Hesap, Keser ve Liyakat
Liyakat sokağına uğramayan zevat
Çıkmaz sokaklara dayadılar merdiven
Yalaka troller el pençe, huzurda revan
Fır döner taklacı kuşlar, ayaklarında potin
Emir eri dergâh, huşu, bin bir para
Her işte mahir, kaçmaz elinden bir iş
Liyakat sokağına uğramayan zevat
Gelincik tarlasında bir ahi
Görünmez eller mahir, iş başında
Toprak uyku modunda, sessiz
Kuşlar konmuyor telgrafın tellerine
Uzaktan gelmez haber, sukut
Kimi kimsesi olmayan darda biçare
Gelincik tarlasında bir ahi
Her hesap bir keser dönüp durur
Dal budak sallanır bir ihale bir nebze şerbet
Adaletin terazisinde yetişir gülücükler
Yüreğinizde sevgi izi kalbinde merhamet
Bir bir çekilmiş kahve taneleri
İroni damarlarında dolaşır
Bu gün nasıl dönsem köşeyi
Bir koyup on almak olmadı yüz
Her hesap bir keser döner durur
Çalışmak üretmek çetin bir sınav bilir
En kolay kandırmak, en azından yalan
Çaba ile alın teri hak getire
Ast üst ilişkileri şahane
Atadan kalma değerler birer engel
Müteahhitlik, baldan kaymak
Yorulmadan el ayak oyunları pür telaş
Kim, kimler için değer mi ki
Hak etmek için hak harcanır
Çalışmak üretmek çetin bir sınav bilir
Yıkılası düzen mertek dayamış yükseğe
İltimas bayrağını dalgalandırır
Yakamoz diye sahte gülücükler satar
Kalburüstü süngüler hep çaresize dönük
Devran döner elbet bir gün
Adalet çıraları yanar, derbeder akşamlarda
Sinsi oyunlar çelik çomakta
Fır döner gözleri metafor akşamında
Kopyalanmış kimlikler ellerde, dillerde
Kim kimin için bütün bunlar
Hakikat sokağına uğramaz zevat



Kaleminize sağlık güzel bir yazı hatıralarla dolu dolu.