Denizin ne kadar muhteşem bir nimet olduğunu hep düşünmüşümdür. İncileri, mercanları, balıkları ve üzerinde yapılan yolculuklarıyla insanlığa büyük bir lütuftur. Fakat zamanla şunu fark ettim ki her deniz aynı değildir. Bazılarının içine sanki bir yılan kaçmış gibi olur. O yılan durmadan tıslar. İşte o zaman deniz, sanki yılanlaşır. Bir de kelimenin ortasına yılanın kıvrımı gibi bir “s” girince, deniz bir anda densiz oluverir. Densiz denizlerin ise insanlığa hiçbir faydası olmaz; çünkü içine yılan kaçmıştır.
Sonra başımı gökyüzüne çevirdim. Gök, Allah’ın kudretini gösteren eşsiz bir manzaradır. Gök taşlarını seyrederken gözlerimi ondan alamam. Ancak günün birinde gökten kopan bir taşın irtifa kaybederek yere düştüğünü gördüm. O an anladım ki gökten düşen her taş, aynı zamanda seviyesini de kaybediyordu.
Ne gariptir ki seviyesini kaybeden bu taş, gelip Ölü Deniz’e düştü. Burası, Lut kavminin, eşcinsellerin, ahlaksızların helâk edildiği yerdi.
O an kendi kendime, “Demek ki Ölü Deniz, densiz denizin ta kendisiymiş.” dedim. İrtifa kaybeden taşların yolu da hep buraya düşüyordu.
Sonra Peygamber Efendimizin şu hadisini hatırladım:
“Azaba uğrayanların yurduna ancak ağlayarak girin. Eğer ağlayamıyorsanız onların yurtlarına girmeyin ki onların başına gelen felaket sizin de başınıza gelmesin.”
Bir başka bilgi daha öğrendim. Ölü Deniz, aynı zamanda yeryüzünün en alçak noktasıymış biliyor muydunuz?
Seviyesini kaybedip Ölü Deniz’e düşen taşın yalnız olmadığını fark ettim. Kenara atılmış bir demir parçası, taşa sanki bir mektup yazarcasına şu sözleri kazımıştı:
“Yalnız değilsin.”
Haklıydı. Seviyesini kaybeden taş Ölü Deniz’e düşünce, ona sevgi besleyen demir de taşın yanına düşüyordu. Amafark etmezdi. Taşa sevgi besleyen tahta, taş, kaya her ne varsa kim varsa ölü denize düşüyormuş. O an aklıma şu söz geldi: “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” Demir ve Taş ikisi de sert, katı ve hissiz. Ve onlar maneviyattan, ruhtan ve candan ne anlardı ki.
Tam bunları düşünürken zihnimde bir ayet canlandı:
“Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.” (Saf Suresi, 8. ayet)
Sürçülisan ettiysem affola. Bir başka hikâyede buluşmak dileğiyle…
Seyit Ahmet Uzun
1966 yılında Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Mersin’de tamamladı. Mersin İmam Lisesinden 1986, Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 1992 yılında mezun oldu. Çeşitli illerde öğretmenlik yaptı. Halen Mersin Salim Yılmaz Anadolu Lisesinde görevine devam etmektedir. 32 yıldır öğretmenlik yapmaktadır. Meddah olarak unutulmaya yüz tutmuş sanatımızı yaşatmaktadır.
Çeşitli dergi, gazete ve ders kitaplarında hikâyeleri, şiirleri ve makaleleri yayınlanmıştır.
Aile ve sokak çocukları ile ilgili dernek kurdu pek çok yerde seminerler verdi. Radyo ve televizyon programları yaptı. Mersinde Dil Edebiyat Derneğinde, Kahramankazan’da yazarlık dersleri verdi, genç yazar ve şairler yetiştirerek, Genç Kalemler isminde Edebiyat dergisi çıkardı.
Kabirde ilk Gece kitabıyla Türkiye geneline ulaşarak kalbine dokunduğu bir okuyucu kitlesine kavuştu, 57 baskı yaptı. Kitabın Arapça ve İngilizceye çevirileri yapılmaktadır.
Eserleri:
Aile Eğitimi; Özgürleştiren Disiplin, Anne Babamı İyi Seç, Kutsal Metinlerden Günümüze Cinsel Hayat
Romanları; Kabirde İlk Gece (57. Baskı), Sırat Köprüsünde Heyecan, Cehennem yolcuları, Cennet Yolcuları, Aşkın Öncüsü Hz Muhammed, Şeytanın Oyunu, İlk Aşk Âdem İle Havva, Sessiz Çığlık, Sessiz Ölüm
Öykü kitapları; Melekler Ölmesin, Ölümsüz Arkadaşlık Bahar ile Gül, İmdaaaat Babam Sigara İçiyor, Sessiz Mutluluk, Hişt Hişt Allah’ın Kamerası Kayıtta,
Dini Kitapları; Şeytanın Tuzakları, Namaz Neslinin Deklarasyonu, Cennetin Rövanşı, “Allah İlk Öğretmenim, Ölüm Sonrası Yürüyüş, Zülfikar Aşka Adanmış Hayat Hz Ali, Allah Kimleri Sever Kimleri Sevmez, Anne Bana Dinimi Anlat, Bilinç İnşası, Müslüman Gencin Yaşam İlkeleri, Aşka Adanmış Kırk Söz, Anne Bana Tarihimi Anlat
Şiir Kitapları; Eşsiz Sevgiliye (Esmaul Hüsna), Sevgiliye Gözyaşları, Kardeşlik Ülkesi
Çocuk Romanlar: Çiçek Kız Meryem Dilek Yıldızı, Çiçek Kız Meryem Barış’ın uçurtması
Gençlik Romanları; Gizemli Yolculuk Macera başlıyor, Gizemli Yolculuk Yeteneğin Gücü, Gizemli Yolculuk Tehlikeli Görev, Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet, Selahaddin Eyyubi, Şapkalı Çocuğun Maceraları Kamp Heyecanı, Yavuz Sultan Selim,
Öykülerle Aile İçi Davranış Eğitimi: Yusuf ve Zeynep Öğreniyor Serisi (10 Kitap)
Masal Kitapları: Masal Serisi (28 Kitap)
Kişisel gelişim kitabı; Biraz Hüzün Biraz Tebessüm İşte Hayat
Masal Terapisti olarak çocukların hayal gücünü geliştirerek onları hayata daha aksiyoner ve katılımcı bir kişilikle hazırlamaya çalışmaktadır. Özgün ve kendi kültürümüzü yansıtarak yazdığı yaklaşık beş yüz civarında masalda bu konuları işlemeye çalıştı.
fecabook.com/ seyitahmetuzun
ınstegram/seyyitahmetuzun