Paris/Ahmet Şevki (Türkçesi Mesut Özünlü)
Oplus_16908288
Aşk için çektiğim bütün acı,
Sevdamın doruk noktasıydı.
Keşke tattığım bunca ıstırabı
Senin için yeterli bulsalardı.
Bu ayrılık nereye dek böyle
Neden kaçıyorsun benden…
Daha ne kadar rezil olacağım
O mıknatıs gibi cazibenden…
Öldüm bak susuzluğumdan…
Şayet bana müsaade etseydin
Hemen dudaklarına yapışır,
Seni su gibi içmek isterdim!
Mutluluğun için ölmeyi ben,
En büyük arzu görüyorum
Nedir ölümden öte razı eden
Seni tam olarak bilmiyorum
Ey kılıçlarıyla mızraklarını
Kanla boyamış babanın kızı!
Elbette senin narin parmağın
Babanın silahından uzaktır…
O ellerine yakılan kınalar da
Belki gözden korumaktadır,
Ama babanın silahının boyası
Yazık ki, akan kanlardandır…
O iki göz kapağından hangisi
Akıtılan kana daha tavizkâr?
Ve gözlerin ne kadar can alıcı
Ne kadar öldürücü öyle onlar!
Kılıç kaşların, sihirli gözlerin,
Ak gerdanın hepsi bir oldular
Ardından da bana oka tuttular
İşte üzerime böyle saldırdılar,
…..
* Mısır’ın Emiru’ş-Şuarâ (Şairler Emiri) ünvanıyla tanınan büyük şairlerinden Ahmet Şevkî (1868-1932), bu şiirinde Fransa’nın başkenti Paris’i anlatmaktadır. Aynı zamanda Şevkî’nin bu şiirinde görülen mekân ve insan odaklı sembolizm, bir yönüyle ünlü Abbasi şairi Ebu Nuvas’ın tutkulu ve sembolik aşk şiirlerini hatıra getirmektedir. Dolayısıyla Şevkî bu şiirinde Paris’i bir şehir olarak değil de kendisine âşık olunan çok güzel bir kız olarak sembolize etmektedir. Dahası Paris şehrini âdeta bir kişiymiş gibi betimlemekte, başta sona teşhis sanatıyla örülü muazzam bir şiir örneğine yer vermektedir. Daha açık bir deyimle; Fransa’nın Mısır’ı 1798 yılındaki işgali sırasında döktüğü kanlardan, yaktığı canlardan ve yaptığı katliamlardan söz etmekte, birtakım tarihî göndermelerde bulunmaktadır. Öte yandan Şevkî bu şiiriyle; “Biz insanları, aynen Yunus gibi yaratılanı Yaradan’dan ötürü severiz; hatta bu sevgi bazen, âşık olunan bir kız sevdası kadar temiz, samimi ve yücedir; ancak Fransızlar ve Paris bizi anlayamaz, bizim onları sevdiğimiz kadar onlar bizi sevemezler” demeye getirmektedir. Ve bütün bu zıtlıkları, trajik olay ve olguları çok güzel benzetmeler, ince betimlemeler ve edebî dizelerle şiirize etmektedir. Şevkî’nin bu şiiri, aynen diğer birçok şiiri gibi uzun olduğundan Türkçeye kısaltılarak aktarılmıştır.


