cropped-cce28411-bb3d-4486-bd9c-a1a8a6fcbac4.jpeg

Kaf Dağı’na yolculuk bir erdem ülkesine

Küllerinden diriliş uyup yürek sesine

Umut dağlar ötesi uyunca feryadını

Yeniden bir diriliş kolunu kanadını

Gözlerinden göklere asıl kan bileklere

Simurg sevdanın adı akınca yüreklere

Sen de Zümrüd-ü Anka ben diyeyim bir Hüma

O ihtişam cüsseyle kalkınca bak hücuma

Yeryüzü dalgalanır kanatların altında

Efsaneden gerçeğe yokluk saltanatında

Gezerken diyar diyar sevene sevdalı yar

Simurg umudun adı kültürlere yadigâr

Yükseldikçe yükselip benliğinden kurtuluş

Küllerinden doğarak yeniden bir varoluş

Zamana ve mekâna ulvilerden her bakış

İşlensin bulutlara çiçekler nakış nakış

Yol bulunca öteye uçup uçup yüceye

Simurg ateşin adı ışık verip geceye

Kuşların hükümdarı bilgi ağaçlarında

Adaletin elleri yükselir taçlarında

Ümide mahur bakış uzaklardan yakına

Sabır, arayış, zafer çıkınca kalp akına

Yüklenince cesaret göklere nara ata

Simurg hasretin adı kapı açar vuslata

Bu yolda kalan olmaz ölürken sonsuzlukta

Zamanı ateşleyen deryada susuzlukta

Yolculuk kendinedir olsan da otuz kuşla

Ova, dağ, vadi, deniz umut çıkan yokuşla

Boyun bükerse sümbül ateşinden kalan kül

Simurg bir aşkın adı ahından yanar bülbül

Arınmak için doğmak yeniden küllerinden

Kaf Dağı ötesinde umudun güllerinden

Kendini idrak etmek ulaşmaksa kifayet

Sabır eksenlerinde olunca nice hikmet

Beklenti pençesinde yüreklerin sesinde

Simurg arzunun adı yaşarken nefesinde

İstek çökünce bene aşka varmak marifet

İstisna olur tevhit hayret içinde hayret

Otuzla varabilmek yedi vadide yokluk

Kişinin kendisine her yol içinde boşluk

İmgelerin dumanı kaplasın asumanı

Simurg otuz kuş adı cennet olur mekânı

13.03.2025

Tarık TORUN

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir