AĞZIM SU DOLU
Daha küçük bir çocukken Dünya barışı ve Afrika’daki açlıktan ölen insanlar için şiirler yazardım.
Anlamıyordum neden açlıktan ölür insanlar ve o masum küçücük çocuklar. Neydi suçları, neden aç kalmışlardı?
Büyüdükçe gelişti düşüncelerim ve dünyayı oluşan değişimlerle daha iyi anlamaya başladığımı sanıyordum.
Oysa ne saf ve temiz kalpliymişim ki; Dünya’nın ve insanların daha iyiye, doğruya, güzele doğru gideceğini düşünüyordum.
Şimdi aynı düşüncede miyim, tabiki değilim.
İnsanların, kurumların, bir avuç menfaat peşinde neler yaptıklarını gördükçe ve hatta rant kavgalarını duydukça, ruhum daralıyor; boğulacak gibi oluyorum sanki.
Ne menem şey bu menfaat ve rant. İster maddi yada manevi olsun her durumda insanlar en çok kazanca sahip olmak istiyorlar.
Birileri birilerinin toprağını peşinde.Bazıları hak etmedikleri kazancı elde etme peşinde.Kimileri vicdanlarını unutmuş sürekli kötülük peşinde.İnsanlık can veriyor, insanlar bu dünyayı kazanma ve yeme peşinde.
Bütün kötüler ve kötülükler dizilmiş peşpeşe.
Gelişen teknoloji ile birlikte insanların daha iyiye, güzele, huzur ve rahatlığa ulaşması gerekirken; Dünya, insanlar ve insanlık daha kötüye ve sona doğru hızlıca yaklaşıyor.
İnsanlar kendi sonlarını hazırlıyorlar.
Büyüklerimizin bir lafı var, söyleyince zor durumda kalacakları için şöyle derler: “Ağzım su dolu”. Şimdi benimde ağzım su dolu. Oysa ne çok söyleyeceklerim birikti beynimde.
Bu dünya gelip geçici inananlar için. Kimse öbür aleme yanında maddi anlamda hiç bir şey getirmeyecek.
Seninle yaptığın iyilikler gelecek sadece güzel kalbin ve beynin sana eşlik edecek.
İyilik iyiliği, kötülük kötülüğü besler.
ALLAH hepimizi hep iyi insanlarla ve iyiliklerle beraber yaşatsın.
Sevgiyle….


