Toplumun Şiirsel Vicdanı Şair
Şairin şiirinden bağımsız olması düşünülemez. Şair içinde yaşadığı toplumun gerçeklerine sırt çeviremez. toplumdan uzak ütopik duygu ve düşüncelerin esiri olduğunda toplumdan gereken değeri alamadığında kabahati toplumda değil kendinde aramalıdır.
Şair toplumun bir bireyi olduğuna göre toplumun etik, hukuki, inanç ve kültürel yapısına aykırı düşüncelerini kabul ettirmek yerine, topluma yapıcı, önerici ve ideal olanı şiir tekniğiyle üretme yönünü benimsemelidir.
“Üslubu beyan ayniyle insan” olduğuna göre şairin üslubundan zehir değil, bal akmalı, diken yerine güller sunmalı ki şairi toplum benimsesin, önemsesin. Geçmişte ve günümüzde toplumda yer edinmiş şairlerin yaşantısına baktığımızda; “Özü, sözü bir” insanlar oldukları görülecektir. Yaşamı çelişkili, yaptıklarıyla söyledikleri birbirini tutmayan insanlardan iyi bir şair değil, iyi bir “laf ebesi veya kelime cambazı” olabilir, ama şair olamaz.
Şair yazdığı şiirinin izlerini yaşantısında yaşatır. Aynı zamanda gerçek şairin yaşantısı da şiir gibidir. O toplumun ideal olan prototipinin örneğidir. Duygu insanı olması hasebiyle “İnsan sevgisi” maksimum düzeydedir. Ana temlerinden olan insan onun için hizmet edilmesi gereken üstün varlıktır. İnsanın temel duygularını kendi yaşantısıyla şiir diline çeviren şair insanlığın duygu ve düşüncelerini yansıtmaktan haz duyar.

Yazdıklarıyla yaşantısı uyumlu olan şair şiir gibi ahenkli, muhtevalı, kurallı insandır. Bohem hayatı ondan uzak olup, o toplum adamıdır. Topluma bunalım edebiyatı yapmaz, melankolik duygu ve düşünceleri dahi bir ahenk ve kural içinde verir, çözüm önerilerini metaforlarla, imgelerle ya da güzel ifade ve ibarelerle okuyucusuna yansıtır. O en olumsuz durumda bile umuda pencere açan insandır. Zira yazdıklarının temelinde insani değerler vardır. Okuyucusundan gelen, tenkit ve eleştirilere, kızmaz bilakis yapıcı ve önerici olanlarına kulak verip, kendisini geliştirmeye çabalar. Önemser ve dikkate alır, ama asla kişiliğini rencide edecek saldırılara izin vermez. ,onurundan ödün vermez.
O kelimelere aşkla hayat veren olup, yazdıklarında buram buram, yurt, aile, insan, inanç vs. sevgisi kokan insandır. Her ne kadar yazdıkları zaman zaman hayali olsa da mutlaka kelimelerinin ucu hayata basmak zorundadır. Bilindiği gibi yaradılış gayesi başıboş deli saçması gibi her şeyi saçmalamak değildir. Duygu ve düşünceyle saçmayı ayıran insandır. Toplumdan soyutlanmak idealist bir şaire göre değildir. O yaşadığı toplumun strüktürüne aykırı olamaz, aykırı olursa tutunamaz. Benimsenmez.
Şair şiir gibidir derken, Şunu açıklıkla vurgulamak isterim ki; şairde şiir gibi özgün olmalı, başkasının gölgesinde kalırsa, kuru taklitten öteye gidemez. Kısa sürede de kaybolur gider. Şair ucuz şöhret peşinde olmayıp, O kalıcı ve iz bırakan niteliklerin aşığıdır.
Bir üçgenin iç açılarına veya köşelerine benzetirsek; şair,şiir ve toplum iç içe girmek ve birbirini tamamlamak zorundadır. Şair şiirinden veya toplumdan bağımsız olamaz. Bağımsız olduğunda içe kapanıp bunalım ve melankolinin içerisinde üretemediği gibi ürettikleri de anlaşılmaz söz yerindeyse deli saçması olup toplumca benimsenmez kanısındayız.
Şunu unutmamak lazım ki siyasal gelişmeler, savaşlar, göçler, din ve medeniyet değişiklikleri gibi toplum hayatını derinden etkileyen her şey, şiirde yankı bulmuştur. İnsan ve toplum hayatındaki her değişim şiiri kuşatmış, şiirce kuşatılmıştır.

Konuyu toparlarsak; şiir, toplum sorunlarını dile getirir, bunu yaparken de toplumsal değişime etkide bulunur. Toplumsal değişim ve dönüşümde önemli rol oynar, içinde geliştiği sosyal yapıyı etkiler ve biçimlendirir. Toplumu etkileyen şiir, aynı zamanda toplumdan etkilenir. Sonuçta şiir ve toplum, birbirini etkiler ve geliştirir.
- Şair toplumun sorunlarına kayıtsız kalamaz.
- Bu nedenle edebiyat toplumun ifadesi olduğu gibi şair de toplumun aynasıdır.
- Sosyal hayattan tecrit olmuş bir şairin varlığı mümkün değildir.
- Toplumdan uzaklaşmış bir şairin okunurluğu azalır.
- Aynı zamanda toplumun sorunlarını dile getiren şairin toplum üzerinde bir etkisi söz konusudur.
- Şairlerin görevi sadece düşüncelerini paylaşmak değil aynı zamanda halkın aynası da olabilmektir.
- Şair, vakurdur, omurga sahibidir; adına, sanına gölge düşürebilecek eğriliklerden uzak durur, yolunu düz, yürüyüşünü dik tutar.
- Şairin tüm sezgileri, tüm algılayışları, tüm bakışı şaircedir.

Kısaca dostlarım; Şairlik zor zanaattır, tıpkı şiir gibi, herkes yazmağa kalkar ama tutunanı az ve özdür. Tutunamayanlarının seleksiyona uğraması gayet normaldir. “Rabbim bizleri özü, sözü bir olan, yaşadığı topluma faydalı olan Hak ve halk şairlerinden eylesin”…
SEN ŞAİRSİN
Gecenin ihtişamı düşer şair kalbine,
Yıldızlar şerha şerha, dilekçense Allah’a,
Rahmetler derya deniz yağıyorken yüzbine,
Geceler esin yüklü, çıkmaz mı ki sabaha,
Sen şairsin ay balam! Adını gökler ansın,
Güneş seni kıskansın, yanarsa da ay yansın.
Izdırabın halesi, gamzedeler bağında,
Bir zamanlar inletir, acıyla da ahlıdır.
Kulun duası ayan, rahmet var otağında,
Elbet ufuk açacak, her gece sabahlıdır.
Sen şairsin ay maral! Adını gökler ansın,
Yıldız seni kıskansın, yanarsa da gün yansın.
Nefesin şiir kokar, asuman sana bakar,
Bahar bakışlı gözün, karakıştan çıkmaz mı?
Dudakların şelale, içinden güller akar,
Tabiat uyanırken, miskinliği yıkmaz mı?
Sen şairsin ay gülüm! Adını gökler ansın,
Bülbül seni kıskansın, yanarsa da gül yansın.
Aydınlık sabahlara işaret mi sözlerin?
Münevver gözlerinle, ne de güzel bakarsın,
Sevda pusulasına rotalı mı izlerin?
Kutuplar seni bulsun, ulviliğe çıkarsın,
Sen şairsin ay günüm! Adını gökler ansın,
Kutup seni kıskansın, yanarsa da çöl yansın.
Hayaline sınır yok, sen devlerden bir devsin,
Dağın yükü çok olur, gelsin sana yüklensin,
Gözyaşlarına muhtaç, dereler seni övsün,
Gönlünün muhabbeti ummana sürüklensin.
Sen şairsin ay canım! Adını gökler ansın,
Canan seni kıskansın, yanarsa da can yansın.
Yıllar sana ne yapsın, sevdanın sarmalında?
Âşıklar ölmez canım! Aşkın seni yaşatır,
Her gül sevdalar açar, yeşilinde alında,
Senin aşkın uhrevi, kâinatı kuşatır,
Sen şairsin ay aşkım! Adını gökler ansın,
O yar seni kıskansın, yanarsa da aşk yansın
Tarık TORUN



Çok farklı bakış açısıyla güzel tahliller, tebrikler Tarık hoca,