Marini heyyy

Allah çocukluk günlerimizi

Korusun ve gözetsin

Çünkü onlar

Onca saf ve bilgisizliğe karşın

Yaşanan en tatlı ve

En huzurlu zamanlar…

O çocukluk geceleri ki,

Bütün kâinatın bana

Miras kaldığını zannederdim

Ve gök kubbenin

Tüm parlayan yıldızlarına

O göz alıcı ışıkları

Sanki ben ödünç verirdim.

Bir de gözümün iliştiği

Hemen her nesneye

Nice ışıltılı hayaller akıtır,

Kâh üzülür kâh sevinirdim

Bir cihan nabzı gibi atardı hislerim

Bir yerim mi incindi

Veya yere düşüp dizim mi kanadı

Birdenbire çığlık atar

Ardından da kendimi

Ağlayarak tedavi ederdim

Kederin tadı nasıldı bilemezdim,

Ama umudumun

Ulaşamayacağı hiçbir şey yoktu

Bunu iyi bilirdim.

Bu sebeple ruhuma korkularımın

Giysilerini hiç giydirmezdim.

Sevgiyle gülümseyen her dudak

Benim de dudağımı gülümsetirdi

Ağlarken görmesin beni biri

Hemen halim selim

Bir edayla bana yaklaşır

Şefkat ve merhamet gösterirdi

Ah o çocukluğum! Ne güzeldi

İnsanlar, kaybettiği her güzelliği

Bende bulurlardı sanki…[1]

[1] İbrahim Abdülkadir el-Mâzinî, Dîvân el-Mâzinî, https://www.hindawi.org/books/52936026/ s. 243, 30.04.2026.

ŞİİR: İBRAHİM ABDÜLKADİR EL-MÂZİNÎ

TÜRKÇESİ: MESUT ÖZÜNLÜ

Arapça et-Tufûle (Çocukluk) başlıklı bu şiirinde Mısırlı şair ve yazar Abdülkadir el-Mâzinî (1889-1949), Kahire’de geçirdiği çocukluk günlerinin yanı sıra çocuklukla ilgili en nefis şiir örneklerinden birini ortaya koyuyor. Aynı zamanda bu şiir, el-Mâzinî’nin edebî açıdan mensup olduğu Divan Ekolü’nün niteliklerini yansıtır. Bu ekol, klasik Arap şiirindeki kalıpları yıkıp duru duyguları, felsefi derinliği ve katıksız içtenliği yeni Mısır şiirine getirmeyi amaçlar. Dolayısıyla İbrahim el-Mâzinî’ye ait en özgün çalışmalardan biri olan “Çocukluk” şiiri de, baştan sona şairin kendi iç dünyasına, çocukluk geçmişine ve ruhsal değişimine ayna tutan en somut örneklerden biridir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir