Uçtan Uca Şifrelenmiş Öğütler -6
İçini öldürme, hiç kimseden de içindekini öldürmesini isteme. Yasını başkalarının yası ile yarıştırmaya kalkma. İçinde taziye çadırı taşıyanlarla nasıl bir tutabilirsin yasını. Taşlarına konan kuşlar için mezarlar satın alan bir hikâye kahramanı mıdır kalbin? “Zemheri ayında gül bulunur da başı dertsiz kul bulunmaz âlemde” demiş büyükler. Yüzünün oyluklarında saklayabilir misin omuz başlarında taşıyabildiğin ne varsa?
Sırrını bir mezara söyler gibi anlatabileceğin bir dostun olsun? Ya da sırrına mezar olduğun bir dostun? Böyle bir dost bulamadınsa ya da böyle bir dost olamadınsa; bulunduğun yerden sır olup gitmenin, sırra kadem basmanın vakti gelmiş demektir. Habersiz git, rehbersiz git, ansız git, onsuz git ama sakın azar azar gitme. Azalmadan gitmek üzülmeden gitmekten daha yeğdir. Kuyulardan medet umma; sırra mezar olanın mezarı da sırlı olur daima. İçini dökebileceğin bir mezarın yoksa pazarın da nazarın da boşuna. Hüznün ev sahibi değilsin, bir ‘acıya kiracı’ olduğunu unutma.
Kırılmamaya bak, en çok da kırgınlığına kırgın ol. Bil ki bir adım atabilirsen, depremler sarsacak bu kenti. Ürper ve gözlerinin renginden kafiye yap şiirlere, gönlün ıssız kalmasın diye. Ellerin yaralı bir martı gibi dursun vaktin güvertesinde. Kayıp hanene yazılır olmadığın her adres, gül bitmeyen her bahçe. Simleri dökülen bir ayna vurur yüzüne gelip geçici olduğunu. O zaman anlarsın, bir selam ne zaman hatıra diye hatırlanır.
Çünkü susmak ağırlaştırılmış müebbettir sevdiğine.
Bir seccaden olsun Acem şalından. İçini dök içine. Bu nasıl aşktır ki ‘ayetlerinde benden bahsediyorsun’ de sevdiğine. Ve mırıldan kendi sesini bile duymayacak biçimde; geceleri, yalnız senin sözlerini sürüyorum yüzüme, asgari rahmetin azami ücretim olsun diye. Bahardan umudun olsun hiç çiçek açmasa da. Rebabın erbabına mürit ol ki Rabbin bağışlasın seni, niyetine aldığın her kast-ı mahsusun arastasında.
‘O bizi sevsin yeter. Sevmiyorum derse ne yaparız?’ diyen Hurdacı Hasan Amca kadar ince sev sevdiğini. Evet; sevmek bir sanattır, üstelik ince sanat. Severken ellerinin kokusu da sinsin çiçek kokularına. İmkânsıza âşık ol, mümkün olan hükümsüzdür. Herkes bir akşama misafir, bir aşkta mukim ise seferi sayılır aşkın yolcusu.
Devam edecek…
