gidenler

Vedalar hep zordur ya hani;

Kelimeleriniz yetmez gönlünüzün hüznünü taşımaya,

İşte o zaman gözleriniz bırakıverir yükünü kâğıda…

 

İnsan bulunduğu yere mana katar, güç verir bazen bir tebessümü, bazen bir duruşu, prensipleri, derdi, gayreti, ihlası ile…

Söz tesirini söyleyenin makamından değil, geldiği kalbin makamından alır. Her şey emanettir insana. Makamlar da… Gücünü makamdan alanlar değil bulunduğu makama güç katanlar hayırla yâd edilir. Kaç gönle dokunduğumuz, kaç derde derman olduğumuz, kaç yeniliğe adım attığımızdır bizi unutulmaz yapacak olan. Bir işin kaderi onu yapan kişinin kalbinin kaderi ile aynı istikamettedir. Güzel işler güzel niyetlerin neticesinde ortaya çıkar.

Görev yaptığım kurumun üçüncü katına her çıktığımda geçmişten bugüne kadar görev yapan genel müdürlerin fotoğraflarının asılı olduğu duvara bir bakarım. Bir şey etkiler ruhumu. Sanki bir yazının kelimeleri asılı gibi bir hisse kapılırım. Hangisi kaç yıl görev yaptı. Buralara neler kattı ve nasıl anılırlar. Nasıl anıldığımız dışında hepsi duvarda asılı fotoğraflar gibi unutulup gitmeye mahkûm. Bir güzel işe atılan imza binlerce insana sunulmuş bir hediyedir aslında. Güzel işler güzel insanlar vesilesiyle çıkar ortaya. Güzel işler güzel insanlarla devam eder. Ulaştığı her yere iz bırakır taşıdığı güzellikten bir parça…

Aile insanın güvenle, huzurla bulunduğu en güzel mekândır. Bu duyguları hissettiği yerler için aile ortamı gibi kavramı kullanılır bu sebeple. Aile olmak demek güven duymak, güven vermek, sevmek, derdine ortak olmak, zor zamanında yanında olmak, başarısında mutlu olmak vb pek çok şeyi beraber yaşamak…

5 yıldır görev yaptığım Din Öğretimi Genel Müdürlüğü bir aile gibiydi bizim için.  Bu yüzden aileden birine veda etmenin ağırlığı çöktü yüreğimize. Yıllarca burada nesil yetiştirme derdiyle gece gündüz demeden emek vermiş bir büyüğümüzden ayrılmanın hüznü sardı hepimizi.

Üniversiteye yerleşmiş bir öğrencinin ailesinden ayrıldığı ilk an gibi hissettim vedalaşma sonrası. İnsanın güzel anılması, sevilmesi, gelişiyle rahmet gidişiyle hüzün bırakması da ne büyük bir nimet değil mi?

“Öyle bir yaşayın ki; insanlar hayatta iken sizi özlesin, öldüğünüzde ise hasret kalsın” sözü geldi aklıma. Ne kadar güzel yaşar, güzel işler yapar, gönüllere hitap edersek o kadar gönüllerde yer ederiz.

Tatlı bir suyun etrafının kalabalıklığı gibi çeker insanları böyle bir gönül makamı…

Nerde hangi görevde olursak olalım değişmeyecek olan altın kurallar şunlar olsa gerek;

Emriniz altındakilerin hukukuna dikkat edin.

Kim bir gönle gönlüyle dokunursa izi kalır…

Rahmetiyle, bereketiyle, lisan-ı haliyle iz bırakanlardan olabilmek duasıyla…

About The Author

1 thought on “Gidenlerin Ardından…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir