Tuğçe

Saygıdeğer arkadaşlar! Bu hafta yayın dünyasına çıkan kitaplardan sizlere bir seçki yaptık, umarım beğenirsiniz, iyi okumalar.

BOŞ TABAK
(Tuğçe Çakır)

Tuğçe Çakır’ın Timaş Yayınları’ndan çıkan romanı Boş Tabak, Zehra adlı genç bir kızın ailesiyle yediği akşam yemeği üzerinden derin bir hesaplaşmayı merkeze alıyor. Zehra, sofraya getirdiği “Aile Sohbet Kartları” aracılığıyla annesi, babası ve kardeşiyle yıllardır süregelen sessizliği bozmayı, aile içindeki duygusal kopuklukları onarmayı dener. O akşam yemekte konuşulanları da masaya koyduğu ses kayıt cihazıyla kaydeder. Bu sıradan akşam, soruların giderek derinleştiği, bastırılmış duyguların yüzeye çıktığı bir yüzleşmeye dönüşür. Zehra’nın çocukluk yaraları, geçmişten taşıdığı yalnızlık hissi ve Arel ile ilişkisinde yaşadığı güvensizlikler; boş tabak metaforu etrafında katman katman açılır. Zehra’nın masaya koyduğu ses kayıt cihazı, o akşamın tanığı gibi her şeyi kaydeder; ancak romanın sonunda Zehra kaydı dinlediğinde yalnızca çatal bıçak sesleri duyar. Boş Tabak, bir akşam yemeğinin sıradanlığından yola çıkarak iletişimsizlik, aidiyet ve geçmişin bugünkü ilişkiler üzerindeki izlerini etkileyici bir biçimde ortaya koyuyor.

 

KELİMELER VE RESİMLER
(Orhan Pamuk)

Orhan Pamuk, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan yeni kitabında askerlik günlerini, ilk kitabını yayımlama zorluklarını bu kitap için kaleme aldığı yazılarla ilk defa anlatıyor. Masumiyet Müzesi’ne ayrılmış özel bir bölümde Pamuk müze ve romanın ilk fikrini nasıl bulduğunu, nasıl geliştirdiğini, müzeyi nasıl yaptığını hikâye ediyor ve bütün dünyada ilgiyle izlenen Masumiyet Müzesi dizisini kahramanlar ve oyuncular üzerinden tartışıyor. Pamuk hayatının iki büyük tutkusu yazmak ve resmetmek arasında geçen günlerini, düşüncelerini kendi özel üslubuyla anlatırken daha önceden Türkiye ve dünya dergilerine yazdığı yazılarına elinizdeki kitabın bütünlüğü için eklemeler yaptı, bazılarını yeniden kaleme aldı ve arşivinden ilk defa yayımlanan pek çok eski fotoğraf ve resimle metni zenginleştirdi. Columbia Üniversitesi’ndeki hocalığından Cannes Film Festivali’ndeki jüri üyeliğine, Türkiye’nin ilk kadın hukuk profesörü, teyzesi Türkân Rado’dan babası Gündüz Pamuk’un Genel Müdürü olduğu Aygaz hatıralarına uzanan Kelimeler ve Resimler’de Pamuk’un arkadaşlık ettiği Ara Güler, Umberto Eco, Paul Auster ve Anselm Kiefer gibi yazar ve sanatçılar hakkında içtenlikle kaleme alınmış yazıları da var.

KIRINTILAR
(Zülal Şişmanoğlu)

29 Aralık 2025 tarihinde hayata veda eden Beykoz’un “Zülâl Hocası” Zülal Şişmanoğlu’nun 1961 yılında İzmir Kız Lisesi’nde henüz öğrenciyken kendi imkânlarıyla yayımladığı şiir kitabı Kırıntılar, 65 yıl sonra yeni okurlarıyla buluşuyor. Toplam 38 şiirden oluşan kitapta yalnızca genç bir kızın aşklarını, hayal kırıklıklarını ve özlemlerini değil; aynı zamanda dönemin şiir iklimini de görmek mümkün. Garip hareketinin izlerini taşıyan bu şiirler, gündelik hayatın içinden konuşan yalın dili, yağmurları, sokakları ve yalnız insanlarıyla dikkat çekiyor. En çok da, henüz on yedi yaşındaki bir genç kadının dünyaya karşı duyduğu derin merakı ve kırılganlığı hissettiriyor. Kırıntılar, bugün sadece bir şiir kitabı değil; Zülal Hoca’nın, edebiyata, hayata şiirlerle bıraktığı zarif bir iz.

MARZAHN, SEVGİLİM
(Katja Oskamp)

Yazarlığa ara verip Almanya Marzahn’da ayak bakım uzmanı olarak çalışmaya başlayan Katja Oskamp’ın sıradan görünen hayatların içindeki mizahı, kırılganlığı ve dayanışmayı anlattığı sıcacık kitabı Marzahn, Sevgilim: Bir Ayak Bakım Uzmanından Hikâyeler, Can Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı. Müşterilerini ve iş arkadaşlarını gözlemleyen, onların hikâyelerini empati ve merakla dinleyen Oskamp sonunda Marzahn sakinlerine bu kısmen anı, kısmen kolektif tarih niteliğindeki “aşk mektubu”nu yazar. Hiçbir şeyin ve hiç kimsenin ruh halini bozmasına izin vermeyen nüktedan Bayan Frenzel’den depresif Bay Hübner’e, seksen yaşında hâlâ her işi kendi başına yapan göçmen Gerlinde Bonkat’tan, daha ölmeden kendi cenazesi için müzik seçen tatlı Bayan Guse’ye kadar bambaşka hayatlara dalan Marzahn, Sevgilim: Bir Ayak Bakım Uzmanından Hikâyeler bağ kurmanın değerine dair etkileyici bir eser. Kitap Katja Oskamp’a 2023 Uluslararası Dublin Edebiyat Ödülü’nü kazandırdı.

ALEXANDER GRAHAM BELL
(Naomi Pasachoff)

VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Naomi Pasachoff’un kaleme aldığı “Alexander Graham Bell” adlı kitabı okurlarla buluşturdu. Pasachoff, bu kapsamlı biyografide çok yönlü bir bilim insanı ve mucit olan Bell’in yaşamına ve yaşadığı döneme ışık tutuyor. Kitap; Bell’in kardeşlerinin trajik ölümlerinden ailesinin Londra’dan Kanada’ya göç edişine, Boston’daki öğretmenlik yıllarından kayınpederi Gardiner Hubbard ile tanışmasına kadar birçok önemli dönüm noktasını ele alıyor. Konuşma terapisti bir baba ve işitme engelli bir annenin oğlu olan Bell’in, sesi iletme teknolojileri ve havacılık alanındaki çalışmaları da kitapta geniş yer buluyor. Başta telefon olmak üzere geliştirdiği çığır açıcı icatlar modern çağın en dönüştürücü buluşları arasında kabul edilse de Bell, işitme engellilerle yürüttüğü çalışmaları ve iletişimi kolaylaştıracak araçlar geliştirmeyi hayatının en önemli uğraşı olarak görüyordu. Pasachoff ayrıca, Bell’in Elisha Gray ile yaşadığı patent rekabeti gibi tartışmalı başlıklara da dikkatle eğiliyor.

Bu yazı HABERTÜRK Gazetesinin Sanal’ından alınarak tarafımızca (Tarık TORUN) yayınlanmıştır.

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir