Uçtan Uca Şifrelenmiş Öğütler-12

0
sifre-hatalari-ana

Resmi olmayan kesin sonuçlar gibi beklentilerin olmasın hayattan. Bir yerden gidecek olursan da sonbaharda gitme. Sonbaharda gitmek açık bir yaraya bıçağı iki kez saplamak gibidir. Bir bakıma organize suç kapsamına girer bu. Bir de aşk; münferit bir olay deyip geçiştirilmiyor, üstelik organize suçlar kapsamına alınıyor buralarda.

Yalnızlığı kamulaştırmayı aklına düşürme. Sessiz harflerle başlayan sözlerden bir dağ çiz defterine. Anlama açılan kapıları vardır mutlaka geçtiğin sokakların. Yolun değil yönün hafif eğimli olsun. Ya dua askeri ol ya gaza neferi. Miğfer seferin, sefer zaferin muhbiridir.

Yarım mı eksikten iyidir, eksik mi yarımdan? Ya da yarım mı eksikle tamamlanır eksik mi yarımla? Eksik gören değil eksik ören ol. Eksik gören sökük örenden muteber değildir itibar pazarında. Tamamlayan ol kar gibi. Örtmek yarımı tamamlamaktır. Gör bak o zaman, örttüğün yerlerden kardelenler boy verecek bir gün mutlaka.

Görürsün ama elin değmez düzeltmeye kırgınlıklarını. Baltanı asacak yer arama. Ertelediklerini ertelemek, bahane galerisinin en büyük putudur. Yüzleş geçmişinle, bir bir uğra o eski adreslere. İmsak vaktinde adres kayıt alanında bulunmayanlar o adreste hiçbir zaman ikamet etmemiş demektir. O adres senin için geç kalmışlığın kabullenilmemiş tarihidir. 

Susmayı hiç açılmayan bir pencereden öğrenir insan ve dokunmadan sevebilmeyi. Bütün vedalar ağırlaştırılmış müebbetse düğümlü bir güzelliği, mühürlü bir gömü haritasına değişmeyen bir kalbin yanından geçmek de bir türbe ziyareti gibidir. Denize varamayan her ırmak yatıya kalıyorsa sende, o ırmağın gözyaşı da mezar taşı da sana emanettir.

Erken açan kiraz ağaçları gibi yanılma. İsmin anons edildi mi ki baharına cemre düşenler arasında? Burası dünya. Hiçbir cümlede bulunmaz dolaylı tümlecinin cevabı. Bütün özlemler uzun menzillidir burada. Ayrılıkları da hizmet birleştirme kapsamına almalı sosyal güvenlik kurumları.

İnsan en son eşyalarla vedalaşır’ diye okumuştum bir yerde. Ruhun, dönüştüğün bedenin, sustukların ve susmadıkların bir bir terk eder seni, sen terk etmeden bulunduğun yeri. Her biri ile tek tek vedalaşırsın, eşyalarsa sona kalır. Çünkü eşyalar gidenin sırrıdır.  En zoru da sırlarınla vedalaşmaktır. En gerçekçi duygusu yorgunluk olan insan, yorgun oluşunu eşyalardan bile saklayamamakla meşhurdur.

Devam edecek…

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir