images (1)
Spread the love

İnsan, unuttuklarıyla birlikte kendi ruhundan da bir parçayı geçmişin karanlığına bıraktığını ne zaman fark eder?

Kalbin en zarif ve asil duygularından olan vefa, insanî erdemlerin en yücelerindendir. Vefa duygusu; sevgi, sadakat ve emekle zamana karşı direnen bir duygudur. Marcus Aurelius, insanın evrendeki yerini sorgularken değişimin kaçınılmazlığını vurgular; ancak bu amansız değişimin içinde insanın kendi karakterine ve insanlığına sadık kalması gerektiğini söyler. Vefa, hızla akan hayatımızda tüketilen ilişkilere inat; geçmişi ve yapılan iyiliği unutmamak ve zor günde dostuna sırtını dönmemektir.

En güzel hikayeler ve Resimler (@enguzelhikaye) • Facebook

İbn Hazm’ın dediği gibi, “İnsanın aslının temiz, soyunun iyi olduğunu gösteren en açık delillerden biri vefadır.” Vefasız insan, birlikte yenilen bir lokmanın, birlikte içilen bir fincan kahvenin hatırını bilmez ama vefalı insan, bunları gönlünde birer emanet olarak taşıyıp zamanı geldiğinde sahibine daha güzeliyle iade eder. Çünkü, vefalı insan başkalarını düşünen, hak ve hukuk bilen kişidir. Hepimizin birbirimiz üzerinde hakları yok mu? Elbette var; insanlara davranışlarımızda, onlarla ilişkilerimizde bunu hep aklımızda tutmalıyız. Vefalı insan; bir insana, bir anıya, bir emeğe, bir yardıma minnettarlık duyan ve  hayat şartları en zor şeyleri yaşamayı da gerektirse onlara sırtını dönmeyen kişidir. İnsanın yaratılışı da bunu gerektirir zaten. Tasavvuf düşüncesine göre ; Allah, güzeldir ve O’nun yarattıkları da güzeldir. Allah’ın vasıfları insanda tecelli eder. İnsanın doğasına aykırı her davranış, onun ruhundan bir şeyler eksiltir ve insanlığına zarar verir.

Modern psikoloji vefasızlığı; bireyin bağlanma şekilleri, kişiliği ve olaylar karşısındaki savunma mekanizması ile açıklayan bir davranışsal kopuş olarak tanımlar. Yetişkinlikte insanlarla derin bağlar kurmaktan kaçan bireyler, ilişkileri derinleştikçe veya sorumlulukları arttıkça kendileri için verilen emekleri görmezden gelirler ve bencilce davranarak kendilerini korumaya almak için vefasızlık göstererek uzaklaşırlar.

Güzel manzara — Stok Foto © jeneva86 #40435383

Bir insana menfaat uğruna değer vermek ya da onu yanınızda olduğu için sevmek, sevginin ham hâlidir.Sevginin pişmiş, olgunlaşmış hâli ise vefadır. Araya giren yollara ve yıllara rağmen vefa duygusu kaybolmaz; o , toprağın altında yatan bir kök gibi yaprakları dökülse de bir ağacı ayakta tutar.

Hatıralara önem verilmeyen, insanların birbirlerinin omuzlarına basarak yükselmeye çalıştığı bu çağda, vefalı kalmak zor fakat oldukça soylu bir davranıştır. Vefa; insanın kendisine, geçmişine, hayatında yer eden kişilere duyduğu minnet ve sevgidir.

Vefasızlık, bir insanın karşısındakine vereceği değeri ve sınırı gösterir. Bu sınırı kabullenmek, insanı geçmişin yüklerinden kurtararak ona, dengeli ve güvenli yeni ilişkilere yer açmayı sağlar. Güven duygusu aniden yok olmaz; hayal kırıklıkları, tutulmayan sözler ve bencil davranışlar güveni yok eder. Bu davranışları erken farketmek yani vefasızlığı erken teşhis etmek, vefasız kişilere hak ettikleri gibi davranmak yani sınırları kadar değer vermek ve kendimizi koruma altına almaktır aslında. İnsanların sınırlarını değiştiremeyiz belki ama o sınırların bizi incitmesine izin vermeyecek mesafeyi biz belirleyebiliriz.

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir