Haftanın Kitapları-3

ALICE FİKİRLER DİYARINDA
(Roger-Pol Droit)
Alice, annesi ona ilk cep telefonunu alırken söylediği gibi, artık çocuk değil. Dünyaya ve onun içinde kendi yerine dair kafasında dönüp duran sorular var: İnsan nasıl yaşamalı? Hangi değere göre? Hangi amaç uğruna? Keşke diyor, hayatın özü tek bir cümle olsa, onu bulsam ve asla unutmamak için üstümde saklasam. Derken yine bir tavşan deliğine düşüyor Alice, ama bu kez vardığı yer Fikirler Diyarı. İki eksantrik fare, bilge bir kanguru ve zekâ küpü bir perinin eşliğinde, zaman ve mekânı aşan bir yolculuğa çıkıyor. Atina Agorası’nda Sokrates’le sohbet ediyor, Platon’un mağarasına giriyor, Ganj Nehri’ni geçip Buda’yı dinliyor, Rousseau ile dans ediyor, Nietzsche ile Sils Maria sokaklarında dolaşıyor, Viyana’daki terapi odasında Freud’a meydan okuyor. Her bir tanışma onu dünyayı ve kendini anlamaya daha da yaklaştırıyor. Ve kimbilir, belki de o cümleyi bulmaya. Roger-Pol Droit, Domingo Yayınları’ndan çıkan, Alice Fikirler Diyarında’yla felsefe tarihini bir ders anlatısı olmaktan öteye götürüp, canlı, merak uyandırıcı bir romana dönüştürüyor.

ORMANDA KAYBOLMAK
(Ertuğ Uçar)
Bir şehir, bir orman, bir coğrafya mıydı içinde olduğu, yoksa bir formül, bir dil, bir kitap mı? Tabii şu ihtimali de görmezden gelemez: Ölüm. Ellerini kavuşturup kanıtları gözden geçirmeye koyuldu. İlk olarak, biraz önce ölümü düşünürken çıkan ani esintiyi anımsadı. Sonra botlarına bulaşan bu safran rengi toz vardı. Ufukta beliren dumanı da kanıtlar arasına katmalı. Bu bir savaş yüzünden olabilirdi. Ve nihayet ceketinin cebinde olduğunu şu anda fark ettiği mektup… Ertuğ Uçar, aklına takılan, yoluna çıkan, gözüne ilişen dünyayı kelimeler ve çizgilerle yeniden anlamlandırıyor, şeyler arasında bağlar kurup kayda geçiriyor. Bahçeler ve köpekler, anılar ve rüyalar, ölüm ve yeniden doğum, âşıklar ve maşuklar, eşyalar ve insanlar. Can Yayınları’ndan çıkan Ormanda Kaybolmak, bu temalar etrafında döndükçe daha fazlasını girdabına çeken öykü, anı ve diyaloglarla onları bütünleyen eskizlerden oluşuyor. Kitap okuru bir anlam arayışına değil içten bir sohbete, meraklı bir karşılaşma ânına, eskizler üzerinden bir oyuna; sözcükler, öyküler ve çizgilerin ormanında bir gezintiye davet ediyor. Kaybolmak serbest.

ŞAİR İMPARATORİÇE
(Shen Tao)
Açelya Hanedanlığı’nın tahtına oturmak ve tacı almak için beş prens yarışıyor. Tahta geçecek olan kabiliyetli prens Maro mu, zalim prens Terren mi yoksa bolluk ve bereketin habercisi olan Isan mı?
Belki de küçük prensler Kiran ve Ruyi’dir. Peki ya sıradan bir köylü kızı saray entrikalarının üstesinden gelip imparatoriçe olabilir mi? Büyü, sihir, şiir ve kılıcın amansız mücadelesi hiç böyle anlatılmamıştı… Shen Tao’nun kalemi, masallar diyarından bir macerayı, akıl almaz bir gerçeklikle buluşturuyor. Athica Yayınları’ndan çıkan Şair İmparatoriçe’de gerçek dünya ve fantastik evren aynı satırlarda hayat buluyor.

KAFES
(Kübra Erten)
Aynı bahçe içinde yükselen beş villa -Leylek, Martı, Kumru, Serçe ve Saka- gökyüzünü çağrıştıran isimler taşır; ama bu isimlerin altında, kimsenin gerçekten özgür olamadığı hayatlar saklıdır. Bir bahçenin, tek evin çocukları büyür. Herkes kendi kanatlarıyla uçmaya hazırdır. Ama kimse gidemez. Kimse uçamaz. Burada kurulan hayallerin sesi bile gürültü koparır. Günün birinde, yıllarca bastırılmış kırılganlık bir ses bulur; içlerinden biri terapiye başlar, ardından diğerleri… Bunca zaman dile gelmeyenler, ilk kez bir yabancının odasında yankılanırken, kilitli kalmış kelimeler birer birer açığa çıkar ve aile yavaş yavaş kendi karanlığıyla yüzleşir. Profil Kitap’tan çıkan Kafes, suskunlukla örülmüş bağların, görünmeyen sınırların ve özgürlüğe duyulan derin özlemin hikâyesi olarak, kimi zaman bir terapi odasında, kimi zaman bir villanın duvarları arasında dolaşır ve okuru tek bir soruyla baş başa bırakır: Gerçekten özgür müyüz, yoksa yalnızca kafesimize mi alıştık?

ELEŞTRİ VE HAKİKAT
(Jonathan Kramncik)
VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Jonathan Kramncik’in kaleme aldığı “Eleştiri ve Hakikat” adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Kramncik, edebiyat çalışmalarını akademik bir disiplin olarak ele aldığı bu kitabında, edebiyat eleştirisinin kendine özgü metodolojisine odaklanıyor ve bu pratiğin dünyada nasıl karşılık bulduğunu tarif ediyor. Kramncik’e göre eleştirel bilgi; özetten değil performanstan, sonuçtan değil uygulamadan, temsilden değil yaratıcı etkileşimden doğar. Bu nedenle eleştiri, metinlere dışarıdan bakan bir refleksiyon değil; onlarla aynı dilsel ortamda, onlara dokunarak ilerleyen bir yaratıcı yazma biçimi olarak görülmelidir. “Eleştiri ve Hakikat”, edebiyat teorisi, hermenötik, yakın okuma ve eleştiri tarihiyle ilgilenen okurlar için yalnızca bir yöntem kitabı değil, eleştirinin ne olduğunu yeniden tanımlayan ve edebiyat eğitimi ile eleştirisinde güncel akademik sorunları da kapsayan düşünsel bir tartışma alanı sunuyor.
Bu Yazı Habertürk Gazetesi’nin Sanal Ortamından Alınmış Olup Tarık TORUN Tarafından Düzenlenmiştir


