YAŞAMAK İÇİN ÇALIŞMAK
Nasıl da hızlı geçmişti yıllar. Hiçbir şey anlamamıştı. Koskoca dört yıl. Birçok şeyi kaçırmıştı hayatında bu hastalıkla uğraşırken. Ama kaçırdığı birçok şeyin de farkına varmıştı. Bu biraz tuhaf geliyordu ona ama demek ki böyle olması gerekiyordu. Hayatın sadece çalışmaktan, eğitimlerden ibaret olmadığını anlamıştı bu sayede. Çalıştığı zaman da çok çabuk geçiyordu zaman hastalanınca zaman nasıl geçecek diye çok düşünmüştü. Ama sonra bir çok uğraş bulmuştu kendine. Meğer keşfedilmeyi bekleyen ne çok şey vardı hayatta. Yemek yapmak, resim çizmek, kitap okumak, piyano çalmak… Aslında hastalığında hayal edip yapmak isteyip yapamadıklarını yapmıştı.
Kendini işine çok fazla kaptırdığını anlamıştı. Aslında kendine ne kadar da zor sorumluluklar yüklemişti. En iyisi, en çalışkanı, en başarılısı olmayı istemek bunun için durmadan çalışmak gece gündüz sadece işini düşünmek ne kadar da zormuş diye düşündü kendi kendine. En başarılı tasarımcı olmak için gece gündüz çalışmıştı. Ünlü modacı, ünlülerin modacısı Buket Ersoy olmuştu. Maddi olarak çok iyi bir yere gelmişti ama sevdiği birçok şeyi de kaçırmıştı. Yaşadığı birçok stres de olmuştu tabii.Sonuç bu hastalıktı. Göğüs Kanseri.
Dört yıl bu hastalıkla mücadele etmişti. Dördüncü evrede farketmişti bu hastalığı hem de. Dördüncü evrendeki bu hastalık dört yılda birinci evreye gerilemişti. Tedaviler, ilaçlar, kemoterapiler birbirini izlemişti. Bugün doktorundan güzel bir haber alma hayaliyle gelmişti bu muayenehaneye. Sadece bir kelimeyi duymak istiyordu. Bitti kelimesini. Bitti kelimesini duyunca bir sürü yapacağı şeyi vardı. Zaman daha fazla geçmeden hepsini yapmak istiyordu. Listelemeye başlamıştı bile aslında. Gezilecek yerler, okunacak kitaplar, yenilecek yemekler. Bir de çalışmak için yaşamak değil de yaşamak için çalışmak.
İşte beklediği an gelmişti. Oturduğu koltuktan heyecanla kalktı. Eli ayağı titriyordu. Doktorun odasına girdi. Doktoru gülümseyerek karşıladı onu.Doktoru raporlarını tekrar inceledikten sonra istediği duymak istediği o kelimeyi söyledi. İşte bitti kelimesini duymuştu. Yeniden doğmuştu artık. İkinci bir şansı olmuştu.


