Bayburt Baksı (Bayraktar) Köyü Monografyası ve Müzesi

1
baksi-muzesi-80-bin-ziyaretciyi-agirlamayi-hazirlaniyor-6391

Karadeniz Bölgesinin Doğu Karadeniz bölümünde bulunan Bayburt merkeze bağlı 45 km. mesafedeki bir köydür. Çoruh vadisine bakan bir yamaçta kurulu olup Doğu Karadeniz dağlarının güneye bakan kısmındadır.

Altmışlı yıllara kadar Erzurum’un İspir ilçesine bağlıydı. İçişleri Bakanlığının yaptığı düzenlemeyle Bayburt’a bağlanmıştır. Doğuda Bayburt – Erzurum – Rize sınırında bulunur.

Köyün tarihi: Köyün çok eskiye dayanan bir tarihi vardır. Köyün eski isminden anlaşılacağı üzere Baksı; Kırgız Türkçesinde Şaman anlamına gelir. Bu tezi destekleyen köyün Ay Yokuş denilen kesiminde bulunan ahlât ağacının adak ağacı olarak kullanılması ve üzerine çeşitli iplerin, çaputların bağlanması ve çeşitli gelenek ve göreneklerin eski Türk geleneklerinin özelliklerine benzerlik göstermesidir. Bir rivayete göre de köyün su kaynaklarının bol olmasından dolayı köyün ilk kurucuları tarafından “bak su” denilmiş sonradan bu kelime Baksı’ya dönüşmüştür. Köyün yeni ve güzel bir camisi mevcuttur. Köyün okulunda I.kademe eğitimi yapılmaktadır. II. kademe için il merkezine öğrenciler gitmektedir.

Köyün coğrafi yapısı: Yer şekilleri dağınık olup küçük küçük ova, plato, derin vadiler ve dağlardan oluşmaktadır. İklimi, Karadeniz iklimiyle karasal iklim arasındadır. Su kaynakları bakımından zengin olan köyün kuzeyinden Çoruh, doğusundan Çoruh’a katılan çay denilen (Değirmen Deresi) küçük akarsular akmaktadır. Ayrıca köyün su ihtiyacını karşılayan “Dört göz” denilen su kaynağı da önemlidir. Yine doğal kaynak suyu ayarında olan sular köyün güneyinde bulunan meşelik denilen alanda mevcuttur. Bitki örtüsü çalılık, fundalık, meşelik, antropojen bozkır (ormanların yok edilmesiyle oluşan çalılık ve ot topluluğu) ve doğal otlardan oluşmuştur. Köyün üst kesimleri yayla özelliği gösterir. Özellikle bahar aylarında köyün doğal manzarasına doyum olmaz.

Köyün ekonomisi: Tarım, hayvancık ve bahçeciliğe dayalı olup son yıllarda bu sektörler sürekli gerilemiştir. Gençler dışarı gidip çalışarak geçimlerini sağlamaktadır. Hayvancılık sürekli gerilemiş önceden iki binin üzerinde olan hayvan varlığı bugün çok azalmıştır. Arazi ise önceden ekilirken şimdi çok az ekilmektedir. Ekilmeyen boş alanlar bugün hayvanlara yem alanı olarak kullanılmaktadır. Ne yazık ki bugün tahıl dışında hemen hemen her şey şehirden temin edilmektedir. Köyde üretilen hiçbir şey dışarıya satılmıyor. Köyün gençleri büyük şehirlere ve yurt dışına çalışmaya gitmektedirler.

Köyün ulaşımı: Her gün Bayburt’a minibüs gitmektedir. Yine şehre giden traktörler, kamyonlar ve otomobiller de mevcuttur. İspir –Bayburt karayolu köyün kuzeyinden geçer.

Köyün Altyapısı: Elektrik ve telefon mevcut olup köyün dışarıyla bağlantısı vardır. Köyde sağlık ocağı ve kanalizasyon mevcuttur.  

Köyün nüfusu ve yerleşimi: Sürekli göç veren bir köydür. Özellikle Çorum, Ankara, Eskişehir, Bursa, İstanbul, Samsun, Rize, Erzurum başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli yerlerine göç vermektedir. Bugün Çorum ve Ankara’da yaşayan bu köyün, köylü sayısı mevcut köyden daha fazladır. Bu insanların köyleriyle bağlantıları sürmektedir. Köyde yaklaşık 80 hane bulunmakta olup nüfusu 300–400 arası değişmektedir.

