Kızıl gün batımı
Kızıl gün batımına doğru ilerlemekteyim,
bir şehirlerarası otobüsün sol yanında, pencere kenarı seyrinde…
yol uzun,
ulaşılacak istikamete münhasır zorlu!
Yola mı,yokluğa mı, yakına mı,uzağa mı,
Bu güne mi,yarına mı,
Tenha yoğunluklara, kalabalık yalnızlıklara mı?
belli belirsiz…
Kendimden kendime yolculuğum misali.
Bazen yok gibi,
hiç olmamış,
hiç o yola çıkılmamış, yarı yoldan dönülmüş,
sonra yine gidilmiş gibi.
Bir arayışmış,
Aranan bulunmamış, bulunan anlaşılmamış, anlaşılan anlamamış, anlamlar peşine düşülmüş, umutlar tükenmiş,
yine de direnilmiş,
yola devam edilmiş, edilmeliymiş gibi…
-miş gibi yani.
Kendimmiş gibi,
gerçekmiş gibi,
yaşamış gibi,
yol gibi,
yolculuk gibi!
Ama aslında hiçbiri…
(ayaküstü notlarım
F.Filiz Ganidağlı)