sana

Sana Düşüncelerle Gelsem 

 
Her çağın kendine özgü soruları vardır. İnsan ise bu soruların peşinden yürüdüğü sürece kendini, toplumu ve hayatı yeniden keşfeder.
Sana Düşüncelerle Gelsem; eğitimden edebiyata, kültürden sanata, kamu bilincinden ahlaki değerlere uzanan geniş bir düşünce iklimi sunuyor. Tarık Torun, günlük hayatın içinde çoğu zaman fark edilmeyen meseleleri, bilgi birikimi ve tecrübesiyle ele alırken okurunu hazır cevaplara değil; sorgulamaya, muhasebeye ve hakikati aramaya davet ediyor.
Bu eser, modern dünyanın karmaşası içinde insanı merkeze alan; vicdanı, estetiği, sorumluluğu ve medeniyet tasavvurunu yeniden hatırlatan denemelerden oluşuyor. Her sayfa, yalnızca okunmak için değil, üzerine düşünülmek için kaleme alındı.
Eğer bir kitabın size sadece bilgi vermesini değil; düşüncelerinize yön vermesini, bakış açınızı zenginleştirmesini ve zihninizde yeni ufuklar açmasını istiyorsanız, bu eser size samimi bir yol arkadaşlığı sunacaktır.
Çünkü bazen bir fikir, bir ömrün yönünü değiştirebilir. Gelin, bu kez birbirimize sözlerle değil; düşüncelerle gelelim.
Liste Fiyatı:  130,00
Yayın Tarihi: 20.07.2026
ISBN: 9786253635572
Dil: TÜRKÇE
Sayfa Sayısı: 116
Cilt Tipi: Karton Kapak
Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı
Boyut: 13 x 19.5 cm
 
MEHMED NÜVİD BEY’İN HAKİKATLER LÜGATİ
(Mahir Ünsal Eriş)Mahir Ünsal Eriş’in Mehmed Nüvid Bey’in Hakikatlar Lügati Doğan Kitap’tan çıktı… Mehmed Nüvid Bey davetin cazibesine dayanamaz ve akıbeti meçhul bu maceraya atılır. Gözü pek yardımcısı Nikolaki Efendi’yle birlikte Anadolu ve Ortadoğu coğrafyasını bir uçtan bir uca kateder ve nemikayı ararlar. Nemika nerededir, hangi hikâyede saklıdır? Gebze’de Zenniye eşkıyasının hikâyesinde mi, Anadolu’yu karış karış dolaşıp hayatın müziğini yakalamaya çalışan Layoş Farkaş’ın hikâyesinde mi? Aşkın, hakikatin peşinde dağlar tepeler aşılır; aylar, mevsimler geçer; Mehmed Nüvid Bey belde belde gezerek birbirinden acayip ve garaip 99 hikâye dinler. Hepsinde nemikadan bir şey vardır ve Nüvid Bey’e kendi lügatini yazdırmaktadır…

 
 
KUTSAL LEZZETLER ALFABESİ
(Haydar Ergülen)”Nar en çok da güneşe yakışıyor, sıcaklığından mı, hemen kanımızın kaynamasından mı, güler yüzlü oluşundan mı yoksa şiir icabı mı? Olsun, güneşli bir yan var narı sevişimizde. Belki doğduğu yerlerin sıcaklığından, belki sonra gittiği, aynı zamanda göçebe meyvesidir, yerlere yaydığı sıcaklıktan, belki bin çocuklu bir aile gibi yan yana, iç içe durduğundan, dünya durdukça durası ilahi nar, burada duralım…” Sakin Kitap’tan çıkan Kutsal Lezzetler Alfabesi, Artun Ünsal’ın önsözüyle, Topraktan sofralara, sofralardan kaleme, şiire uzanan Adan Z’ye bir lezzet güzellemesi. “Sultaní’ enginar, yaz güzeli karpuz, lezzet gazeli incir, yoldaş limon ve daha nicesiyle Haydar Ergülen, kutsal toprağın renklerini edebiyatla harmanlayarak tadına doyulmaz bir kitabı okurlarla buluşturuyor.

 
 
KEFARETİ ÖDENEN DÜNYALAR
(İhsan Kabil)
Sinemayı bir eğlence ya da görsel anlatı olarak görmek, onun insanın iç dünyasına açılan, duygularına, bilinçaltına ve varoluşsal sorgulamalarına dokunan derin katmanlarını gözden kaçırmak anlamına gelir. Kefareti Ödenen Dünyalar: Sinemada Gerçeklik ve Nitelik, sinemada tam da bu sorgulamalara odaklanıyor. Sinemada görünenin ardındaki anlamı, hikâyelerin içinde saklı varoluşsal soruları ve görüntünün taşıdığı manevi imkânı arıyor. Kitabın merkezinde ise şu soru yer alıyor: Sinemada insanın varoluşsal yolculuğu nasıl görünür hâle gelir? İhsan Kabil, Küre Yayınları’ndan çıkan bu kitapta dünya sinemasından Türk sinemasına, tematik tartışmalardan yönetmen portrelerine uzanan geniş bir yelpazede sinemanın görünür yüzünün ardındaki anlam dünyasını araştırıyor. İran’dan Çin’e, Rusya’dan Balkanlar’a uzanan örnekler; sinemanın tarih, kültür ve inançla kurduğu derin ilişkileri gözler önüne seriyor.
YÜZÜNÜ GÜNEŞE DÖN
(Ayşe Ceylan Topçu)
Ayşe Ceylan Topçu’nun ilk öykü kitabı Yüzünü Güneşe Dön, Pikaresk Yayınevi etiketiyle yayımlandı. Birbirinden bağımsız 13 öyküden oluşan eser; göç, hafıza, aidiyet, aile bağları ve insanın geçmişiyle kurduğu ilişkiyi farklı yaşamların içinden anlatıyor. Uzun yıllardır eleştiri yazıları, söyleşileri ve okuma kültürüne yönelik çalışmalarıyla edebiyat alanında üretimlerini sürdüren Topçu, ilk kitabında gündelik hayatın içinde çoğu zaman fark edilmeyen kırılma anlarına odaklanıyor. Sessizce taşınan acılar, yarım kalmış cümleler, unutulmayan bakışlar ve yıllar geçse de hafızadan silinmeyen mekânlar, öykülerin ortak zeminini oluşturuyor. Kitaptaki karakterler kimi zaman bir göçün ardından geride kalanlarla, kimi zaman çocukluk anılarıyla, kimi zaman da aile içinde kuşaktan kuşağa aktarılan sessizliklerle yüzleşiyor. Her öykü kendi hikâyesini anlatırken, birlikte geçmişin bugünü nasıl şekillendirdiğine dair ortak bir hafıza oluşturuyor. Evler, sokaklar, avlular ve kapılar ise yalnızca olayların geçtiği yerler değil; belleği taşıyan ve karakterlerin iç dünyasını yansıtan unsurlar olarak öykülerin önemli bir parçasına dönüşüyor…
 
Haftanın Kitapları HABERTÜRK Sanal Sitesinden Alınmış Olup Tarık TORUN Tarafından Düzenlenmiştir.
 

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir