Gezmek Güzeldir
İnsan yeryüzüne ayak bastığı andan itibaren büyür, yaşar ve inancımız gereği nihayetinde farklı bir aleme göç eder. Yani bir bakıma, ömrü boyunca sürekli bir alemden diğerine seyahat eder. Yeryüzünde asla boş durmaz; ömrü yettiğince gezer, merak eder. Bulunduğu yerin ötesine geçmeyi, yeni yerler görmeyi ister. Bu, insanın içinde hiç sönmeyen, dindirilemez bir arzudur.
“Gezin, görün, ibret alın” düsturu, Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde karşımıza çıkar. İslamiyet; yeryüzünde seyahat etmeyi, geçmişte yaşamış fakat inkâr ile haksızlık yüzünden helak olmuş kavimlerin kalıntılarını gözlemlemeyi ve bunlardan ders çıkarmayı emreder veya tavsiye eder:
- “Sizden önce nice hayat tarzları ve kanunlar gelip geçmiştir. Şimdi yeryüzünde gezip dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!”(Âl-i İmrân, 137)
- “De ki: ‘Yeryüzünde gezin dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün.'”(En’âm, 11)
- “De ki: ‘Yeryüzünde gezip dolaşın da günahlara batıp gidenlerin sonu ne oldu görün, ibret alın.'”(Neml, 69)
- “Yeryüzünde gezip öncekilerin âkıbetine bakın; çoğu şirke sapmıştı.”(Rûm, 42)
- “De ki: ‘Yeryüzünde gezip dolaşın da Allah’ın varlıkları ilk defa nasıl yarattığına ibretle bakın. Allah, kıyametten sonraki ahiret hayatını da işte böyle yaratacaktır…'”(Ankebût, 20)
Yukarıdaki ayet-i kerimeler incelendiğinde; gezip görmenin, ibret almanın, geçmiş kavimlerin akıbetini anlayıp tefekkür etmenin bizlerden istendiği açıkça görülmektedir.

Gezmek güzeldir dostlarım; insanın hem iç hem de dış dünyasına çok şey katar. Bu konunun önemini, farklı entelektüellerin ve düşünürlerin şu veciz sözleriyle daha iyi kavrayabiliriz:
- Augustine:“Hayat bir kitaptır ve gezmeyenler sadece tek bir sayfasını okur.”
- Mark Twain:“Seyahat; önyargıyı, bağnazlığı ve dar görüşlülüğü tedavi eder.”
- Hans Christian Andersen:“Gezmek yaşamaktır.”
- Helen Keller:“Hayat ya cesur bir maceradır ya da hiçbir şeydir.”
- Ralph Waldo Emerson:“Önemli olan varış noktası değil, yolculuktur.”
- Lao Tzu:“Binlerce kilometrelik bir yolculuk tek bir adımla başlar.”
- R.R. Tolkien:“Dolaşan herkes kaybolmaz.”
- Neale Donald Walsch:“Hayat, konfor alanınızın bittiği yerde başlar.”
Konuyu biraz daha genişletelim; kim sevmez ki gezip tozmayı? Bu husustaki şu iki küçük anekdot, meseleyi çok daha güzel aydınlatacaktır:
Sokrates ve Gezmek Üzerine:
Bir gün Sokrates’e, şehre her şeyi bilen çok bilge birinin geldiği söylenir. Sokrates hemen sorar: “Çok gezmiş mi?” Çevresindekiler, “Hayır, köyünden hiç çıkmadı” derler. Sokrates bunun üzerine şu tarihi cevabı verir: “Dünyayı sadece kendi penceresinden ibaret sanan biri her şeyi bildiğini iddia edebilir; fakat gerçek bilgelik yollardan, farklı insanlardan ve yeni hikayelerden geçer.” Filozof bu yaklaşımıyla, insanın ancak görerek ve deneyimleyerek kabuğunu kırabileceğini vurgular.
Mark Twain’in Seyahat Önerisi:
Ünlü yazar Mark Twain, seyahatin dönüştürücü gücünü yıllar önce şöyle özetlemiştir: Genç yaşlarda dünyayı gezmenin insan zihnine kattığı esneklik, ömür boyu okunan teorik kitaplardan çok daha kalıcıdır. Çünkü insan yolda, beklenmedik durumlarla baş etmeyi ve insanları önyargısızca dinlemeyi öğrenir.
Unutmayalım ki bizler, at üstünde kıtalar aşmış, gezip görmeyi hayat tarzı edinmiş bir milletin fertleriyiz. Özetle; çok gezen mi bilir çok okuyan mı* Gezmek güzeldir.

GİDEK DAĞLARA
İki gönül bir olunca,
Gel hele gidek dağlara.
Aşk kalbimize dolunca,
El ele gidek dağlara.
Serin eser imbat yeli,
Gel hele gidek dağlara.
Coşkun akar sevgi seli,
El ele gidek dağlara.
Buram buram kokan gülü,
Gel hele gidek dağlara.
Mecnun’un Leyla’lı çölü,
El ele gidek dağlara.
Yürüyelim uzun yolu,
Gel hele gidek dağlara.
Ne güzeldir Anadolu,
El ele gidek dağlara.
Çıkalım Ağrı Dağı’na,
Gel hele gidek dağlara.
Bakın soluna sağına,
El ele gidek dağlara.
Şiir Tarık TORUN