Uçtan Uca Şifrenmiş Öğütler-11

1
GGGGGG

Ölüm bir dalgınlıktır. Bu yüzden en dalgın olanlar ölülerdir. Ölülere itinayla talkın verilmesi bundandır belki de. Gemiler denize emanettir, kuşlar dallara, kar dağlara. Çiçekler bahara emanettir, çocuklar umuda. İnsan yaşarken dört duvara emanettir, ölünce dört tuğlaya.

‘Kimsenin baharında gözüm yoktu niye kıydılar ki çiçeklerime’ diyen birinin ahını almayın. Adı geçenin adı geçmişse hakkı da geçmiştir. Adı geçsin ama ahı kalmasın sizde hiçbir kimsenin. Kalbinizi meşgul eden şey aynı zamanda meşru olmayan bir işgal suçu işlemiştir.  

İnsanı insanla toplayınca çoğalıyor insan da insanı insandan çıkarınca insan kalmıyor insandan geriye. İnsan insanla bölünmez, bölünse de bölüm ile bölenin çarpımına kalanı eklemekle bölünen bulunmaz. Çünkü insan asal sayı gibidir bire ve kendisinden başkasına bölünmez. İnsan eksilir ama bölünmez.

Ayraçlardan bir dağ büyüyor dünya ile aranda. İsmin “den” halinden hallice mi ki halin, dolaylı tümleci oluyorsun yüzüne çarpan her cümlenin. Kalbinle gökyüzü arasında kalan boşluğa sığmayan kaç sır taşıyabilirsin göğsünün ortasında? Yaşamayı sökersin, içinde ne olduğunu görmek için ama karmaşık bir makine gibi bir daha toparlayamazsın. Sen en iyisi okumayı sökmeye bak onu, bir paleografi metni gibi.  

Hangi köprüden geçtiysen ona çürük raporu verir mühendisler. Köprüler senden önce mi çürüktü yoksa sen geçince mi yıkılmıştı o köprüler sorusu ile geçer ömrün.  Sesin ki perdeler kapatır çağlar açar ama yine de duyuramazsın sesini en yakınında olana.

Kavuşmak için ölmen gerek biliyorsun. Ama sen; kavuşmak ölmek midir köprüsü ile ölmek kavuşmak mıdır uçurumu arasında bocalıyorsun. Ölüm ise ölmenin kavuşmaya, kavuşmanın ölmeye muhtaç olduğu yerde sabırla bekliyor seni. Yol bitiyor sen gidince, uçurum senden sonrası.

Hiçbirimizi utandırmaya yetmez kral çıplak sözünden çok yalın olan gerçek. İş kazası değil bu, ilk taşı kim atacak kavgası. Yakasından tutmadığın hiçbir gömleğin alacağı yok sende. Müptela, haberi değil mübtedasıdır bir isim cümlesinin. Hangi sendir senden önce giden coşkun bir ırmağın peşi sıra? Kalbinle aran nasıl bu aralar, sen ondan haber ver.

Dünyanın en hüzünlü şiiridir serin servilerin sonundaki taş masa. Hangimiz ilk cildindeyiz ki hayatın? Tahta kutular biriktirir insan, rahat etmek için ömrünün sonunda. Bilmez ki tek bir ahşap kutu yetecek ona, dünyanın bütün kutuları onun olsa da.

Devam edecek…

About The Author

1 thought on “Uçtan Uca Şifrenmiş Öğütler-11

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir