Çankırı Şabanözü İlçesi Gürpınar Mahallesi (Köyü) Yaren Evi Çadırında Bir Ayran Molası
İnsan hayatının evreleri (dönüm noktaları) vardır. Malumunuz, doğum, askere gitme, evlenme, çoluk çocuk sahibi olma, hacca gitme vs. Bu evrelerde edilen arkadaşlıklar, dostluklar asla unutulmaz, daim olur.
Rabbim bizlere nasip eyledi bu yıl hac ibadetini eda etmek için Hacca gittik. Orada çeşitli insanlarla karşılaştık, onlarla kaderdaş, kardeş, arkadaş, dost olduk. Bunlardan birisi de Çankırı’nın, Şabanözü İlçesi, Gürpınar Mahallesi’nden (Köyü) İdris ASAR Beydi. Hac kalma süremiz uzun olduğu için zaman zaman birlikte çok farklı durumlar, düşünceler yaşadık. Hac meşakkattir derler ya biz meşakkati muhabbete, dostluğa çevirdik. İdris Bey tam anlamıyla bir Anadolu insanıydı. Çalışkan, dürüst, gayretli, peygamber aşığı, yardımsever vs. Her yönüyle Anadolu’nun özününü yaşantısına yansıtıyordu. Memleketlerimizden zaman zaman bahsederken hac sonrası inşallah dostluğumuzun devamı için birbirimizi ziyaret edeceğimizi sürekli ifade ediyorduk ve birbirimize dostluğumuzun devamı için söz veriyorduk. Kendi köyünün adresin ise çok kolay olduğunu her defasında bana söylüyordu. Bense;
-İdris Bey, nasıl çok kolay?
-Çok kolay Türkiye’nin en büyük ‘Yaren Evi Çadırı’ diye Google yaz karşına çıkar, onun yanındaki iki katlı beyaz ev ve geniş bahçe benim. Araban seni evimin önüne kadar getirir. Der dururdu.

Allah nasip etti, geçen gün özlemle ve merakla yine adı İdris TERZİ olan bir başka hacı arkadaşımla O’nun kaptanlığında Ankara’ya yaklaşık 80-85 km. Uzaklıkta olan İdris ASAR Bey’in mekânına Gürpınar Yaren Evi Çadırına gittik.
Gerçekten Anadolu coğrafyasında yayla mahiyetinde etrafı ferah yarı çalılık, üst tarafı ormanlık olan bozkırın ortasında muhteşem bir yerle karşılaştık. İdris ASAR Bey diğer İdris TERZİ Beyle bizi gezdirerek Gürpınar Yaren Evi Çadırı hakkında bilgiler verdi, evinde tam bir yarene yakışır biçimde bizi misafir etti, harika bahçesinden bizlere ikramda bulundu hatta akşam dönerken kovalar dolusu meyve-sebze hediye ikramında da bulundu bize.
İki İdris’in arasında bir Tarık olarak bu güzel coğrafyayı gezerken yaşadığım-gördüğüm ve hissettiğim duyguları sizinle birlikte paylaşalım değerli dostlar! Ama önce yaren kültürü ve yaren evi çadırı hakkında kendisi de bir yaren olan İdris ASAR Beyin söylediklerine bir kulak verelim;
28 Eylül 2024 tarihinde Türkiye’nin En Büyük Yaren Evi ve Yaren Çâdırı bizim köyde açılmıştır. Resmî ve sivil kurumlarla birlikte sanatçı ve halkın büyük bir teveccühüyle açılan Yaren Evi ve Yâren Çadırının, bölgede yaren geleneği adına önemli hizmetler yapmaktadır. 3000 metrekare açık alan üzerinde 300 metre kare kapalı alana sahip bu yaren çadırı Türkiye’nin en büyük çadırıdır.
Çankırı Şabanözü Gürpınar köyündeki tesis, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ndeki Yâren geleneğini yaşatmak amacıyla inşa edilen Türkiye’nin en büyük Yaren Evi ve Yaren Çadırı kompleksidir. Tesis bünyesinde devasa bir kıl çadır, yöresel mimariye uygun toplantı odaları, sergi alanları ve köy odası kültürü bulunur.
