şifre

Yola çıkmak, niyetine hicret etmektir. Yolların uzun olduğu yerde ilgi bir kısa yol tercihidir. Gereğinden fazla ilgi, iyi niyet israfıdır. İlgini, bilginin ardında bırak daima. “Giden yolunu bulur, kalan kendini. Aşk yolunda kimse kaybolmaz” sözünü yabana atma. Akmaya ve okyanusa varmaya istidadı olan zaten yolunu bulur, akıp gider sonsuza. Yolda kalır endişesi ile hiçbir ırmağın akışına engel olmaya kalkma. Yağmur ne kadar yağarsa yağsın, kuşun ve tohumun nasibi bellidir. Kulun telaşı boşuna.

İncinmek kolaydır, incitmek de. Dost coğrafyasında üç geçit ehemmiyet arz eder; üzülmek, kırılmak ve yok saymak… Dostların seni incitirse ‘üzülmek’ geçidinde tutmaya bak bu durumu. En uzun dersin ‘üzülmek’ geçidi olsun. Bu geçidi geçerse incinmen, artık ‘kırılmak’ geçidindesin demektir. Adı gibi en kırılgan geçittir bu. Kırılan çatlaklardan, kılcal yarıklardan sızar su, cam bardaktan sızar gibi. Bu geçidi de aşarsa incinmen, artık geri dönüşü yoktur bunun. ‘Yok saymak’ geçidi; yolun sonudur, yok olmaktır, yokluktur. Yok hükmünde bir dost, sadece bir zamanlar kalbinin en ücra ucundan esip geçen bir rüzgâr, cılız bir debi ile akan ırmak gibidir. Yok saymak, okyanusta bir kibrit çöpünü hatırlamak için zihnini zorlamaktan kaçınmaktır çünkü.  

Yakın ilişkilerin de bir canı vardır. Bazen canı yanar onların da. Sevmeyi de güvenmeyi de abartmamalı insan. Süreci doğru yönetmek için bir tutam kalbin yanına bir tutam akıl koymalı yol boyunca. Söz konusu bu süreçte muhatabın sana uyarı sinyalleri gönderir. Bu sinyaller bazen hızlı gitmeni önleyecek bir bariyer bazen bir uyarı levhası biçiminde olabilir. Bu uyarıları dikkate almadığın takdirde muhatabının senin için ördüğü sağlam duvara toslarsın. Sen de zarar görürsün, duvar da. Tabi o duvarı ören de. Mecelle kaidesidir; ne zarar veren ol ne zarara uğrayan. Muhatabına yazık, kendine haksızlık etme. İbret alan ibret olmaz bu yolda. 

İnsanüstü eşiklerin peşine düş, lisansüstü etiketlerden önce. Koşmaktır kavuşmanın ilk adımı. Hiçbir şeyin hatta sevginin bile zaafın olmasına izin verme. Zaaflar, dönüp dönüp kaybolduğun karmaşık labirentler gibidir. Kemâl de zeval de yolun sonuna gelmektir. Hayat, çılgınlıkla yılgınlık arasında bir yerde durur daima. Yolu bitiren, ayakların değil hayallerindir.

Yolu sev, yolcuyu da. Çünkü yoldur seni yola getirecek olan.

Devam edecek…

 

 

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir