Ankara’nın Tümülüsleri
Ankaralılar 5 bin yıllık tarihle iç içe yaşıyor. Fakat farkında değiller her gün yayınından etrafından geçip dolaştıkları bu tarihi kalıntılar olan tümülüsleri ne yazık ki çoğu zaman fark etmiyorlar. Sizler için Ankara’nın merkezinden bulunan bu tümülüslerden bahsedeceğim.
Ankara ile ilgili araştırmalarıyla tanınan Haluk Sargın, Konya yolundan AŞTİ’ye giderken sağda kalan yükseltinin tümülüs (yığma mezar) olduğunu, şehir merkezinin çeşitli yerlerinde 20 tane daha tümülüs bulunduğunu belirtti. Çok ilginç değil mi 20 tümülüs ne muazzam rakam. Bunlardan en büyüğü Polatlı’da bulunan Midas’ın Tümülüsü.
Anadolu’nun ortasında yer almasından dolayı yolların kavşak noktası durumunda olan Ankara, Avrupa’nın birçok ünlü kentinden daha eski bir geçmişe sahip. 5 bin yıllık bir tarihe sahip Ankara’nın içerisinde birçok tümülüs bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Koruma Müdürlüğü, tümülüsleri koruma altına aldı. 1’inci ve 3’üncü derece arkeolojik sit alanı olan tümülüsler, modern yapıların ortasında ayakta kalmaya çalışıyor. Ne yazık ki bu tümülüsler Avrupa’da veya dünyanın herhangi bir yerinde olsaydı kesinlikte restore edilip kültür ve turizme açılırdı. Teşbihte hata olmasın da biz Türklerdeki türbe geleneğinin biraz farklı biçimi olan tümülüsler görülmeye değer.

Ankara’daki tümülüslere geçmeden önce kısaca tümülüs hakkında bilgi vermek yerinde ve faydalı olur kanaatındayım dostlar. Tümülüs, Latince bir sözcük olup anlamı tepe veya küçük tepedir, (çoğulu tümüli), bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere verilen addır. Höyük ve kurgan (Orta Asya’da) da denilen tümülüs yapma geleneğine sahip ulusların sayısı fazla değildir. Özetlersek; Tümülüs, ahşap veya taştan inşa edilen ve içinde ölüyle birlikte eşyası da konulan bir mezar odasının üzerine toprak ve çakıl yığılmasıyla oluşturulan tepe şeklindeki bir mezar anıtıdır. Tümülüslerin kişinin toplumdaki yerine göre 2-3 metreden 60-70 metreye kadar yüksekliği bulunur.
Ankara merkezde bulunan tümülüslere gelirsek; Ankara ile ilgili araştırmalarıyla ve yazdığı kitaplarla tanınan Haluk Sargın, Konya yolundan (Mevlana Bulvarı) AŞTİ’ye giderken sağda kalan yükseltinin tümülüs olduğunu ve şehir merkezinin çeşitli yerlerinde 20 tane daha bulunduğunu dile getirdi. Sargın, “Ankara tümülüsleri, Milattan Önce 7-8’nci yüzyıllarda yaşamış Frigler’den günümüze kadar gelebilen en önemli eserler arasında yerlerini alıyor.

Ankara’nın Emek-Beştepe semtinde bulunan bu tümülüs Büyük Tümülüs olarak bilinmektedir. Bu tümülüs hakkında Haluk Sargın şunları ifade etmektedir. “Büyük Tümülüs, Konya yolunda Ankaray Emek İstasyonu’nun hemen arkasındadır. 125 metre çapı ve 24 metrelik yüksekliğiyle Ankara’daki tümülüslerin en büyüğüdür. Buradaki çalışmalar 1925 yılında Atatürk’ün emriyle yapılan kazılarda mezar odası bulunamamış, fakat 1968 yıllarında Prof. Dr. Sevim Buluç, Milattan Önce 7’nci yüzyıla ait bir mezar odası ortaya çıkarmıştır. Buralarda çıkan eserler müzelerde sergileniyor.”
Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin karşısında bulunan Şenyuva Tümülüsü’ne de değinen Sargın, “Mustafa Kemal Atatürk’ün 1926 yılında emir vermesi üzerine ilk kazılar yapılıyor. Şenyuva Tümülüsü’nde Tunç Çağı’na ait seramik kaplar, bir takım hayvan heykelleri ve kolyeler bulundu. Şenyuva Tümülüs’ünün 24-25 metre yüksekliği bulunuyor” dedi.
Atatürk Orman Çiftliği-Demetevler kavşağında SSK Bloklarının karşısında bulunan Yumurtatepe diye adlandırılan yerinde tümülüs olduğu düşünülen bir tepenin olduğunu söyleyen Sargın, sözlerine şöyle devam etti:“Yumurtatepe, Atatürk Orman Çiftliği-Demetevler kavşağından Demetevler’e giderken yolun sol tarafındadır. Tepenin yüksekliği yaklaşık 24 metredir. Anadolu Medeniyetler Müzesi Müdürlüğü’nce 1986 yılında kazı çalışması yapıldı. Ancak kazılar sonucunda herhangi bir mezar odasına rastlanmamıştır. Eski Tunç Çağı’na ait hayvan heykelciklerinin yer aldığı küçük ve yuvarlak tek bir yapı ve içinde pişmiş toprak eserler bulundu. Tümülüs olduğu düşünülen bu tepenin Frig döneminde önemli bir ticaret yolu üzerinde olduğu ve gözetleme kulesi olduğu anlaşıldı.”

