SİMURG

Kaf Dağı’na yolculuk bir erdem ülkesine
Küllerinden diriliş uyup yürek sesine
Umut dağlar ötesi uyunca feryadını
Yeniden bir diriliş kolunu kanadını
Gözlerinden göklere asıl kan bileklere
Simurg sevdanın adı akınca yüreklere
Sen de Zümrüd-ü Anka ben diyeyim bir Hüma
O ihtişam cüsseyle kalkınca bak hücuma
Yeryüzü dalgalanır kanatların altında
Efsaneden gerçeğe yokluk saltanatında
Gezerken diyar diyar sevene sevdalı yar
Simurg umudun adı kültürlere yadigâr
Yükseldikçe yükselip benliğinden kurtuluş
Küllerinden doğarak yeniden bir varoluş
Zamana ve mekâna ulvilerden her bakış
İşlensin bulutlara çiçekler nakış nakış
Yol bulunca öteye uçup uçup yüceye
Simurg ateşin adı ışık verip geceye
Kuşların hükümdarı bilgi ağaçlarında
Adaletin elleri yükselir taçlarında
Ümide mahur bakış uzaklardan yakına
Sabır, arayış, zafer çıkınca kalp akına
Yüklenince cesaret göklere nara ata
Simurg hasretin adı kapı açar vuslata
Bu yolda kalan olmaz ölürken sonsuzlukta
Zamanı ateşleyen deryada susuzlukta
Yolculuk kendinedir olsan da otuz kuşla
Ova, dağ, vadi, deniz umut çıkan yokuşla
Boyun bükerse sümbül ateşinden kalan kül
Simurg bir aşkın adı ahından yanar bülbül
Arınmak için doğmak yeniden küllerinden
Kaf Dağı ötesinde umudun güllerinden
Kendini idrak etmek ulaşmaksa kifayet
Sabır eksenlerinde olunca nice hikmet
Beklenti pençesinde yüreklerin sesinde
Simurg arzunun adı yaşarken nefesinde
İstek çökünce bene aşka varmak marifet
İstisna olur tevhit hayret içinde hayret
Otuzla varabilmek yedi vadide yokluk
Kişinin kendisine her yol içinde boşluk
İmgelerin dumanı kaplasın asumanı
Simurg otuz kuş adı cennet olur mekânı
13.03.2025
Tarık TORUN