Kastamonu-Pınarbaşı Horma Kanyonu ve Ilıca Şelalesinde Farklı Bir Alem
Ankara’nın en sevdiğim yanı ülkemizin merkezinde bulunmasından dolayı Anadolu’nun her yöresine belli mesafede olduğu için rahatlıkla seyahat edebilmenizdir. Adeta yolların kavşağında olmasıdır. Bir hafta sonu Ankara’dan Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde bulunan Horma Kanyonu ve Ilıca Şelalesine bir grup arkadaşla geziye gittik, burada gerçekten muhteşem doğa manzaraları ile karşılaştık, buradaki gezi ve gözlemlerimizi sizlere anlatmaya çalışacağım. Emin olun sizler de imrenip günün birinde burayı ziyaret edeceksiniz.
Öncelikle şunu belirteyim ki ne yazık ki bu doğa harikası yerler gereği gibi tanıtılmamış, adeta yurdun bir köşesinde kalmış saklı cennet misali doğaseverleri beklemektedirler. Coğrafi manada çok harika yerler olmakla birlikte Anadolu insanın misafirperverliğini, çalışkan insan olmasını da yansıtmaktadır buralar.

Horma anlamı duvar demektir. Kanyonun etrafının duvar gibi olmasından bu isim konmuş olabilir. Kanyonun pekçok yeri bir duvar gibi yükselmektedir. Horma Kanyonu, Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde bulunmaktadır. Türkiye’nin kanyon ve mağaralar açısından en zengin yerlerinden biri olan Küre Dağları Milli Parkı sınırları içinde yer almaktadır.
Sahip olduğu doğal zenginlikleriyle Batı Karadeniz’in görülmesi gereken yerlerinden biri olan Horma Kanyonu bazı noktalarda kayalarla, bazı noktalarda ise su kemerini andıran oluşumlarla ilgi çekicidir. Doğal akvaryum niteliğinde olan kanyon, etkileyici dev taş kazanları ve bölgeye özel endemik bitki çeşitleriyle etkileyicidir.
Kanyon içerisinden geçen Zarı Çayı, kanyon sonunda Ilıca Şelalesi’ni oluşturmaktadır. Su, yaklaşık 10 metre yükseklikten dökülür ve şelalenin döküldüğü yerde doğal olarak bir havuz oluşmuştur. Ilıca Şelalesi’nin en önemli özelliği, bu havuzun etrafının çok sayıda ağaç ve zengin bir bitki örtüsü ile çevrili olmasıdır.

Doğa tutkunları için kesinlikle ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri olan kanyon, özel olarak planlanmış doğal yürüyüş alanlarına ve dinlenme noktalarına ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca kanyon girişinden başlayan yaklaşık 3 kilometre uzunluğundaki, doğayla uyumlu, ahşap platform üzerinden kanyon çıkışında bulunan Ilıca Şelalesi’ne kadar gidilebilmektedir.
3 kilometrelik o muhteşem ahşap platformda, Zarı Çayı’nın sesini dinleyerek, acele etmeden ve bol bol fotoğraf çekerek yürüyüş. Platformun sonunda karşınıza çıkan Ilıca Şelalesi’nde mola. Şelalenin oluşturduğu doğal havuzun etrafında dinlenme ve yanınızda getirdiğiniz atıştırmalıklarla mini bir piknik yapmanın tadına doyum olmaz.
Gerçekten 3 km. mesafe boyunca bulunan ahşap platform insanı hayret içinde bulundurur. Kanyon boyunca devam eden bu ahşap platform zaman zaman kanyonun 90 derece diklikte bulunan içindeki keskin taşların üzerinden girmektedir. Bu platform demir ayaklarla vidalarla kanyona tutturularak yapılmıştır. Kanyonun içinden akan Zarı çayı boyunca devam eden platform gayet güzel bir görüntünün dışında iki insanın yan yana yürüyeceğin bir genişlikte olup bazı yerlerde dik bir eğime de sahip olmaktadır. Pınarbaşı civarında başlayan ziyaretçiler bu eğimli platformda adrenalin boyutu olan harika manzaralı bir şekilde kanyonun içinde yürüyüp Ilıca Şelalesinin olduğu yerden kanyondan çıkarlar.