Taş ve ahşap malzemenin kullanıldığı konutların yanında bugün modern evler bulunmaktadır.

 

Müzeli Köy: Köyün kapılarını Türkiye ve dünyaya açan “Baksı Müzesi” olmuştur. Değerli bilim insanı ressam Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın öncülüğü ve özverileriyle hayata geçirilmiştir. İleriye yönelik köye kültürel, sosyal ve ekonomik açıdan büyük katkı sağlayacağına inandığımız bu müzeden biraz bahsedelim.

Müze, köye 1.km uzaklıkta Çoruh vadisine bakan muhteşem manzaralı bir tepede kurulmuştur. Müze klasik müze anlayışından daha çok işlevleri olacak biçimde tasarlanmıştır. Köyün göç sorununa bir nebzede olsa derman olacak biçimdedir. Ayrıca yöresel etnografik unsurların kuşaklara aktarımını da sağlayacaktır. Müze bu anlayışla yapılmıştır. Müze mimarisiyle de yöresellikle birlikte doğal ortama uyumlu biçimde yapılmıştır. Yörenin sert kış iklim şartlarına uyumlu planlanmıştır. Bu yönüyle müze mimari açıdan özgünlük göstermektedir. Müze işlevleri açısından önemli bir konuma sahiptir. Bu ödüllü müze çeşitli bölümlerden oluşmaktadır. Bu bölümler kısaca şunlardır.

1.Sürekli sergileme bölümü: çeşitli ürünlerin sürekli sergilendiği alandır.

 2.Dönemsel sergi mekânları: çağdaş dünya ve günümüz çalışmalarının zaman zaman sergilendiği alandır. Çeşitli sanatçıların eserleri, resim heykel gibi.

3.Toplantı Salonu: Çeşitli programların yapılacağı salondur. Konferans, seminer vs.

4.Kütüphane ve yönetim: Çeşitli kültürel yayınların bulunduğu ve yönetim alanıdır. Türkiye’nin her tarafından gelen kitaplar bu kütüphanede bulunmaktadır.

5.Konuk evler: Özellikle köye 45 km. uzaklıkta bulanan Bayburt ilinden yerel yönetimce yaz mevsiminde her gün ücretsiz otobüslerle gelen misafirler ücretsiz bu konukevinde kalabilir. Türk misafirperverliğinin en güzel örneğini yaşayabilirler. Burası gelen konukların ağırlanacağı, mekânlardan oluşmaktadır.

6.Etnoğrafik müze: Çeşitli etnografik ürünlerin sergilendiği önemli bir alandır.  Yöresel dokuma tezgahlarında dokunan ehramlar (hanımların üzerine örtüğü örtü, çarşaf gibi dokuma)

Kısaca ana birimleri bu şekilde olan müze değerli bilim insanı ressam Prof. Dr. Hüsamettin koçan beyefendinin köyüne bir vefa borcu ve kalıcı iz bırakacak eşsiz eserdir. Köydeki kadınlarda müzede bulunan tezgahlarda ehram dokuyarak ekonomik kazanç sağlamaktadırlar. Bu sayede göçün önüne geçilmeye çalışılıyor.

Baksı Müzesi, Avrupa Parlamenterler Meclisi himayesinde verilen “2014 Yılı Avrupa Konseyi Müze Ödülü” nü almıştır. Müze yurt içi ve yurt dışından binlerce insan tarafından ziyaret edilmektedir.

Bir gün yolunuz buraya düşerse; Muhteşem Çoruh vadisi manzaralı bu müzeyi mutlaka ziyaret etmenizi öneririz. Bayburt il merkezine bağlı olan Bayraktar köyü (Baksı) Türkiye’de bir ilke örnek olmuştur. Bu örnek köye kurulan müzedir. Bu projeyi hayata geçiren değerli bilim-sanat adamı Prof. Dr. Hüsamettin Koçan bu köyde doğmuştur. Ayrıca bende bu köyde doğup, büyüyüp ne yazık ki göçmen kuş misali göç eden birisi olarak bu köylü olmaktan gurur duymaktayım. Duygularımı şiir diliyle sizlerle paylaşmak isterim.

 

MÜZELİ KÖY

“Saygıdeğer; Bilim adamı Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’a ithafen”

Doğu Karadeniz’in engin eteklerinde,
Anzer’e bal taşıyan arı peteklerinde,
Dumanlı yaylaların sarıçiçeklerinde,
Değirmen Deresi’nin al kelebeklerinde,
Umudun çiçekleri yaşar bebeklerinde,
Bir sevdanın güneşi doğar yüreklerinde,
Soğanlıyla Mescit’in engin eteklerinde,

Çoruh’un kenarında, bir köy vardır müzeli,
Bayraktar’dır köyümüz çiçeklerle bezeli,

Gecenin gizemiyle ay doğar yokuşuna,
Çoruh’un çağıltısı, karışır yaz kışına,
Karanlık gecelerde yıldız yağar başına,
Mücevherler denk gelmez kaledeki taşına,
Kuşburnu çiçekleri, kâküllerle kaşına,
Çoruh da balığına Meşe’deki kuşuna,
Bulutlar perde perde ay doğar yokuşuna,

Mehtaplı gecelerde, bir köy vardır müzeli,
Ayın haleleriyle, sanki dünya güzeli.

Elvan elvan çiçekler “Büyük Armudun Düzü”
Hele bir görmelisin, som altın olur güzü,
Kevser sular fışkıran doğal kaynak “Dört Göz”ü,
Dedem Korkut masalı burada söyler sözü,
Göklerden rahmet iner, neşe saçar yeryüzü,
Bereketin bol eli sarar gece gündüzü
Buğdaylar başağında “Büyük Armudun Düzü”

Dumanlı yaylalarda, bir köy vardır müzeli,
Küp kıran sularıyla her tarafı gözeli,

Karakış ortasında özlem tutar dumanı,
Dedem zemheri için saklamıştı samanı,
Yaban kavaklarından öğrenirsin zamanı,
Bir zamanlar babam da sallıyordu tırpanı,
Çimenli yaylalarda koyun kuzu çobanı,
Hacı Pahar Yalı’nda içerdik buz ayranı,
Şimdi hayalimizde özlem tutar dumanı,

Papatya tarlasında bir köy vardır müzeli,
Gurbete göz kırpıyor yetmiş-seksen haneli,

Gül kokulu bostanlar değerken ellerine,
Reyhanın ıtırları yayılır yellerine,
Gelincik tarlaları al beyaz güllerine,
Su sesi, kaval sesi türküler dillerine,
Alın teri akarken Çoruh’un sellerine,
Hasretlik yüklenirken telgraf tellerine,
Çiçek yüklü baharlar değerken ellerine,

İspir-Bayburt arası bir köy vardır müzeli,
Tarihi geçmişiyle “Baksı” adı Türkeli,

Yağız atlar kişnerken yiğitler toprağında,
Çilli horozlar öter sabahın şafağında,
Sürü sürü hayvanlar yayılır otlağında,
Köyümün renkleri var çıkan gök kuşağında,
Gelin yüzlü papatya salınır duvağında,
Sevda tüten maniler okunur dudağında,
Vatanına can veren yiğitler toprağında,

Doğu Karadeniz’de bir köy vardır müzeli,
Çayır çimen içinde üst tarafı meşeli,

Ardıçlı dağlarından sevda siner ormana,
Tan atan şafağında nurlar akar mekâna,
Baksı’da doğan güneş huzur verir insana,
Gül açan tomurcuklar dönüşür gülistana,
Mest olur insanoğlu tefekkürlü vicdana,
Bu peyzajdan habersiz yazık geçen zamana,
Bin bir vefa borçluyuz, Hüsamettin Koçan’a
Bulutlu derelerden sevda siner ormana,

Dağların ortasında, bir köy vardır müzeli,
Sevdası yüreklerde, gönlümüzün özeli,

About The Author

1 thought on “Bayburt Baksı (Bayraktar) Köyü Monografyası ve Müzesi

  1. VAY BE! NE ACAİP KÖY ÇOK MERAK ETTİM YAZARDA ORALIYMIŞ. GİDECEĞİM İNŞALLAH.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir