Cevat AKKANAT’ın Şiirleri Üzerine (Bir Eleştirel Dipnot)-5

3
cevat

Cevat Akkanat’ın Sen Bir Sevda Ağacısın Türküler Büyütür Yüzün’ adlı şiir kitabında 39 şiir var. Bu şiirler 1983-2000 yılları arasında yazılmış. Kitabın ilk baskıdan sonra ikinci kez, 2021 Aralığında basıldığını söyleyelim. Geçen zaman içinde bazı şiirleri yeniden düzenleme ihtiyacı duymuş şair, bazı şiirleri çıkarmış ve kitaba yeni bazı şiirler eklemiş. Bu şiirlerin, şairin 20’li yaşlarından itibaren olgunluk dönemine uzanan lirik bir çizgiye hizalandığı söylenebilir. Kitabın başına aldığı ve karısı olarak düşlediği kadına adadığı 1984 doğumlu kısa lirik parçadan itibaren başlayan bu duygusal çizginin taşıdığı yoğun duygular, şairin kişisel tarihine sıkıca eklemlenmiş olarak işlenmiştir. Açık, duru bir söyleyişi var bu şiirlerin, öyle ki altında başka bir anlamın yattığını düşündüren dizeleri yok gibidir. Şiirin söylediği şey, tam da söylemek istediği şeydir. Varoluşunu aşkla kanıtlamaya çalışan bir gencin tipik söylemi, kendini her şeyle eşitleme, giderek eşleştirme dediğimiz pathosçu bir retorikle yüklüdür. Akkanat konuşmasını inanılır kılma adına duygusal planda elinden geleni yapmış görünüyor. İş yaşama aşkıyla sevdiceğini eşitlemeye varıp dayanınca abartılı söylem de neredeyse kaçınılmaz olur. Bana öyle geliyor ki iyi bir lirik parça, duyguların neden ve sonuçlarıyla birlikte objektif analizinden doğar. Nihayet bu analizle gelen sonuç yine sizin kendi duygularınız ya da tasarımlarınızdır fakat sonuç herkesi ilgilendirecek kadar kıymetli ve evrensel nitelikler taşır. Duygusal verilerin herkesi ilgilendiren nitelikleriyle derinlik kazanan bir lirik parçanın vaat ettiği var oluş neşesi, sadece kişisel değil fakat aynı anda tarihsel bir neşedir.

İlk gençliğin getirdiği tutkuyla yazan Akkanat biraz betimleme ve çokça serimleme yapmakla yetinmiş, şiirini belli bir amaca yönelik olarak tüm zamanların en cazip kelimesi olan aşkla ödevlendirmiş ve bu yoldan yârin koynuna giriş imkânlarını yoklamıştır. Avazı çıktığı kadar aşk vaazı verir gibi konuşmuştur. Bu esrik konuşmaya kişileştirme tekniği üzerinden doğayı da dâhil etmiştir. Fırsat buldukça duygularını içinde yaşadığı ülkeyle bütünlemiş, gerek gördükçe geçmişe dönük anıları güncellemiş, hatta yazmakta olduğu şiirini bile araçsallaştırmaktan çekinmemiştir. Şiir hesabına bunun faturası abartılı romantizmin dayattığı denetlenmemiş imajlardır. Bence kitabın son kısmında yer alan ve 90’lı yılların sonlarına doğru tarihlenen bilgece ikilikleri ve eski şiirin rüzgârıyla gelen, türkülerin esinlendirdiği diri dörtlükleri bir yana koyarsak, aşk adına pragmatist duyguların baskısıyla şekillenmiş bir toplam olarak değerlendirilebilir ‘sen bir sevda ağacısın türküler büyütür yüzün’

Bana öyle geliyor ki dünkü sesten esin aldığı kısımlarda daha etkili konuşuyor Akkanat.

Bu toplamın içinde beni en çok etkileyen, maziden doğan güzelliğin sesini atiye doğru aşkla yankılayan çağdaş bir gazelden aldığım birkaç kesitle yazımıza nihayet verelim:

*

‘gir şehrime güzelim perşembeyi karşıla

bir bayram arefesi neş’esini karşıla

*

var mıdır adresin senin peki denen ülkede

muradımız sensin elbet yatak yorgan karşıla’

*

‘bir ıssızlık türküsü bitmez bir dağ havası kalır

Kalsın çün giderim pazara çocuklar beni çağırır’

Şairin bütün şiirlerini okumak için şu linki tıklayabilirsiniz:

https://www.kitapyurdu.com/yazar/cevat-akkanat/4000.html

Bu Yazı Ali CELEP Tarafından yazılmış olup, HABER EDEBİYAT (Edebiyat-Eleştiri-Düşünce) Sanal Dergisinden Alınmıştır.

About The Author

3 thoughts on “Cevat AKKANAT’ın Şiirleri Üzerine (Bir Eleştirel Dipnot)-5

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir