Tarık Kabe Yolları

Yorgun atlar üstünde peygamber âşıkları

Kara gökler katından nur yakarken meşkleri

Ümitle beklenilen nice yıllar ardından

İtibarını alır yüce nebi katından

Kutlu yolun yolcusu içindeki aşk ile

Peygamber âşıkları aşkı gelirken dile

 

Tarihin ihtişamı cezbeden bir coğrafya

Marifet bağlarına açılan sonsuz hülya

Özlemin iştiyakı yakarken kara bağrı

Gel ey! Diyen nidaya uyulan eşsiz çağrı

Sıyrılıp mal, mekândan emre itaat koşu

Peygamber âşıkları dümdüz eder yokuşu

 

Bu öyle bir sevda ki tarifi de imkânsız

Asırların hasreti seni yakalar ansız

Geceler gündüz olur o sevdanın elinde

Rumuzu gül olanın bülbülüyse dilinde

Yoluna canlar feda akın akın akarlar

Peygamber âşıkları aşktan gönül yakarlar

 

Her baharın meltemi hasreti vuslat olan

Kâbe-i Muazzama gözünde sevda dolan

Arafat meydanları kıyamet provası

Mina’ya doğru akın kokar cennet havası

Ravza-i Mutahhara aşk iklimi içinde

Peygamber âşıkları aşkı kendi içinde

 

Dünya denilen oyun kurulan bunca düzen

Bir dervişin aşkıyla denizde gökte yüzen

Bu ne ilk ne de sondur kutlu yola revandır

Başı sonu olmayan arza arşa kervandır

Kürreden zerrelere sarınca her yanını

Peygamber âşıkları kurban sayar canını

 

Gözlerinde ufuklar açmış mavi göklerde

Kanatlanmış simurgun hedefi yüreklerde

Kâinat vecde gelmiş mavera perde perde

Sarı şafak duada huşu açar seherde

Tevhidin ahengiyle aşk badesi içerde

Peygamber âşıkları sevdalanmış her yerde

 

Nur-u Dilara sevda yüreğe dokunanı

Her günün her anında adınla okunanı

Bir hakikat yolunda sabrın daim zirvesi

Aşk ile yükselirken denizlerden nefesi

Karanlıklardan öte aydınlık gündüzleri

Peygamber âşıkları nur saçan o yüzleri

 

Nefis vadilerinden geçerek ömre bedel

Aşk ile çağırırken gönülden yükselen el

Aşarak dağı taşı rotalı bir menzile

Kutlu kitap dilinde oku diyen ünzile

Dirilerek ruhundan mahşeri koşaraktan

Peygamber âşıkları çölleri aşaraktan

 

Saltanat dünyasını bırakıp erdemlikten

Olgun bahtiyarına vazgeçerek kemlikten

Sıyrılarak hamlıktan ulvilik diyarına

Leybeykleri dilinde vuslatıyla yarına

Etrafını ışıtan örnektir onun adı

Peygamber âşıkları Aşkullah’dır muradı

 

Yağmurun rahmetiyle ulaşıp yüreklere

Ayakları havada can gelir bileklere

Bu öyle bir sevda ki tarifi yok imkânsız

Zamanı durduranlar mekân üstü mekânsız

İzine yüz sürerek ardından gidenleri

Peygamber âşıkları nur yakar bedenleri

 

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir