Yaşlı İnsamlar

Geçer devr-i şebâb, soldu bahârım kırkından sonra,
Düşer bir gölge-i hicrân diyârım kırkından sonra.

Saçımda berf-i hasret, bir târ-ı mûy-ı serime,
Oldu her bir tel bana derd-i derûn kırkından sonra.

Hevesler bir serâb oldu, gönül bir sâhil-i mahzûn,
Kıyâm eyler içimde intizârım kırkından sonra.

Ne şöhret mest eder artık, ne mal ü mülk avutur,
Âşikâr oldu bana sırr-ı fünûn kırkından sonra.

Nefsimin şehr-i hevâsın terk edip buldum sükûn,
Rûhuma indi sekînet, oldu sükûn kırkından sonra.

Gençlik bir rüyâ imiş meğer, uyandım bir sabah ansız,
Kabirden bir nidâ gelir, çağırır kırkından sonra.

Fenâdan bekāya açılan kapı aralık şimdi,
Ezel sırrına meyletti nazarım kırkından sonra.

Bir nidâ der: “Ey yolcu, azığını hazır eyle,”
Yaklaştı menzil bana, oldu zuhûr kırkından sonra.

Geçer dünya, Fânî cihânın kalmadı hükm ü şe’ni,
Ya Bâkî der gönül, bulur karârın kırkından sonra.

About The Author

1 thought on “Kırkından Sonra

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir