İyi Düşün İyi Yaşa 30 Günde Kritik Düşünme (Linda Elder- Rechard Paul) Kitabın Tahlili
Kitap, üzerinde düşünülecek başlıklarla sizi içine doğru çekmektedir. İnsanı itidal dediğimiz dengeye çağırması ise onu değerli yapan önemli ilkelerden birisidir. Bu konuda bir sayfada önemli gördüğüm notu sizinle paylaşmak istiyorum. Ben merkezci düşünmeyi anlatırken iki kavrama dikkat çeker. Hakimiyet; Başkaları üzerinde doğrudan güç kullanır. Teslimiyet; Başkalarına teslim olur. İnsanı zorba ve dalkavuk olmaya karşı uyaran yazarlar özgün bir şahsiyetin de önünü açmaktadır.
Aslında Kur’an bana bu ilkenin adaletle ilgili bir yönünü çok önceden vermişti.
“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah’a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.” Maide/8

Allah, bize güç sahibi olduğunuzda bir topluluğa duyduğunuz kin ve düşmanlıktan dolayı sakın onlara haksızlık yapmayın diye uyarmaktadır. Yani gücü zorbalık, düşmanlık için kullanmamamız hususunda altı kalın çizgiyle belirlenmiş bir ilke sunuyor. Teslimiyet hususunda ise Kur’an bize Allah’tan başkasına boyun eğmememizi emretmektedir.
“Hüküm ancak Allah’ındır. O kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru din budur.” Yusuf/ 40
İslam dünyaya özgün bir kişilik armağan etmesine rağmen Müslümanlar bu özgünlüğü koltuk sevdası, şehvet, servet hırsı gibi nedenlerle kaybetmişlerdir.
Kitap okurlara ilk önce kendini ve toplumu tanıma, algılara karşı uyanık olma, iradeyi kullanma ve planlı olmayı öğretmektedir.
Bunun için de yazarlar her güne bir düşünme ve eylem planı hazırlayarak entelektüel birikimli, onurlu, duruşu olan, haksızlığa karşı boyun eğmeyen, kandırılmayan insanlardan oluşan erdemli bir toplumun temelini atmaya çalışmaktadır.
Kitabın ana fikrini oluşturan düşünce kalıbı ise; “HAYATIMIZIN KALİTESİ ÖNCELİKLE DÜŞÜNCEMİZİN KALİTESİ TARAFINDAN BELİRLENİR,” cümlesidir.
Kritik düşünme kendi kendini yöneten, kendi kendini disipline eden, kendini izleyen ve düzelten düşünmedir.
Kitap, insanın eleştiriye açık olmasını önemserken aşağılanmaya izin verilmemesi gerektiğinin altını çizer.
Kitap bize ilkeli olunması gerektiğiyle ilgili önemli konulara değinerek üzerinde düşünülmesini ister. Üzerinde düşünülecek olmasından dolayı ilgimi çeken hususlardan birisi de entelektüel kavramına bakış açısıydı.
Entelektüel tevazu; kişinin aslen bildiğinden fazlasını iddia etmemesi gerektiğini bilmeli. Bilmediğimize bilmiyorum diyebilmektir.
Entelektüel cesaret; İnsanın kendisi ve birlikte olduğu grupların düşünceleriyle yüzleşebilmesidir. Yanlışa yanlış diyebilme erdemidir.
Entelektüel kibir; gerçekte doğruluğunu bilmediğiniz bir şeyi yüzde yüz doğruymuş gibi savunma eğilimidir.
Kitap genel anlamda hep planlı, programlı olmayı ve eyleme geçmenin önemini vurgulamaktadır. Kendimizle yüzleşme cesareti gösterebildiğimiz oranda başarıyı yakalayabiliriz. Zihin bazen bize oyun yapabilir. Bunun için zihnimizi de iyi tanımamız gerekmektedir.
Zihnin üç işlevi;
Düşünme; Dünyayı anlamamızı sağlar.
Hissetme; Nasıl olduğumuzu bildirir.
İsteme; harekete geçmemizi sağlar.
Kitabın okurken bana kattığı en önemli değerlerden birisi düşüncelerimle, zayıflıklarımla beni yüzleştirmesiydi.
İnsan, kendisini yenen düşünceyi yenmek zorundadır. Bu İslam düşüncesinde Hz. Muhammed’in (a.s) büyük Cihat olarak değerlendirdiği nefisle cihattır. İnsan nefsini yenebildiği oranda olgunlaşma sürecine girmiş demektir.
Bu yaklaşım insanın değişiminin kendisinde olduğu kadar kendisiyle mücadeleden geçtiğini de belirtmektedir.
Düşünmeyi merkeze alan kitap düşünme eylemiyle ilgili tespitlerde de bulunur.
Her düşünme eylemi; 1- Amaç taşır.
2- Sorulara yanıt arar. 3- Bilgiyi kullanır. 4- Kavramlara dayanır. 5- Çıkarımlarda bulunur. 6- Varsayımlardan yola çıkar. 7- Sonuç ortaya koyar. 8-Bir bakış açısı içerir.
Kitapla ilgili çok daha derin değerlendirmeler yapabilirdim. Ancak her okurun kendisine ayrı bir ufuk açacağına inandığım kitabı okurlarla baş başa bırakmayı daha önemli görüyorum.
Kitaptan vecizeler:
Hırs, güç ve beğenilme arzusunun mutsuzluk getirdiğini bilerek kendinizde bulunan doğal ama zararlı insani istek ve arzuları kontrol edebilirsiniz.
Cehaletimizdeki feraset eksikliği insan zihninin bir parçasıdır.
Sağlam inançlarımız olduğunu iddia etmemize rağmen genellikle inançlarımıza göre yaşama hususunda yeterli çabayı göstermeyiz.


