Garipler

Dert eyledim zalımı bu garip başa,
Her gece sız düştü yorgun gözyaşa.
Sen ol da mazlum âhı almadan yaşa;
İsyan etmiyorum ben, dert eyledim.

Gönlü yaralı kullara baktım yeniden,
Dert içinde derman kaptım yeniden.
Niyetim bozuldu, saptım yeniden;
Düşüp de kaldım, ben dert eyledim.

Zalime sükût, zulüm olur diye;
Mazlumun âhında kahrolur diye,
Nerede varsa kısılmış garibin sesi,
Sızar içe o servet sızı; dert eylerim.

Kapıldı gönül boş hayallere,
Savruldu muhabbet yaban ellere.
Bir dua bıraktım o seherlere;
Kırık kalpli kulları, dert ben eyledim.

Kahır yağsa gökten, rüzgâr savursa,
Bir dost eli tutsa, beni çağırsa;
Yeryüzünde “zulüm!” diye bağırsa,
Sahiplendim onu ben, dert eyledim.

Ben yitikken sende buldum kendimi,
Dert eylerim müminlerin derdini.
Kudretinden şüphem yok hiçbir anım;
Dermanlar sende, ben dert eyledim.

Kimseye güvenip açma bağrını,
Rahman’a ilet sükût ile gönül çağrını.
Tevekkül et, dinsin gönül ağrını;
Unutursam hatırlat, ben dert eyledim.

Bu hayat imtihan yurdu, bir gün bitecek;
İnsan ne ekerse ektiğini biçecek.
Adalet olsun diye âhirete geçecek;
O hesap açık hâlâ ve ben dert eyledim.

About The Author

1 thought on “Bir Garibin Yükü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir