Uçtan Uca Şifrelenmiş Öğütler-13

0
guclu-sifre-olusturucu-araci-800x450-1

Susmak onurlu bir öfke türüdür. Öfkesi güzel adamları sevin, o öfkeyi de. İnsan ki bilinenin aksine söyledikleri kadar değil sustukları kadardır.

Ağır bir hasarla çıktıysan zaman hasadından, avuçlarınla beslediğin su bile gider bir cılız ırmakla ve yaslanır başka okyanuslara. Yaşlandıkça kelimeler bile terk eder insanı. Bazen, susmak da sözü tamamlama biçimidir.

 

‘Issız kalasın’ ilenmesi en kapsamlı bedduadır gönlü kırıkların dilinde. Bu bir mekân için de söylenebilir insan için de. Radyum kızlarının kaderini düşün ve Mae’yi. İnsanı ağlarken de görmelisin gülerken de. Gülerken ağaçlar gibi yalnız değildir ama ağlarken tek başına bir orman gibidir insan. Her keşke dilinde direnen bir mayın yarasıdır, mirastır pişmanlıktan.

 

Herkes unutsa da sen unutma, nergisle sümbülün kardeş olduğunu. Bak kuşlara. Kuş deyip geçme, bir ağacın en nazenin dalının en ağır konuğudur o. Ya dalın gayretine ne demeli. Kaç rüzgâra, kaç fırtınaya direnir kalbine tüneyeni rahat ettirebilmek için. Kıpırdamadan durması, dalın kuşa hürmetidir. Demek ki dalın kuşa hürmeti de bir aşk çeşididir.

 

Aşkın; adandığın kadardır, aradığın kadar değil. Adres sorulmaz; susması ağır, ağrısı susmak olana. Arın artık kehribar suretlerden, sessiz sedasız unutuldun kayıp adreslerde. Yolcusun, elest bezminde başladı yolculuğun, talan edildi göğsüne serdiğin bahar. Göç yoludur iki toprak arası nehir; ayrıl zerrelerine sonra bütünlen, bütün gördüğün bu rüya işte.

 

Tefekkür dağına, tedebbür bağına, tezekkür mutfağına, tahammül ocağına, tekâmül sofrasına kurulmak için edebin rahle-i tedrisinden, erdemin o müzeyyen bahçesinden nasip almak gerekir. Erdemin otağında, edebin dergâhında bağdaş kurup oturmaya yüzün, serilecek postun varsa ne oturum izni evrakına ne inşaat ruhsatına ihtiyacın vardır.

 

İnsan sadece kitaplardan öğrenmez hayatı. Aşkın başından aşkın olmalı der sûfiler. Çevre kontrolü dersinden geçmek için sık sık okumalısın gökyüzünü ve tabiatı. Gök bazen beyaz ağlar ve göğün seçkin sakinleridir teklifsiz yağan üzerimize. Bir kuştan çok şey öğrenebilir insan; bir ölünün defin işlemini mesela. Bir de barışı, kardeşliği ve birlikte yaşamayı en baştan.

 

Okumanın zekâtı yazmaktır. Hepimiz yazarız oysa. Hem yazar hem yazarız. Bir ömür yazarız yaptıklarımızı, yapamadıklarımızı. Kaydını tuttuğumuz her şeyin yazarıyız bir bakıma. Zorunlu bir yazarlıktır bu ve özgür bir meslek seçme hakkı verilmemiştir bize. Mesleği yazarlık, meskeni mezarlık olanın hayatla pazarlık hakkı olmaz.

Devam edecek…

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir