Anılarda Kalan Yolculuk; Tren ve İstasyon

0
2596598_0f9772eaefd2987f1f2aed6a98a77f8d

Önce ufukta duman tüter, aheste aheste.

Yeryüzü ile gökyüzü arasında bir baca gibi görünür.

Hareket eden bir baca sonra, sonra bulutlar arasında bir kuğu gibi art arda dizilmiş kara katarlar.

Bir rüzgâr gibi boşluğu yararak yol alır.

Gözleriniz ufukta siyah bir yılanın bulutlarla dansına şahitlik eder.

Bir yılan sessizliğiyle kıvrıla kıvrıla yol alır.

Önce gözleriniz sonra ruhunuz alışır mavi ufukları yararak ilerleyişine…

Duygularınız depreşir. Hayal âlemine bir yolculuk başlar…

Demir raylar üzerinde ahenkle dans başlar, demirin demirle aşkı; ray ve tekerlek. Tekerlek ve ray…

Ray ve tekerlek şıngırtısı; etrafa savrulan kıvılcımlar, içinizde sonsuz bir âlemde, ruhunuzu okşayan bir musikiyle eşlik eder, yolculuğunuza… Çalınan düdükler, şimendiferin çıkardığı ses, orkestrayı tamamlar.

İstasyon şenlenir. Hareket zamanı gelmiştir. Kalabalık birden canlanır.

Mekân birden değişmiştir, hayatınızda; uzaklar yakın, yakınlar uzak oluvermiş, birden. İrkilip sıyrılmak istiyorsunuz, nafile…

Durmadan yol alıyorsunuz. Tekerlek ve rayla bütünleşerek.

Bir bir sayıyorsunuz istasyonları…

Beton yığınlarından uzak bir vaha, sizi kucaklayan kutsal mekânlar gibi.

Rahat bir nefes alıyorsunuz. Bin bir gece masallarındasınız,  sanki… Musiki terennüm etmeye devam ediyor; siz ve kara teren, aşkların en unutulmazı Leyla ile Mecnun’a rahmet okutuyorsunuz.

Aşkın tarifi, sizde vücut buluyor.

Hayatınızın en unutulmaz anlarını yaşarsınız tren yolculuklarında, kavuşmanın ve ûzletin, sevincin ve kederin.

Hasretin kucaklaşmasıdır gar, ana ile evladın.

Baba ile oğlun.

Sevdası dillenir, âşıkların. Bir tren yolculuğunda son bulur, nice hasretler.

Yine son bulur acılar… Ya da yeniden filizlenir, âşıklar…

Destan destan büyür, içinizde büyüttüğünüz, aşk masallarının en nadide eseri trenler.

Ya garlar/istasyonlar… Trenlere kucak açarak, annelik eden garlar/istasyonlar…

Onları anmadan geçmek olur mu?

Sabahın alaca karanlığında büyük bir iştiyakla, bir nazenin gibi, rayların cazibesinden başı dönen lokomotifi kucaklayan ve hasretle bağrına basan garlar…

 

İnsan hayatının dönüm noktaları gibi istasyonlarında dönüm noktaları olmuştur, zaman zaman.

Umutlarını bir başka bahara ısmarlayarak boynu bükük ayrılırlar tren ve gar…

Şehir ve insanlar… İnsanlar ve yolculuklar…

Yeni bir sayfa açılır, hayatında trenle yolculuğun ritmik bakışları arasında. Değerini yitirir, geçmişten geleceğe aktarılan hikâyelerde.

 

Yaşlıların anılarında taptaze birer hikâye olarak yer alır, dededen toruna miras bırakılan.

 

 

 

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir