Hüzün
Sevinç dolu sahilden
Yelken açtım hüzün denizine
Altın kumsallarda özgürlük diyarından. Doğadan… Yeşillikler arasından… Ayak
basmadık tek yerinin olmayan kum sahillerinin boylu boyunca uzandığı sahilinden.
Hani birlikte el ele, göz göze gezdiğimiz… Mavisinde düşler kurduğumuz sessizlik
koyundan… Yılların hasretini birlikte eskittiğimiz mavi denizinden. Havasını birlikte
soluduğumuz meşin ağaçlarla kaplı dağlarından… Menekşe rengine boyanan
çalılıklarından… Sarızambakların koynunda boy attığı derelerden… Yılların hasretiyle
kucaklaşıp sarıldığımız bildik yerlerden.
Göçmen kuşlar gibi aylarca konaklandıktan sonra bir daha ki mevsimde
ısmarladığımız sıcaklıklarından… Kanlarımızın kıpır kıpır, kalp atışlarımızın sinsice
hızlanışına egemen olamadığımız sevinç dolu sahillerinden yelken açarak hüzün
denizine…
Korkarak kara dalgalarla boğuşmaktan, şimşek olup parlayan, ateş olup yanmaya
büyüsüyle kader iksirinin…
Kana kana, kanaya kanaya
İçmeye gidiyorum
Çok görme ne olur
Sensiz hüzündeki bana…
Ve üzülmeni istemiyorum. Üşüdüğümde kara atlastan geceler yetişecek imdadıma.
Isıtacak beni yıldızların parlayan ışığı sıcaklığıyla kuşatarak yalnızlık içinde kıvranan
bedenimi…
Uzaktasın. Çok uzaklardasın biliyorum, artık. Sensiz uzayan geceler şahit buna.
Hüzün de arkadaşım.
Küreklere asılıyorum tüm gayretimle. Bir adım dahi yaklaşamıyorum, sana… Gizli bir
el asılmış sanki, tüm çabam boşuna…
Gözlerimden yaşlar dolu gibi boşalıyor, kasıp kavuruyor etrafımdaki tüm nesneleri.
Ancak sana olan özlemim boy atıyor, gölgesinde…
Rüzgârın uğultusu ortak selamımız, nağme terennüm etmekte, kulaklarım müzikte,
gözlerim ufukta seni beklemekte.
Rüzgârların uğultusu ortak selamımız
Kulaklarımda en son bestesi
Güzel kokan senin yokluğunda
Yüreğimde yükselen yanık kokusuYine de korkma benim için. Korkmamalısın; bak ben korkmuyorum, karanlığa meydan
okuyarak. Tüm fobilerimi yendim, karanlık adına… sevinçlerimi sana emanet
ediyorum, hüzünlerini yüklenerek.
Sensizliğe isyanımı merhametinle bağışla
Bağışla beni sensizliğe dayanamayışımı. Acı hatıralarını alarak, göçmeme bu
diyardan.
Ve bir gün hüzün ipiyle
İdamıma tanık olduğunda
Bir dalında
Ulu kader çınarının altında
Sallanırken
Çok görme sıcak bir damla göz yaşını
Soğuk bedenime…
