Mustafa Everdi’nin Kitapları ve Hikayeciliği

0
mustafa evredi

Fotoğraf açıklaması yok.

Mustafa Everdi, Türk hikâyesinde kendine özgü bir yere sahip olan önemli bir yazardır. Hikayelerde genellikle sıradan insanların günlük yaşamlarına odaklanır ve bu karakterlerin iç dünyalarını paylaşma işler. Dil kullanımı sadedir ancak etkilidir; bu sadelik, okuyucunun hikâyesinin daha kolay paylaştırılmasını sağlar.

Everdi’nin hikâyesinde, toplumsal eleştirileri ve insan psikolojisi üzerine derin gözlemler sıklıkla görülür. Karakterlerin yaşadıkları iç olaylar, toplum baskıları ve bireysel özgürlük arayışları, yazarların sıklıkla izledikleri temalar arasında yer almaktadır. Hikâyelerde diyaloglara ve karakterlerin çatışmalarına ve gelişmesine büyük önem verir, bu da onun karakter odaklı anlatım tarzını güçlendirir.

Ayrıca Mustafa Everdi, köy yaşamı ve Anadolu kültürünün başarıyla hikayelerine yansıtılarak, yerel unsurlarla evrensel temaları bir araya getirmede ustadır. Okuyucu, onun hikayelerinde hem bireysel hem de toplumsal düzeyde birçok konu üzerine kaydedilmesi teşvik edilir.

Mustafa Everdi, Türk edebiyatında hikâye türünde kendine özgü bir yer edinmiş bir yazardır. Özellikle mizah, ironi ve trajikomik unsurları harmanlayarak hikâyelerini zenginleştirir. İlk hikâye kitabı olan Kılçıklı Hikâyeler, yaşlılardan gençlere, bugünden geleceğe, apartman dairelerinden kedilere kadar geniş bir yelpazede konuları işler. Bu eser, kısa sürede büyük ilgi görmüş ve yazarın hikâye anlatıcılığına olan yeteneğini ortaya koymuştur.
Everdi’nin hikâyelerinde, gelenek ile modernite arasında sıkışmışlık ve öz değerlerin değişime uğraması sonucu yaşanan savrulmuşluk gibi temalar öne çıkar. Örneğin, Metropol Mücahidi adlı eseri, bu tür temaları derinlemesine işler.
Onun hikâyeciliği, hem toplumsal hem bireysel meseleleri ele alırken, okuyucuyu düşündüren ve aynı zamanda güldüren bir üsluba sahiptir. 

Değerli edebiyatçı, hikayeci Mustafa Everdi’nin kitaplarını tanıtan bir yazı yazmak istedim fakat sosyal medya hesabında kendi kitapları ile ilgili yorumları okuyuca yazarın gözüyle kitaplarını tanıtmam daha uygun olacak diyerek onun anlatımlarından bir Mustafa Everdi kitaplığı çıkarmış oldum. 

Sözlükten Taşan Kelimeler
Hayat elimizdeki kelimelerle şekilleniyor sanki. Öylesine konuşmak mümkünken, susmak dervişlik alameti değil mi? Kelimelerle şekillenen hayata, kalbindeki hayat, gözlerindeki hayat, masadaki hayat asla benzemiyor. Okuyarak yaşama alameti gösteriyorsun belki de. Belki başka bir yaşama yolu bilmiyorsun.
Hayatlarımız öyle betonlar arasında, hırslar, düşünceler, öğretiler, hesap ve kitap arasında.. Kitaplara kırılmak şöyle dursun, yazarlara mahkûm değil insan olmanın yazgısı. Kelimelerle dönüşüyor yazgının harfleri. Kalplerinizi sıcak tutunuz, sözlüklere başvuracak kadar hayretiniz olsun.
İşte yeni bir kitaba dair merak ve heyecan bulunsun içinizde. Ben her yeni kitapta “boş işler bunlar” ile “hayatın anlamı nasıl dolar” duyguları arasındayım.
Sözlükten Taşan Kelimeler yayınlandı.
şunu diyen bir yazı 'Sözlükten Taşan Kelimel Mustafa Everdi ФeФe' görseli olabilir
 
Pasaport Lütfen!
Gezi yazılarım nihayet kitaplaştı. 392 sayfa kallavi bir kitap oldu. Yayıncı bu kitabım satarsa sıradaki 3 kitabımı da basabilecek. Bu kültür buhranında ekonomik krizde kitabıma ilgi gösteren olursa müteşekkir kalırım.
Ayrıca editörüm Münevver Saral’a ve kapak yarışı ile onlarca eskiz üreten L. Hüsnü Kıratlı’ya teşekkür ederim.
Her yeni kitap insana yeni bir evlada kavuşma gönenci veriyor. Sevincimi sizlerle paylaşmak istedim.
 
