İkinci Yeni Şiiri Yahut Köklenme Bilinci

0
WhatsApp Image 2025-07-14 at 21.59.26

Köklenme Bilinci Cevat Akkanat’ın İkinci Yeni şairlerini konu alan makalelerinden oluşan bir çalışma. İkinci Yeni Şairleri örneği alt başlığını taşıyan eser on beş makalenin toplamından oluşuyor. Eseri, Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) okurla buluşturdu.

Köklenme Bilinci’nde yer alan makalelerin başlıkları şöyle: Modernleşme ve Şiirimizin Gelişimi, İkinci Yeni Şiirinin Oluşumu ve Sonrası, Türk Edebiyatında Gelenek Sorunu, Gelenek Karşısında Cemal Süreya, Cemal Süreya Şiirinde Geleneğin Görünümü, Gelenek Karşısında Ece Ayhan ve Şiiri, Edip Cansever’in Gelenek Bağı, İlhan Berk’in Şiirdeki Görünümü, Sezai Karakoç’un Gelenekle İlgili Düşünceleri ve Şiirdeki Geleneksel Şekil Unsurları, Sezai Karakoç Şiirinde Geleneksel Muhteva Unsurlarının Önemi, Turgut Uyar ve Gelenek, Ülkü Tamer ve Şiir Geleneğimiz.

Cevat Akkanat 1980’lerin ilk yıllarında şiir yolculuğuna başladı.  O yıllarda edebiyat ortamına egemen olan İkinci Yeni şairlerinin maceralarıyla yolu kısa sürede kesişti. Böylece, hareketin belli başlı temsilcilerinin başta şiirleri olmak üzere farklı edebi verimlerini okudu, inceledi. Dolayısıyla, onların metinlerine iyice nüfuz etmesi Akkanat için zor olmadı.

İkinci Yeni şairlerinin edebi verimlerine olan ilgisi sonraki yıllarda farklı boyutlara bürünen Cevat Akkanat, 1990’ların sonlarında onları akademik bir çalışmanın konusu yaptı. Edebi mesaisinin baş köşesine oturan bu çalışmayı, Gelenek ve İkinci Yeni Şiiri adlı yüksek lisan tezi ile taçlandırdı.

Köklenme Bilinci’nin arka kapak yazısında kitap şu satırlarla takdim edilir:

İkinci Yeni’nin hangi tarihte kurulduğu, kuruluş süreci, ne zaman sona erdiği gibi hususlar, bütün somut verilere rağmen, üzerinde ittifak edilen şeyler değildir. Sözgelimi kuruluş yılı olarak 1953 ila 1956 arasındaki dört ayrı yıla atıflar yapılmaktadır. Bunun gibi, harekete kimlerin dâhil olduğu da hep tartışılmıştır. Topluluğun oluşumu belirli bir plân ve programdan ziyade rastlantısaldır. Aynen adını alışı gibi… Yukarıda bahsettiğimiz yıllarda Yeditepe, Yenilik, A, İstanbul, Şiir Sanatı, Pazar Postası gibi dergilerde şiir yazan çoğu birbirinden habersiz bir grup şair, Muzaffer Erdost’un 19 Ağustos 1956’da Son Havadis’te yazdığı bir yazının başlığı ile tarihe geçmiş oldular. Süreç içerisinde İkinci Yeni’nin ne’liği hususu ‘akım’, ‘topluluk’, yahut ‘hareket’ oluş/olmayış bağlamları ile de tartışılmış, bu konuda da ortak bir kanaate ulaşılamamıştır.

Bütün bunlar olup biterken İkinci Yeni, olumlu yahut olumsuz, pek çok kişinin ilgi odağı olmuştur. Çoğu polemik seviyesinde gelişen tartışmalar, İkinci Yeni’nin çevresinde gelişmiştir. Bunlar arasında edebiyat dışı amaçlarla yapılan eleştiriler, peşin yargılar, suçlamalar ve kalıplaşmış ifadeler, bir süre hareketin aslî (şiirsel) niteliklerinin görülmesini engellemiştir. İkinci Yeni etrafında koparılan sert tartışmaları bir tarafa bırakarak, hareketin şiirsel özelliklerini ana çizgileriyle belirtelim: İkinci Yeni şiiri, kapalı ve soyut bir şiirdir. Bu, alışılmamış bağdaştırmalar ve söz diziminin bozulması gibi yollarla sağlanmıştır. Çağrışım zenginliği ve düzensizliği İkinci Yeni’nin ayırt edici özellikleri arasında yer alır. Bütün bunlarla birlikte, İkinci Yeni’yle birlikte şiirimizde tasannu yeniden başlamıştır.”

Kitabın içeriğine göz gezdirdiğimizde, modernleşme ve Tanzimat edebiyatından başlayarak 1950’lere kadar gelen süreci değerlendirir. Asıl odaklandığı dönem ise İkinci Yeni’nin de var olduğu 1950 ve sonrası süreçtir. Bu bölümde dönemin sosyal manzarasına değinilirken, İkinci Yeninin Demokrat Parti (DP)’nin baskısı sonucu oluşan bir şiir hareketi olduğu hususunu hatırlatarak, bunun tamamıyla doğru olamasa da yaşanılan ‘devrin ruhu’ İkinci Yeninin şairlerine ve onların ortaya koyduğu edebi eserlere mutlak surette etki etmiştir sonucuna ulaşır.

Akkanat, Köklenme Bilinci’nde Cemal Süreya, Ece Ayhan, Edip Cansever, İlhan Berk, Turgut Uyar, Sezai Karakoç ve Ülkü Tamer’in şiirlerini, geleneksel şiirimiz (Divan şiiri, Halk şiiri) ve Batı şiiri bağlamlarında ele alır, inceler.

Kitabı okuyup bitirdiğinizde şu sonuca ulaşmanız mümkündür: Şiirimizin köklü bir geçmişi vardır ve bu geçmiş, geriden gelenlere her an kaynaklık yapacak bir zenginliktedir. Köklenme Bilinci ile İkinci Yeni şairleri bunun en güzel örneği olarak dikkatlere sunulmuştur.

(Köklenme Bilici, Cevat Akkanat, KDY Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık, İst., 2024, 224 s.)

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir