Geçmişteki Sesler
Doktor Emre, hastanede nöbetini yeni bitirmişti.
Yorgun adımlarla odasına girdi. Kapıyı kilitledi. Radyoyu açtı Radyoda eski bir şarkı çalmaya başladı. Kendine bir kahve yaptı. Kanepeye uzandı.
Ardından radyodan cızırtılı bir ses geldi:
“Emre… Okula geç kalıyorsun.”
Bu, babasının sesiydi.
İrkilerek etrafına baktı. Kimse yoktu.
Radyo sustu.
“Okula geç kalıyorsun…”
Bu cümleyi çocukluğunda babası ders çalışmak için geç yattığı gecelerin sabahında söylerdi.
Emre gözlerini açtı. Masadaki tuşlu telefonuna gözü ilişti. Telefonu açtı. Emre donup kaldı.
Takvim Tarih 10 Ocak 2007’ydi. Saat 07.30’du.
Annesi tekrar seslendi.
“Hadi oğlum.”
Salonda babası televizyon izliyordu.
Küçük kardeşi aynada saçlarını tarıyordu.
Hep birlikte masaya oturdular.
Emre bu kez farklı bir şey yapmaya karar verdi.
Babasına sordu:
“Baba… Yirmi yıl sonra beni görebilseydin, bana ne söylerdin?”
Babası gülümsedi.
“Yirmi yıl sonrasını bilmem.”
Bir lokma aldı.
“Ama şunu söylerdim…”
“İnsanların seni iyi bir doktor olarak hatırlaması güzel olur.”
“Kardeşinin seni iyi bir abi olarak hatırlaması daha güzeldir.”
“Annenin seni iyi bir evlat olarak hatırlaması ise hepsinden değerlidir.”
Emre’nin boğazı düğümlendi.
Kahvaltıdan sonra kardeşi sordu
“İnsan büyüyünce mutlu oluyor mu?”
Emre uzun süre sustu.
Sonra cevap verdi.
“Mutluluk büyümekte değil.”
“Yanında kimlerin kaldığında.”
Kardeşi hiçbir şey anlamadı.
Sadece gülümsedi.
Birden radyodan yükselen sesle gözlerini açtığında Emre yine odasındaydı. Radyoyu kapattı.
Telefonu çaldı.
Arayan annesiydi.
“Oğlum, bugün babanla kahvaltıya bekliyoruz.”
Ardından kardeşinden mesaj geldi:
“Abi, akşam maç var. Bahane istemiyorum.”
Emre telefonu kapattı. Yere dökülen kahveyi silmek için dolapta peçete ararken eski bir MP3 çalar buldu.
Hayretle eline aldı.
Çalıştırdı.
İçinde sadece tek bir kayıt vardı.
Babasının sesi…

“Oğlum… Hayat çok kısa. Hastalarına ayırdığın zamanı ailenden esirgeme.”
Emre gözlerini kapattı.
O gün hiçbir hastasını ihmal etmedi.
Ama akşam olduğunda ilk kez mesaiyi uzatmadı.
Çünkü bazen en önemli randevu, yıllardır bizi bekleyen aile sofrasıdır.