Bizler kırk kişinin üzerinde olan grubumuzla serin ve güzel su şırıltıları altında envaı endemik bitkilerle süslü kanyon yamaçlarını seyrede seyrede yürüyüp Ilıca şelalesinin olduğu yerden çıktık. Şelalenin başında bir mola vererek şelaleyi seyretmenin tadına doyamadık. Gerçi kanyon boyunca göz zevkimizin dışında düşünce âlemine de zaman zaman daldık. Hatta pek çoğumuz;
-Allah Allah bu nasıl oluşmuş binlerce yılın sonunda bu çayın suyu bu taşları yıpratıp, eritip bu kadar derin vadiyi nasıl meydana getirmiş diye hayretler içinde kaldık.
Hatta bazı arkadaşlar;
-Hele bakın, bakın kupkuru taşların üzerinden göğe doğru nasılda ağaçlar yetişmiş, biz toprağa dikip yetiştiremezken taşın üzerinde ne çok ağaç yetişmiş deyince bir başka arkadaş ise;
-Burada Karadeniz üzerinden gelen vadi boyunca nemli rüzgârlar ve bol yağış bu bitkilerin yetişmesine imkân sağlamaktadır. Hatta bu kayalara adam dikseniz adam bile yetişir demez mi?

Horma Kanyonu, trekking için oldukça elverişli bir yapıya sahip olup kanyon sporları ve doğa fotoğrafçılığı için de bulunmaz bir yerdir. Kanyonu suyun içinden geçmeyi planlayanların, yerel bir rehberden yardım alması önerilmektedir.
Kanyonda zaman zaman fotoğraf çekmek için ister istemez durmak zorunda kalırsınız, vadinin manzarası sizi büyülerken akan Zarı Çayı alıp sizi hayaller ötesine götürür.
Günübirlik Ankara’dan gidip görebileceğiniz Küre Dağları Milli Parkı içinde bulunan bu yöre doğasever ve meraklı herkes için keşfedilmeyi beklemektedir. Hele birde Pınarbaşı ilçesinde coğrafi işaretli Kara Çorba ’da içerseniz hem mideniz hem de gözünüz gerçek manada ziyafet çeker.

KÜRE’NİN MİLLİ PARKI
Binbir rengin içinde Küre dağları bakın
Hazan çöken yapraklar kışa başlıyor akın
Karadeniz coşkusu dert elemi bırakın
Her biri milli servet gözünüzden sakının
Batı Karadeniz’ de Küre’nin Milli parkı
Kurdun kuşun dilinde yaşama dair şarkı
Karşıda kuş sesleri derede şarkı söyler
Renk cümbüşü altında insan başka renk neyler
Dökülür birer birer sarı sarı yapraklar
Sonbahara hazırlık nem içeren topraklar
Küre’nin Milli Parkı sanki cennet köşesi
Sessizlikler içinde bir seslilik neşesi
Uzan zamana doğru bir ardıcın dalından
Çeşit çeşit çiçekler tadabilsen balından
Dağların avucunda bakir kalmış bir doğa
Hayal içinde çamlar gerçek arası rüya
Küre’nin Milli Parkı Anadolu’nun bağrı
Her taşında bir davet sisli yamaçlar çağrı
Karadeniz’in nemi süslemiş dağı taşı
Zengin orman örtüsü belki bilinmez yaşı
Her mevsimi güzellik her günü farklı yaşam
Gölgeler dans ederken gün şirin olur akşam
Küre’nin Milli Parkı huzura bir pencere
Burayı her görenler yüreği sere sere
Bakır renkli tepeler mavi gökler gür orman
Yeşil renkli çamlarla kıvrımlı yol ve zaman
Karadeniz’in nemi süslemiş dağı taşı
Zengin orman örtüsü belki bilinmez yaşı
Küre’nin Milli Parkı Anadolu’nun bağrı
Her taşında bir davet sisli yamaçlar çağrı
…
Tarık TORUN



Harika, görseller güzel yazı
Ellerinize emeklerinize sağlık hocam bize de gitmek nasip olur inşallah güzel tahlil olmuş selamlar
Çok güzel emeğinize sağlık, görmek isterim.
That’s wonderful; I had heard about such beautiful aspects of Türkiye. I’m very curious about it—the author described it beautifully, too.