Günümüzde yâren geleneğini devam ettirerek Çankırı Yârenleri içerisinde yer alan bir sivil toplum kuruluşu olan, Şabanözü İlçesi Gürpınar Mahallesi (Köyü) Kültür ve Dayanışma Derneğidir. Derneğin başkanı ve üyeleri 1000 yıllık Türk kültürü olan yâren geleneğini yaşatmak için Gürpınar Mahallesinde (Köyü) her ay yâren meclislerini yapmakta, bu kültürü geleceğe taşımak için bütün gayretleri ile çalışmaya devam etmekte ve misafirlerine kaplarını cömertçe açmaktadırlar. Bunu yaparken de yâren ocağına ilk defa gelen misafirler gördüklerine hayran kalmakta, “Böyle bir kültür nasıl yaşatılıyor?” şeklinde soru akıllarına gelebilmekte ve o yüzden dikkatlice yâren meclisini takip etmektedirler. Onlar bu kültürü yaşatırken sıkılmamaları için 150’ye yakın orta oyunu ile misafirlerin kıymetli vakitlerini dolu dolu geçirmeleri sağlanmaktadırlar. Ayrıca onlar için İslami değerler çok önemli olduğu için, Türk geleneğinin yanında dinimizi de öğrenip öğretebilmek arzusuyla Kuran-ı Kerim’den ayetler ve hadisler okunmaktadırlar. Burada insanların hangi mevkide olduğu, ne iş yaptığı, nerde çalıştığına bakılmamakta, burada sadece gönül birliğine bakılmaktadır. Mecliste sahnelenen oyunlara herkes çıkarılmaya çalışılır ki bununla birliğin pekişmesi, kaynaşmanın tamamlanması sağlanır. Böylece her ay farklı yerlerden misafirlerle icra edilen yâren meclisine misafirler hayranlıklarını ifade ederek tekrar memleketlerine dönmektedirler. Dernek bu kültürü gençlere ve Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen misafirlere anlatmak için büyük gayret sarf etmektedirler. Modernizm ve sekülerizm kültürleri arasında sıkışan halkımızın özüne ve kendi kültürüne dönmede nefes alması sağlanmaktadır.
İdris Bey, büyük bir zevkle Derneğin önemli bir faaliyetinden de bahsetmek isterim diyerek sözlerine şöyle devam etti. Şabanözü İlçesi Gürpınar Mahallesi (Köyü) Kültür ve Dayanışma Derneği yâren geleneğinin daha geniş kitlelere yayılması ve ulaşması için, faaliyetlerini devam ettirmektedir. Gelenek, görenek örf ve adetlerimizin yeni nesle aktarılması ana gayesidir.

“Hepimizin bilindiği gibi yaren geçmişi çok eskiye dayanan dayanışmayı, yardımlaşmayı, saygıyı esas alan temelleri ahilik geleneğine dayanan bir yaşam biçimidir. Anadolu’nun birçok köşesinde, özellikle Çankırı’mızda bu kültür, misafirperverlik, kahramanlık, cömertlik, yardımlaşma, dürüstlük, merhamet ve tevazu gibi değerlere uzaktan yakından tüm kuşaklara aktarılmış, bugüne kadar canlılığını korumuştur. Bizler için yaren demek dostluk demektir. Sözlerin özenle seçildiği, paylaşmanın derin anlam kazandığı, büyüklerin saygı gördüğü, küçüklerin sevgiyle kucaklandığı bir kültürdür.”
“Gürpınar Yaren ve Kültür çadırımızın bu anlamlı geleneği yaşatmanın bir sembolü olarak genç nesillere değerli bir miras bırakacağımız için şu anda çok gururlu ve mutluyuz. Çankırı’nın yaren kültürünün yaptığı katkılar yalnızca bu topraklar ile değil tüm Türkiye’ye örnek olacak bir zenginliktir.
1074’de Emir Karatekin’in Çankırı’yı fethiyle başlayıp Anadolu coğrafyasında insanı insana, insanı millete bağlayan köklü bir terbiye ekolünün adı olmuştur. Oğuz Kağan’ın 24 boy beyini toplayarak zaman zaman cemiyet meselelerini görüştüğü, arkasından da oyun ve eğlencelerle boylar arası dayanışma ve kaynaşmayı sağladığı bir törenin adıdır yaren geleneği. Çankırı’nın hemen her beldesinde yaşayan bu yaren geleneği, Oğuz töresiyle yoğrulmuş, İslam ahlakıyla ruh kazanmış, Ahilik irfanıyla kurumlaşmış sivil bir hayat mektebidir.
Bu çadırı İdris Beyin mihmandarlığında gezerken tarihin bir hatıra değil, yaşayan bir hakikat olduğunu bir kez daha idrak ettik. Kazakistan’dan getirilen büyük dokuma çadırlar, yalnızca mekân değil, bir medeniyet iklimini günümüze taşıyan canlı bir hafıza gibiydi. Kış mevsimi boyunca ayda bir toplanan Yaren Meclisi, içinden geçtiğimiz zamanların unuttuğu pek çok değeri diri tutan bir meşk alanı hüviyetine bürünmüş.
Çadırın girişinde Hanlar Hanı Oğuz Kağan’ı temsil eden Büyük Baş Ağa, onun tam karşısında da onun yardımcısı olan Küçük Baş Ağa yerini almıştı. Büyük Baş Ağa’nın oturuş ve işaretleri iki yüz kişinin üzerindeki o akşam sakinlerine, eğitim komutları taşıyan nitelikteydi. Ardından 24 oğuz boyunu temsil eden 24 yaren ağası, özel kıyafetleriyle mecliste saf tutmuş hizmet ve geleneğin bugününü yaşatmaya hazır ve nazır halde beklemekteydiler. Ve bir de hizmetlerin asayişini temin için ellerinde tura ile koşturmakta olan çavuşlar pür dikkat görev başında idiler.

Yaren çadırına giriş, baş ağadan destur alarak, yaren geleneğine ve töresine uygun olarak yapılmakta. Yaren meclisi bir Yaren ağasının kalkarak ve herkesi ayağa kaldırarak misafirlerle birlikte bütün hazır olanlara aşağıdaki yaren andını içirmesiyle başlar;
Adı Oğuz, Boyu Oğuz, Soyu Oğuz,
kendi beyini kendi seçer Çağ kapatıp Çağ açar,
vatan için serden geçer, doğrularla hemhal olan, yiğitlikte aslana emsal olan, dürüstlükte dünyaya timsal olan,
Anadolu’yu yurt yapan Selçuklu’nun temelinde.
Dört kıtaya at koşturan Osmanlı’nın izinde.
Kuvayi Milliye ruhuyla cumhuriyetin sözünde Anadolu yarenleri vardı.
Onlar bir gerçek, Onlar bir tercih,
Onlar ki buram buram tarih kokan Anadolu yarenleri,
her biri 24 Oğuz boyunu temsil eden Yaren Ağalarım,
Ocağımızın başı küçük Baş Ağamız,
Obamızın Hanı büyük Baş Ağamız,
söz sizde ve Yaren Ağalarımda.
Buyurun Ağalarım…
Yaren çadırında devlet ve muhabbet bu girişten sonra başlamakta.
“Aşk kâğıda yazılmaz” demiş şair. Gürpınar Yaren Çadırında bu sözün manasını birliğin ve dayanışmanın gönüllere işlendiği bu mecliste yaşadık. “Dün gece yar hanesinde yastığım bir taş idi / Altım çamur, üstüm yağmur / Yine gönlüm hoş idi” mısralarında olduğu gibi, zorlukta bile anlam bulan bir gönül hâli vardı burada. Pembeli yeşilli motiflerle süslü Kazak çadırı, atalar mirası yarenliğin gönüllere kazınan mekân mührü mahiyetinde idi.
Türkistan coğrafyasından Anadolu’ya taşınarak vatan ve millet coğrafyamızın temellerini atan, Sultan Alpaslan atamız ile tapusunu alan yirmi dört Oğuz boyunun adı bir liste değil; bir hafıza, bir kimlik çağrısı olmuştur. Akıncılar ile Oğuz’dan günümüze uzanan Kayı’dan Kınık’a Bayındır’dan Çavundur’a uzanan bu silsile, bugün hâlâ “dünyaca söylenen türkümüz”ün sancaktarları olmuşlardır. Selam olsun bu kutlu mirası yaşatanlara. Şad olsun bağ ve bahçeleri; milletimize kimliğini, tarihini, kültürünü ve inancını hatırlatanlara. Gürpınar’da bir dem aldık ama o dem, yüzyılların sesini taşımakta.
Geçmişimizi bugüne ve geleceğe taşıyan Gürpınar Yaren Evinde iki İdris’le güzel bir gün geçirdik, coğrafyanın güzelliğinde tarihe örf ve adetlerimiz eşliğinde güzel bir yolculuk yaptık, akşam ayrılırken ne mekâna, ne misafirperliğe ne de bu güzel Anadolu insanlarına doyamadık.

YARENLER DİYARI ÇANKIRI
I
Tarihe ışık tutan Çankırı’nın kalesi
Uhrevi havasında Karatekin Türbesi
Sofraların lezzeti muhteşem kaya tuzu
Kekikli yaylalarda yayılır koyun kuzu
Tefekküre götüren Taş Mescit Medresesi
Abdülhamit eseri o saatli kulesi
Çankırı Karatekin büyüler zaman seni
Meşe ağaçlarıyla gölgelerken bedeni
II
Can verir Kızılırmak o yemyeşil havzaya
Yarenin kültürüyle coşup kalkmak halaya
Uzak çağ yakın kenti bir Anadolu şehri
Çeltik tarlalarıyla koş Kızılırmak nehri
Meşhur olmuş kavunu Eldivan’ın kirazı
Bozkırın çiçekleri muhteşemdir her yazı
Kıvrım kıvrım yolları uzanır sonsuzluğa
Kızılırmak kolları çaredir susuzluğa
III
Kızıl renkli topraklar uzanır ova boyu
Gelenek kültür ile yaşar yarenler soyu
Rengârenk tarlaları tahıllarla bezenmiş
Ilgaz’ın etekleri bir cennete özenmiş
Karaelmas treni gelirken dumanıyla
Yeraltı tuz şehriyle bilinir o namıyla
Taş Mektep, Çan Saati, Camdan Seyir terası
İstiklal Yolu Parkı bir tarihin mirası
IV
Kurşunlu’nun balıyla Çerkeş’in baklavası
Vatanperver kişilik insanınsa en hası
Anıt bir ağaç olan Yapraklı Koca Meşe
Yaylaları boyunca insana verir neşe
Yaren Evi Çadırı Şabanözü ilçesi
Uzaklardan yayılır Kızılırmak’ın sesi
Organize sanayi canlılıktır Korgun’a
Ahilik kültürüyle gönülden sevgi suna
V
Tarihi ahşap köprü Bayramören ilçesi
Yapraklı Büyük Yayla ardıçların gölgesi
Horasan erenleri Hoşislamlar Türbesi
Atkaracalar’ınsa o erenler nefesi
Ağlar Kaya Efsane Sultan, Paşa Babası
Tarihi kültürüyle Çankırı’nın Orta’sı
Yapraklı Göleti’yle bir gelincik tarlası
Yarenlerin diyarı insanların en hası
VI
Bir avuç içi gibi gezersin sokağını
Keşfederek bakarsın mor sümbüllü bağını
Tatlı ve Acıçay’la şehri suyla kuşatır
Evliyalar diyarı etrafı dolu yatır
Eser Ilgaz rüzgârı boydan boya Çankırı
Hele gel bir baharda seyret güzel bozkırı
Uzanır boydan boya yazın tarlalar ekin
Yarenlerin diyarı Çankırı Karatekin
…
Tarık TORUN



Ellerinize emeklerinize sağlık hocam selamlar
Emeğinize saglik
Emeğinize saglik saygı değer hocam
Harika bilgiler, Tarık Hocam size minnettarız, bu güzel bilgileri bizlere verdiğiniz için.
Çok güzel bir yazı okudum, teşekkürler.
Tarık Hoca, yine yazı yeteneğini göstermiş, çok şey öğrendim.