 
 
 
Teşekkür ve Tebrik
Kitabım eline geçer geçmez iki günde okuyan ve yorumlayan Profdr Irfan Yalçinkaya ya teşekkür eder, tebriklerimi sunarım:
“KİTAP DEĞERLENDİRMESİ-2025/12
Yurtdışı çok gezen biri değilim ama gezdiğim yerlere ait izlenimlerimi acizane ben de yazmaya çalışmışımdır. Gezi Yazıları kategorisinde bu okuduğum 8. kitap oldu.
Yazarın daha önce iki kitabını okumuş ve beğenmiştim. Kendisiyle yüzyüze görüşme imkanı bulamadığım yazar feysbuk arkadaşlarımdan olup birkaç gezi yazısını da o mecrada okumuştum.
Hatta Orta Avrupa gezisinin notlarını okuyunca kendisini ilk defa aramış ve bazı hususları sorup akabinde aynı tura ben de çıkıp izlenimlerimi yazıp blogumda paylaşmıştım. Bu kitabın çıktığını da feysbuk’tan öğrendim ve kendisine kitabımla trampa yapmayı önerdim ve kabul etti. Kitabı elime ulaşınca vakit geçirmeden dün başlayıp bugün bitirdim.
Bugünüm nerede ise bu kitabı okumakla geçti desem yeridir. Farklı tarihlerde15 rotanın gezi yazılarını zengin entelektüel birikimiyle esprili, düşün-dürtücü, akıcı ve sürükleyici bir üslupta ele alan yazarla sanki o bir rehber de sizinle sohbet ederek o gezilere çıkmışsınız hissine kapılıyorsunuz. Mekke’ye Giden Yol’dan sonra okuduğum en iyi seyyah anlatısı diyebilirim.
Kitabın birkaç küçük kusuru da yok değil. Meşhur seyyahları sayarken Evliya Çelebi’yi zikretmemesi, Kolomb’u dünyayı keşfetmeye çıkan biri olarak zikrederken aslında onun kaşif olmaktan öte derdinin hazineler ve sömürgeler olduğunu zikretmemesi ve bir de akciğer cerrahı olmam hasebiyle kitap boyunca sigaraya övgü ve öykünmesinin negativitesi.
Bu kadar kusur bir hukukçu yazarda da bulunabilir dersek, yurtdışı gezi imkanı bulanlar ve bulamayanlar için daha piyasaya yeni çıkan bu kitabı bir an önce alıp okumalarını hassaten tavsiye ederim.
Bir kitap fiyatına rehberiniz Everdi ile oturduğunuz yerde hiç bir zahmete katlanmadan “devr-i alem” yapma fırsatını kaçırmayın derim.” Profdr İrfan Yalçınkaya.
‎harita ve ‎şunu diyen bir yazı '‎Mustafa Everdi Pasaport Lütfen Gezi Yazıları د VISA HBCB gezi‎'‎‎ görseli olabilir
 
Mehmet Nuri Yardım’a teşekkürlerimle.
Gani gönüllü insan, kitaplarımla ilgili yazmış.
“PASAPORT LÜTFEN
Pasaport Lütfen, Mustafa Everdi’nin gezi yazılarından oluşuyor. Bizim gibi çok fazla gezip dolaşamayanlar için bu tür eserler birer ilaç gibi. Zira iyi bir mihmandar size tenezzühlerini, intibalarını, hatıralarını ve yol notlarını mükemmel anlatabilir ve siz onunla kol kola gezmiş, görmüş, tanımış gibi olabilirsiniz o ülkeleri ve insanlarını. Mustafa Everdi’nin seyahatnamesi bu bakımdan oldukça doyurucu. Seçkin bir üsluba sahip olan yazarımız, nahif bir dille kaleme aldığı bu lezzetli gezi yazıları ile hakikaten Türkçenin gezi edebiyatına çok değerli bir katkıda bulunmuştur. Zira Evliya Çelebi gibi seyahat esnasında şahsi duygu ve düşüncelerini de katarak bir bakıma özgün bir eserin vücut bulmasını sağlıyor Everdi. Yazarımız, “Seyahati seviyorum. Hareketli bir karakterim var. İmkân bulunca yeni bir geziye çıkmak bir tutkuya dönüştü bende. Bir yandan da gezilerde notlar tutuyorum. Bilgisayarda atıl beklemiyor bu yazılar. Anlatılmak isteniyor. Ben de anlatıp yazıyorum her fırsatta. Facebook’ta, sitelerde, gazete ve dergilerde yayınladım da bu notların bir kısmını.” diyor. Ne güzel! Müteferrik olarak farklı yayın organlarında çıkan bu seçkin yazıların bir kitapta toplanması çok isabetli olmuştur. İyi ki Mustafa Everdi ağabeyimiz, seyahat etmeyi seviyor ve gezilerinde mühim notlar tutuyor, bunları dostları için de kaleme alıyor. Bakın gezilen ülkeler ve yerler arasında hangileri var: Midilli Adası, Almanya, Mısır, Fransa, Portekiz, İspanya, İsviçre, Kuzey Ülkeleri, Hindistan, Orta Avrupa, Özbekistan, Çin, Moğolistan. Arka kapak yazısındaki şu satırlar da önemlidir: “Başka ülkelerdeki milletlerin farklı kültürler, yaşanabilir hayatlar kurduklarından bihaber kalırız. Dünyada evrensel medeniyet, savaş ticaret, seyahat nedeniyle başka diyarlara açılanlar sayesinde hayat bulmuştur. Eşyaların, malların icat ve fikirlerin sürekli dolaşımı seyyahların kaleminde dile gelir.” Seyahat etmeyi sevenler, yolculuklara imrenenler Pasaport Lütfen’i büyük bir hevesle, istekle, iştah ve zevkle okuyacaklardır.”
“SÖZLÜKTEN TAŞAN KELİMELER
Mustafa Everdi çok yakından görüşemezsem de sevdiğim, saydığım bir yazarımız. Farklı şehirlerde yaşasak da basın yayın organları bizleri birbirimize yaklaştırıyor, yakınlaştırıyor. İsmini gördüğümde mutlaka yazısını okumak istediğim ediplerimizdendir. Sözlükten Taşan Kelimeler, denemelerini bir araya getiriyor. Daha ilk denemede kitapların büyülü ortamına taşınıyorsunuz. “İçinde sadece tek bir Kitap olan evde dünyaya geldim. İlaç için bile olsa başka bir kitap hatta broşür dahi yoktu. Gazete, dergi dersen, hak getire.” Hangimiz zengin kütüphaneli evlerde büyüdük ki… Aslında anlatılan hepimizin ortak hikâyesi, derin macerası…
Devam ediyor yazarımız: “Diğer kitaplarla okula başladıktan sonra tanıştım. Elimizde, çantamızda, sıramızın altında, çizilen yıpranan, yırtılabilen ve dokunabildiğimiz kitaplar… Daha sonra da kütüphanede gördüm hepsi bir arada ve raflarla diziliydi. Yoksunluklarımızı, yoksulluklarımızı örten bu kitaplar, elbise yerine kuşandığımız, büyüten, güçlendiren zırh gibiydiler.”
Her denemede farklı bir yanımız, değişik bir sızımız ortaya çıkıyor. Eski devirlerdeki düğün davetiyelerden başlıyorsunuz “Aydınların Çocuklaşma Serüvenleri”ne ulaşıyorsunuz. Bir ağaçta farklı his ve fikir meyvelerini devşiriyorsunuz. Zaten deneme türü de buna imkân sağlamıyor mu? Zenginlik, fukaralık, Anadolu, insanlarımız, gelenekler, yaşanmışlıklar, hatıralar bütünüdür Sözlükten Taşan Kelimeler. Biraz da yarenliktir. Eser, sizi bir ana kucağı gibi sarıp sarmalıyor. Ve zaten ilk sayfalara başlamışsanız, kitabın sonuna da geleceksiniz demektir.
Kanaatimce iyi, sağlam, bilgilendirici, doyurucu ve sürükleyici denemeler okumak isteyenler, hem bu kitabı okuyacak hem de bundan sonra iyi bir Mustafa Everdi takipçisi, okuyucusu olacaktır. Benden söylemesi…” M.N.Yardım
 

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir