Sen aşkı bilmezsin….
Bu öyle bir şey, öyle bir derin acı,
Yürekten bir yanış ki
Göz hiç bir şeyi görmez ,
kalp ise hiç bir kötü his, hissedemez.
Kalbinin ortasından kesileceğini bilsen
yine yürek, aşkına kurban olur.
Zerre kötülük, kötü bir his,
Bir şüphe duymaz …
ruhunu sevgiliye teslim eder…
Mevtanın gassala tesliminden de kutsal.
Çünkü mevtanın çaresi yoktur
Ama maşukun imkanı vardır …
Ruh gönülden maşukuna mevta olur.
O yüzden sevgilinin kılına zarar gelsin istemez
Ve der ki bu kol Leyla’nın kolu
Nasıl keserim..
Hz Ali’nin bu manadaki teslim oluşu da dillere destandır.
“Der ki bırakın Resulullah’a bir şey olmasını , onun kılına zarar gelirse ben canımı veririm..”
Ne büyük teslimiyet ne kutsal bir aşk..
Aşk böyle olmalı
Sahte dokunuşlar, yalan yazılar, ten severliği değil
Günümüzde ki gibi
Bir bakış, iki flört ve havadan uçan ,
Gösterişli hediyeler le değil..
Canı pahasına. Ruhunu ömrünü adayan
Bir ömür uzak olsa da kalp telleriyle
hep onu hisseden
Bir ömür hasretini Yakup gibi kalbine akıtan
Yusuf gibi kör kuyulara razı olan
Çok yüce bir sevda yüce bir gönül..
Akif’in dediği gibi
Bırakın,
ben yalnız ağlayayım…
Kâni Ayvaz, 1970 yılında Trabzon’un Akçaabat ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Akçaabat’ta tamamladıktan sonra yükseköğrenimini Kayseri, Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde 1993 yılında tamamladı. Tasavvuf düşüncesine duyduğu ilgi nedeniyle lisansüstü çalışmalarını bu alanda sürdüren Ayvaz, 1996 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Sufî Antropoloji Açısından İnsan” başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamladı.
İlgi alanları zamanla insan psikolojisi, manevî gelişim ve tasavvuf psikolojisi yönünde derinleşen Ayvaz, bu doğrultuda ikinci üniversite olarak psikoloji eğitimi aldı ve psikoloji alanında lisans ile yüksek lisansını yaptı. Tasavvuf düşüncesi ve tevhid doktrini üzerine akademik çalışmalarını geliştirmeyi sürdüren Ayvaz, “Herevî’de Nihayet Makamları ve Tevhidin Hakikati” adlı doktora teziyle 2023 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktora derecesi elde etti.
Meslek hayatına Millî Eğitim Bakanlığı’nda başlayan Ayvaz, uzun yıllar öğretmenlik yaptıktan sonra Din Öğretimi Genel Müdürlüğü bünyesinde çeşitli eğitim, organize ve akademik görevlerde bulundu. Bu süreçte sırasıyla Öğretim Programları ve Materyalleri Daire Başkanlığı’nda, Öğrenme Süreçleri ve Sosyal Etkinlikler Daire Başkanlığı’nda ve son olarak da Araştırma-Geliştirme ve Projeler (AR-GE) Daire Başkanlığı’nda koordinatörlük görevlerini yürüttü. Millî Eğitim Bakanlığı’ndaki görev süresi boyunca özellikle din öğretimi, program geliştirme, öğrenme süreçleri ve proje yönetimi alanlarında önemli çalışmalar gerçekleştirdi.
Akademik birikimini üniversite ortamına taşımak üzere Ayvaz, 2025 yılının Ocak ayında Dr. Öğretim Üyesi unvanıyla Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri Bölümü, Tasavvuf Anabilim Dalı’na atandı. Hâlen aynı fakültede görev yapmakta olup tasavvuf tarihi, tasavvuf psikolojisi, tevhid doktrini, manevî gelişim, kişilik ve nefis terbiyesi gibi konularda lisans ve lisansüstü dersler vermektedir.
Akademik üretkenliğini ulusal ve uluslararası çalışmalarla sürdüren Ayvaz’ın çeşitli hakemli dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi, bilimsel toplantılarda sunulmuş bildirileri ve kitap bölümleri bulunmaktadır. Tasavvuf, tevhid düşüncesi ve manevî eğitim alanlarına dair iki müstakil kitabı yayımlanmıştır: Tevhidin Hakikati ve Nihayet Makamları (2024),Tevhidin Tarihî Seyri (2025)
Çalışmalarında tasavvufun birey ve toplum üzerindeki dönüştürücü etkisine odaklanan Ayvaz, araştırmalarını bu çerçevede devam ettirmekte; ilmî birikimini hem akademik çevreyle hem de toplumla paylaşmayı sürdürmektedir. Yazar İngilizce ve Arapça bilmekte olup üç çocuk babasıdır.