Türk Dünyası’nın Sesi Turan Ethno-Folk Müzik Grubu Amasya Suluova’da Coştu

0
Turan Folk

Türk Dünyasının sesi olan böyle bir müzik grubu hakkında ne yazık ki yakın zamana kadar bilgim yoktu. Amasya’nın Suluova ilçesinde açık hava konseri vereceklerini basından duyunca bizde bir ilgi uyandırdı. Grup hakkında sosyal medyadan biraz araştırma yapınca ilgimiz daha da çoğaldı. Ankara’dan ailece Suluova’ya gitmeye karar verdik.

Amasya Valiliği, Suluova Belediye Başkanlığı ve özellikle de Prof. Dr. İlyas Topsakal’ın teşvik ve himayelerinde Suluova Demokrasi Meydanı’nda sıcak bir Ağustos akşamında geceye doğru sarkan tatlı esen Karadeniz yelleri altında muhteşem Orta Asya müzik rüzgârı esti. On binleri bulan kalabalık halk yoğunluğuna milli ve manevi yönü yüksek bir müzik şöleni verildi. Hakikaten müziğin evrenselliği ve farklı enstrümanların her biri birbirinden yetenekli beş muhteşem sanatçının performansı takdire şayandı. Seyirciler ilk başta Kazakça söylenilen ezgileri pek anlamasa da zamanla müziğin özellikle sanatçıların olağanüstü yetenekleri izleyicilerin meydan da saatlerce ayakta alkışlar eşliğinde ayrılmamasına neden oldu.

Hatta ilk başta yanımızda bulunan yaşı kemale ermiş bir kısım insanın’ Bu ne biçim ses, insan gece uykusunda bundan korkar’ şeklinde yarı ciddi yarı şaka konuşmaları zamanla; ‘ Aman Yarabbi! Bu ne muhteşem müzik, sanki Orta Asya bozkırları gözümüzün önünde canlanıyor, hele çıkan seslere bakınız, Kurt, bozkırın çığlığı, rüzgâr, her türlü tabiat sesi adamlar ağızlarıyla ve enstrümanlarla her türlü sesi çıkarıyor. İyi ki gelip, bekleyip dinlemişiz’ dediler.

Biz de aynı şekilde; ‘Ankara’dan iyi ki km’lere yoldan gelmişiz. Gerçekten geldiğimize değdi’. Ağustos ayının gündüz sıcağından sonra bu gecenin mehtaplı serinliğinde Orta Asya bozkırların, Altay dağlarının, Atayurt’umuzun özlemini, huzurunu hissettik. Manalı şarkılarla derinlere daldık, duygu atmosferimiz genişledikçe genişledi. Felekten çok güzel bir gece çaldık. İsterdik çi gece hiç bitmesin uzasında uzasın tıpkı Orta Asya’nın sonsuz bozkırları ve hasret kokan çığlığı gibi.

Oturduk ve başladık bu müzik grubunu araştırmaya; bu araştırmamız sonucunda şu huşulara rastladık. Bu bilgileri sizinle paylaşmak isteriz. Turan Ensemble (Er Turan veya Turan Etno Folk Band olarak da bilinir), 2008 yılında Kurmangazı adında birkaç Kazak Ulusal Konservatuvarı öğrencisi tarafından oluşturulan bir Kazak halk müziği grubudur.

Turan topluluğu beş üyeden oluşan bir gruptur: grubun boğaz şarkıcısı Abzal Arıkbay, Maksat Medevbek, Bavırcan Bekmuhanbet, Serik Nurmolda, Erjigit Ali.

  Dombra, jetigen, kobız, sıbızgı, şerter, şankobız türü genellikle kültüre özgü halk enstrümanları çalmaktadırlar. Performanslarında Turan topluluğu, eski Türk geçmişleriyle bağlantı kurmak için genellikle geleneksel Kazak giyimleri giyiyorlar. Kazak Halk Müzik Enstrümanları Müzesi esin kaynağı olmuş olan Turan topluluğu bu geleneksel Kazak müzik aletleri kullanarak yeni model halk müziği için yeni yollar arıyorlar. Aslında Turan sözcüğü genel anlamda; Türklerin (veya Türk ya da Türk halkının) mekân tuttuğu ülke anlamında kullanıla gelmiştir.

        Bu müzik grubunun kullandığı enstrümanlar gerçekten muhteşem sesler çıkaran aletlerdir. Bu aletler hakkında kısa bilgi vermekte de sanırım fayda vardır.

Dombra: Kazakça: домбыра, uzun boyunlu ve telli Türk çalgısıdır. Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan gibi Orta Asya ülkelerinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Türklerin ortak müzik aleti olarak kabul edilir. Nogay Türklerinin kültüründe de önemli bir yer tutmaktadır. Dombra’nın Kazakistan kültüründeki öneminden dolayı 2018’den itibaren resmi olarak Millî Dombra Günü kutlanmaya başlandı. Millî Dombra Günü temmuz ayının ilk pazar günü kutlanmaktadır.

Ağız kopuzu: Rezonansla (tınlaşım) çalınan bir müzik aletidir, çıkış yeri Asya olan, Orta Çağdan günümüze kadar gelmiş bir çalgı aletidir. Ağız kopuzu Orta Asya Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Moğolistan taraflarında çeşitli alaşım metallerden, Hindistan ve okyanus adalarında ise bambu sıyırmasından yapılan, esas işlevi hem enstrümanın titreşimi hem de ağız boşluğu hacminin ve de nefes yönünün değiştirilerek ses meydana getirilmesi olan, yaklaşık 6000 yıllık bir geçmişe sahip vurmalı-nefesli çalgıdır.

Jaw Harp: Çeşitli boylarda ve şekillerde bulunan bu çalgıya Avrupa ve Amerika’da ise “jaw harp” yahut “jew’s harp” denmektedir.

Özellikle etnik  ve şaman ayinlerinin vazgeçilmezi olan ağız kopuzu, Türk Kültüründe izlerini katarak çalınması olarak gösterir.

Jetigen:Kazakça: жетіген), Kazak Zitheridir. En eski jetigen türü yedi telli idi ve tahta parçadan oyulmuş uzun kutuya benziyordu. Bu tür jetigen, üst sondaj tahtasına ve pimlere sahip değildi. Teller enstrümanın dış tarafından elle gerilirdi. Daha sonra jetigenin üst kısmı ahşap iskandil tahtası ile kaplanmaktadır. İpler bazen atkılından yapılırdı. Âşıklar iki taraftan her ipin altındaydı. Onları hareket ettirerek dizeyi ayarlamak mümkün oldu. Âşıklar birbirine yaklaştırılırsa nağme yükseliyor, ayrılsa nağme düşüyordu. Tel akordu pimler ve destekler hareket ettirilerek yapılmıştır. İlk enstrümanlar, tahtadan oyulmuş dikdörtgen bir kutu şeklini aldı ve üstüne teller gerildi. Daha sonra ayrı bir iskandil tahtası eklenmiş ve her bir teli iskandil tahtasından kaldırmak için hareketli destekler kullanılmıştır. Her desteğin ipi boyunca konumu, o ipin notasının perdesini belirlemektedir.

Günümüzde, folklor toplulukları, aralığı genişletmek için tel sayısının 23’e yükseltildiği yeniden yapılandırılmış bir jetigen kullanıyor. Tellerin akordu, mandalları akort ederek ve ayakları hareket ettirerek yapılır. Jetigen, yumuşak, melodik sesiyle ayırt edilir.

Davul, bilinen en eski vurmalı çalgılardan biridir. Ahşap, maden ya da pişmiş topraktan silindirik bir gövdeye gerilen deriden oluşur. Elle ya da sopayla vurarak çalınır. Biçimi değişse de dünyanın her yerinde ve her toplumda kullanılan bir çalgıdır.

Tarihin ilk çağlarından beri Asya’da Hunlar, Mezopotamya‘da Sümerler tarafından kullanılan davulu Romalılar çarpıştıkları Hun ve Avarlarda görmüşlerdi. Davulun Avrupa’ya geçerek tanıtılıp yerleşmesini sağlayan ise 16. yüzyılda Osmanlı Türkleri oldu.

Turan Müzik Grubu farklı ülkelerde pek çok etkinliklere katılmıştır bunlardan en son olarak Amasya Suluova konseri dinlenmeye değer diyerek bu grubun dünyadaki etkinliklerinden örnekler verelim.

Kazakistan Kültür Bakanlığı desteği ile Turan Tobı (ansamblesi)’ne Orta Asya, Avrupa ve ABD’de destek olmuştur. Uluslararası pek çok organizasyonlara katılmıştır. 

2008’den 2015’e kadar, Turan topluluğu birçok müzik festivaline katıldı ve tüm dünyada çok sayıda başarılı performans gerçekleştirdi.

Kendilerine özgü enstrümanlar ve kostümlerle içli ve samimi hareketleriyle bu müzik grubu gelecekte Türk Dünyasının birlik ve beraberliği için çok güzel çalışmalar yapacağına bu gece şahit olduk. Milli hislerimiz kabardı. Tarihi, coğrafi bağlarımız daha da sıkılaştı.

Türk Dünyasının müzik sesi olan ve milli duygularımızı dile getiren bu grubun Türk Dünyasının birlik be beraberliğine çok katkılar yapacağına inancımız tamdır. Bizler için muhteşem bir gece ağustos müzik gecesi oluşturmanın dışında pek çok duygularımızı dile getirdiler. Rabbim yollarını açsın. Daha yaygın hale ve nice esereler oluşturmasını sağlasın.

Er Turan Türk Kanı Sözleri

Yine döner yüce günler,
Hun’un Tanrı ömrünü ver.
Ayrılığa düşmeyelim,
Bir olalım, birleşelim!

Yine döner yüce günler,
Hun’un Tanrı ömrünü ver.
Ayrılığa düşmeyelim,
Bir olalım, birleşelim!

Hayat devam etmektedir,
Zaman hızla geçmektedir.
Geleceğe yönel, Turan,
Gökte bir güneş sönmesin.

Kaldır hadi nerde başın.
Yurdun için doğulasın.
Turan oğlu uyumasın.
Bayrağımız yıkılmasın

Yine döner yüce günler,
Hun’un Tanrı ömrünü ver.
Ayrılığa düşmeyelim,
Bir olalım, birleşelim!

Kimler sizi esir etti?
Hey, İdil’in oğulları!
Tekrar doğan cesur yiğit,
Kaynasın deli Türk kanı!
Kaynarsa eğer Türk kanı,
Karanlığın kalmaz şanı.
Altın güneş ışık saçar,
Nuru kaplar tüm cihanı.
Kaynarsa eğer Türk kanı,
Karanlığın kalmaz şanı.
Bütün dünya silkelenir,
Güneşinin parladığı anı.

Parçalansa yurt yakası
Nerde kalır, can ve başı,
Uyuma hey, kendine gel,
Ey Turan’ın toprakları.
Görünmezse halk dehası,
Her düşmana yem olası.
Uyuma hey, kendine gel
Ey Turan’ın torunları!

Su-ateşten yaratılan,
Baba Turan, bala Turan.
Kurtar bu köhne zamanı,
Kara gece kanadından!
Kalksın gökten kara bulut
Gitsin zulmün karanlığı!!!
Sesi nerde Gökbörünün?
Göçü nerde bozkırların?
Kaldır nerde sancağımız?
Dalgalansın bayrağımız
Sisler yine dağılmaz mı?
Turan tekrar doğulmaz mı?

Yine döner ulu günler,
Hun’un Tanrı ömrünü ver.
Dilsiz olan ata ruhu
Diril haydi! Diril haydi!
Yine döner yüce günler,
Hun’un Tanrı ömrünü ver.
Ayrılığa düşmeyelim,
Bir olalım, birleşelim!

  • Eser Sahibi: TURAN Grubu
  • Şarkı Sözleri: İ. Saparbay

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir