasında sığındığım şalım; çekirgelerin, sükuneti bozan çığırtkan sesleri, karanlığa eşlik eden isli çaydanlık, ışıldayan odun alevi, ayın şavkı, kedi, ben, hala, İsmail abi ve diğerleri…
Ben izliyorum. Seyir defterime yeni notlar düşüyorum… Kedi;kaleyi fetheden komutan edasıyla arabanın üstünden etrafa mânidar bakışlar atıyor. Hala keyifli. Mütemadiyen gülümsüyor. Sorular soruyor, cevabı gelmeden unutuyor. Yine soruyor, yine unutuyor, bolca dua ediyor, gülümsüyor…
Kaç harman kaldırdın hala? Kaç hasat mevsiminin içinden geçtin? Hep böyle güzel mi gülümserdin? Diyorum, bilmiyor…
İsmail abiye dönüyorum. O hep susuyor. Konuşsun istiyorum, anlatsın…
De hele ismail abi diyorum, neden hüzünlü bakar bazı insanların gözleri? Ve neden gün yüzü görmemiş gibi gölgelidir yüzleri?
Derin bir nefes çekiyor, itinayla sardığı kaçak tütününden. Konuşacak sanıyorum, yine susuyor. Gökyüzüne bakıyor, daha içli susuyor…
Öylesine bir sonbahar gecesi işte; hala, ismail abi, ben, kedi ve diğerleri… hala keyifli, gülümsüyor, ismail abi dalgın, susuyor, diğerleri gündelik işleri konuşuyor, kedi gururla bakıyor, çaydanlık kaynıyor, ben türlü düşüncelerle onları izliyorum…
F.filiz Ganidağlı
Pazarcık /Ganidağı
Sene bilmem kaç 🤔