Ben bu semtte bulunan Alparslan Anadolu Lisesinde görev yaparken bu tepenin tümülüs olduğunu adını dahi kimse bilmiyordu. Etrafı açık mezbelelik halindeydi. Hatta akşam hava kararınca çoğu sarhoş ve başıboş kimselerin işgali altındaydı. Böyle bir yerin değeri turistik ve kültürel açıdan ne yazık ki gözardı ediyordu. Yetkililerin bu yerlere sahip çıkması gerekir. Çoğu zaman insanlar vaktinde ne kadar önemli olan bir mezarın üzerinde olduğunun farkında ne yazık ki değiller.
Tümülüslerin kültür ve turizm acısından değerlendirilebileceğini söyleyen Sargın, “Ankara’da her hafta sonu neyi göreceklerini birbirlerine sorarlar. Bir şey olmadığını düşünen Ankaralılar bunun üzerine alışveriş merkezlerine gidiyor. Tümüsler değerlendirilebilir. Tünel ile girişi sağlanıp içeride mezar odası haline getirebilir. Buralardan çıkan eserler tekrar getirilip sergilenebilir. Bunlar Ankara’nın çok önemli değerleridir. Buralara bir tabela konulup ne amaç ile korunduğu ve burada ne olduğu bilgisinin verilmesi çok güzel olur. Vatandaşlar buralardan sürekli geçiyor. Bu tepeler neden boş kalıyor. Her tarafta konutlar var, buralar da boş kalmasından dolayı herkes merak ediyor” diye konuştu.
Bu tümülüslerden çıkan çeşitli eşyalar Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir. Pek çok eserin yer aldığı bu müze görülmeye değer olup, Ankara için bir kültürel zenginlik kaynağıdır. Ayrıca burada Frigya kralı Midas’ın mezarı da bulunmaktadır.

Şöyle bir düşünün; aynı fotoğraf karesinde; apartmanlar, karayolu, metro durağı ve bir tümülüs… En eski ile en yeni yapıyı bir arada görebilmek ve aradan geçen binlerce yılı görünmez bir çizgi ile birbirine bağlayabilmek büyük bir şans olsa gerek. Zamanın içinden geçtikçe değerlenen kadim bir şehirde yaşıyoruz. İşte bu yüzden, yüzünün toprağını silmesinler hemen, bıraksınlar toprağı kazıldıkça daha da eskiye gitsin Ankara’nın yaşı!
Değerli arkadaşlar çoğu insanın duyarsızca etrafından veya üstünden geçtiği bu yerlerin bir mezar olduğunun farkında değiller. Bu mekanlar çok daha güzel değerlendirilebilir. Siz ne dersiniz bir boş vaktinizde buraları gezmeyi aklınıza getirmez misiniz?



Çok ilginç bir yazı yanı başımızda bulunan bu kadar tümülüsten haberimiz yok. teşekkür ederiz Tarık Hoca güzel bilgiler verdiniz.
Teşekkürler Tarık hoca her gün yanından geçip bilmediğimiz şeyleri bizlere sundunuz.
Göz hep bildiği şeyleri yorumlar ve görürmüş. Bu değerli bilgilerden sonra gezdiğim ve gördüğüm yerlerde bir timulus arayacagim
Murat Beyefendi kardeşim, bir gün beraber gider gezeriz. Hemen yakınımızda. Teşekkür ederim.
Ellerinize emeklerinize sağlık hocam selamlar Konya yolu ve Demetevler hakkind bilgim dahilinde teşekkürler
Osman Beyefendi kardeşim, sağ olunuz eksik olmayınız her daim çalışmalarımı önemseyen vefalı tavrınıza şükranlarımı sunarım. İnşallah hep birlikte gezeriz bu tümülüsleri. Selam ve muhabbetle.
Teşekkürler Tarık Hoca, bizleri bilgilendirdiniz.
Çok güzel ve bilgilendirici bir yazı herkesin gezip görmesi gereken yerler tebrikler.