Esmaül Hüsna Hikayeleri 2 “er-Rahman”
Küçük Muhammed’in kedisi o gün eve gelmedi. Muhammed, tüm gece pencerenin önünde kedisinin yolunu gözledi. O, minik kedisi kimbilir bu soğuk havada ne yapıyordu. Üşüyor muydu? Acıkmış mıydı? Bütün bunları düşündü. Küçücük kalbini büyük bir endişe sardı. Sabaha kadar uyuyamadı.
O gün okulda da kendisini bir türlü derslere veremiyordu. Okuldan döndüğünde kedisini kapının önünde miyavlarken gördü. Tüm dünya onun olmuştu. Kedisi nihayet onun yanına gelmiş, onu terk etmemişti. Hemen koşup onu kucağına aldı.
-Minnoşum benim. Nerde kaldın sen? Hiç korkmadın mı? Acıkmadın mı?
Birden kedi dile geldi.
-Muhammed, neden benim için endişeleniyorsun?
Muhammed kedisinin dile gelmiş olmasına şaşırdı. Üzerindeki şaşkınlığı atınca soruyu cevapladı.
-Neden olmasın? Sen küçücüksün. Koca şehirde yapayalnız ne yaparsın. Aç kalır, ölürsün.
Kedi güldü (Kediler güler mi hiç? ama Muhammed öyle hissetti?)
-Muhammed sen Allah’ın Rahman olduğunu bilmiyor musun?
-Rahman mı? O da ne demek.
-Allah’ın dokzandokuz isminden birisi o. Biz kediler bu isme tevekkül ederiz. Böylece hiçbir şeyden korkmayız. Allah da bir şekilde bizim karnımızı doyurur.
Muhammed iyice meraklanmıştı. Bu sihirli kelimeyi öğrense kendisi de hiç aç kalmayacaktı.
-Ne güzel. Nasıl yani?diye sordu.
-Bak Muhammed! Biz seninle güzel günler geçirdik. İyi dost olduk. Ama artık benim diğer kedilerin yanına gitme zamanım geldi. Benim için endişelenme. Çünkü bütün kediler Allah’ın Rahman ismine sarıldıkları için hiçbir şey olmaz onlara.
İyice meraklanmıştı Muhammed.
-Ne olursun bana da öğret bunu, diye yalvardı.
Minnoş kendinden emin bir sesle;
-Allah’ın Rahman ismi tüm canlıları, mü’min ve kafirleri kapsar. Bu isim sayesinde yeryüzündeki tüm canlılar onun merhametine erişirler. Biz, bunu bildiğimizden hiç kimseye kul köle olmayız. Sadece ona güveniriz. O da bir şekilde bizi korur.
Muhammed şimdi daha iyi anlıyordu. Demek ki endişelenmesi boşunaydı. Minnoşu, Allah’ın Rahman isminin koruması altındaydı. Artık üzülmesine gerek yoktu. Ayrıca, Minnoş “onu sıksık ziyaret edeceğini” söyleyerek ayrıldı. Eve neşeyle girdi. Bu sırada babası eve üzgün bir şekilde gelmişti. Yine alacaklılarıyla başı dertteydi. Babasına sarıldı.
-Babacığım üzülme. Allah’ın Rahman ismi bize yeter. Onu sürekli söyle. O sana merhamet eder. Yardımcı olur…

Allah razı olsun faydalı bir yazı tebrikler hocam