Uçtan Uca Şifrelenmiş Öğütler-10

0
şifre

Neresinden kırparsan kırp yaşadıklarını, mevzun bir hikâyen olmayacak hiçbir zaman. Pişmanlıklarını ne kadar imara açarsan aç, ne örümceğin ağı ne tırtılın kozası ne de düzenli bir şehrin mezarlığı kadar onu mamur hâle getirebilirsin. Ne kadar koşarsan koş, kaçtıklarına çıkar yolun. Unutma: ‘Ne yapıyorsun?’ Sorusunun en doğru cevabı: ‘Vakit dolduruyorum’ dur.

‘Kün’ bir aşktır. ‘Feyekün’ o aşkın karşılık bulmasıdır. Bir başka deyişle aşkı karşılıksız bırakmamaktır. İstisna ve itiraz kabul etmez aşk. ‘Fesecedû’nun istisnası; aşkta kaybetmiştir, ilk kaybedenidir aşkın. İtiraz eden âşık olamaz. Aşkta itiraz olmaz itirazda aşk olmadığı gibi.

Bildinse ötekinin hikâyesini ne o öteki ötekidir ne o hikâye ötekinin hikâyesidir. Öteden beri bilinen bir gerçek var; ötenin ötesinde bir öte yok ama öte diye bir yer var. Ve asıl hikâye o ötede başlar. Berisini bilmem ama insan ötesini yanından ayırmamalı…

Dokunma ki sağalsın dediklerin çoğaldıkça yarana alışıyorsun demektir. Ben güvenmenin cahiliyim bundandır düşmenin uzmanı oluşum diyen biri; büyüyünce geçmeyen ‘Diz Yaraları’ ders notlarını, sınavdan önce yeniden gözden geçirmiş, heyecanla sınav sonuçlarını bekliyordur.

Varoluş bir vuruluş çeşididir. Var edene vurulan hakikate vurulmuş demektir. Hangi kurşun varoluşun kurşununa yetişebilir ki… Kurtuluşu yok oluşta aramak, yok oluştan kurtuluştur.  

En popüler şifreler belli oldu! Saniyeler içinde kırılıyorlar - SDN

Uykuya ve kuyuya yolu çıkanların, ilk gördüğü yerde mutluluğa ‘nerelisin’ diye soranların heybesinde üç sorudan ve üç itirazdan fazlasına rastlanmaz. Yolun adabını öğreten kadim bir hikâyedir çünkü bu. Kanıtlanmış bir Matematik denklemine ihtiyaç duyar yol problemleri: Kalanın yarası, gidenin yarasına denkse; yol yaradır, gidene de kalana da.

Esaret diye bir şey yok. İnsan kendinin esiri ve kendinin eseridir. Eserinin esiri olmak da bir doğal afet türüdür. Kendini; kendi sesinden dinle, kendi sözünden değil. Sözün yanıltır ama sesin yanıltmaz hiçbir kimseyi.

İnsan an’ların çocuğudur, anıların değil. An’a sahip çıkmak anıları sahiplenmekten daha zordur.  Bir harfi bile küçük görme. O küçük harf gün gelir an’ı, anı yapar. An’a mahkûm olandan anıların hâkimi olmaz.

Devam edecek…

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir