Gün Batarken Gün Doğumu-Mangan Mangan (Adem TURAN’ın Kitabı)
Şair yazar Adem Turan’ın Hece yayınlarından çıkan şiir kitabı: Mangan Mangan.
Şairin hayat hikâyesine kısaca baktıktan sonra kitabın tahliline geçelim. Şair 1960’ta Çanakkale – Biga’da doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Biga’da, Üniversiteyi ise Bursa’da okudu. İlk ürünlerini Bursa’dayken vermeye başladı ve bu ürünler, Yenidevir gazetesi ile Bursa Sanat- Edebiyat dergisinde yayınlandı. Bir dönem, Bursa Marmara gazetesinde Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. Şiir ve yazıları, 1982 yılından itibaren Yönelişler, Mavera, Yedi İklim, Bursa Sanat-Edebiyat, Kayıtlar, İkindi Yazıları, İpek Dili, Düş Çınarı, Ay Vakti, Sühan, Mor Taka, Lamure, Bir Nokta, Likâ, Kuşluk Vakti, Edep, Türk Dili, İtibar gibi dergilerde yayınlandı / yayınlanıyor.
Türk şiirinde güçlü bir ses olma yolunda emin adımlarla yürüyen şair son dönemde tematik şiirlere yöneldi. Bu yolda ‘Mesel ‘şiiri ile başlayan şair sonra ‘Taş’ şiirini yazarak devam etti. Daha sonra Arjantinli yazar Luis Borges’le ilgili ‘Borges Borges’ adında bir kitap yayımladı Bunu İrlanda’nın milli şairi James Clarenca Mangan’la ilgili ‘Mangan Mangan’ isimli şiir kitabı takip etti. Bizden de bir şeyler olsun diyerek ‘Hafız Hafız Doğunun Kandili’ kitabı ile üçlemeyi tamamladı.
![]()
Bu yazımızda Mangan Mangan kitabını ele almaya çalışacağız.
Kendisi ile yapılan bir söyleşide “Mangan Mangan” adlı şiir kitabına Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 2021’de ödül verildiğini kaydeden Turan, ödülün kendisini memnun ettiğini belirterek şunları söylüyordu:
“Türkiye’de pek bilinmiyor. İrlanda’nın milli şairi. Bizi çok sevmiş, Türkçe öğrenmiş. Çok zorlandığını da söylüyor tabii. Almanca üzerinden bizim divan edebiyatımızı fark ediyor. Batı tarzı şiir yazmayı bırakıyor. Divan şiirini çok seviyor. Türkiye’de tanınması ve bilinmesi lazım.”
Mangan Mangan kitabı; Gün Batarken ve Gün Doğumu olmak üzere iki bölüme ayrılmış. İlk bölümünde 14 şiir, ikincisinde ise 5 şiir yer alıyor.
19 şiirin temasının tamamı İrlandalı Şair James Clarence Mangan .
Peki kimdir bu Mangan, neden Adem Turan’ın radarına takılmıştır? Kitabın sunuş kısmında şu bilgilere yer verilir:
“James Clarence Mangan İrlandalı şair, yazar. İrlanda milliyetçilik akımının önemli isimlerinden birisidir ve “İrlanda’nın ulusal şairi” olarak anılır. 1803 yılında Dublin’de doğar. Bir bakkalın oğludur. Babasının bakkal dükkânının iflas etmesi üzerine on beş yaşında okuldan ayrılmak ve çalışmak durumunda kalır. Kopya kâtibi olarak uzun yıllar bir noter bürosunda, İngiltere’nin haritacılık kuruluşu olan Ordance Survey’de ve yardımcı katalogcu olarak Dublin Üniversitesi Kütüphanesinde çalışır. Ancak Genç İrlanda Hareketi’nin içinde yer alması nedeniyle 1848’de işten çıkarıldı. Gençliğinden beri kullandığı uyuşturucu ve alkole bağımlılığı arttar.
İrlanda’da Büyük Kıtlığın devam ettiği 1849 yılında Dublin’de açlık ve koleradan öldü.
İlk şiirleri 1818 yılında yayımlanır. Almancadan İngilizceye çevriler yapar. Ölene kadar çeviri yapmayı sürdürür. Friedrich Schiller, Gothe ve Rückert gibi önemli Alman şairlerini İngilizce okuyuculara tanıtır.”
Kendisine Türk diyen, fakat aslen İrlandalı olan aynı zamanda İrlanda ulusal marşını yazan şair. Şiirlerinde Türk ve Türk kültürünü işlemiş, hiç görmediği Anadolu toprakları hakkında aruz vezni ile şiirler kaleme almış…
Hiç görmediği Türk yurduna ve Türk kültürüne âşık olmuş ve birçok şiir yazmış kişidir.
İngiliz antolojisinde Türk şairi olarak da geçmekte.

“lâ ilâhe, illallah!
kuşlar gibi neşeli uçtuk
biz: emrâh, osman, perizâd;
güldük, şakalaştık ve seyrettik.
şarap, güller, neş’e, türkü söyledik.
bütün şöhretlerden vazgeçtik.
altın ve mücevhere değer vermedik hiç.
lâ ilâhe, illallah!
boğaziçi, boğaziçi
bize engel olmadı
her gün neş’e içinde
yeşil boğaziçi’ni
bir yelkenliyle geçtik”
üç kalender şiiri.
G
Adem Turan Mangan Mangan kitabını değerlendirirken “Şair her zaman yeni şeyler ortaya koymak zorunda. Yani hep aynı şeyleri tekrar ederse şiiri bıktırır ya da derecesini düşürür, kuracağı imgelerle yeni şeyler işaret etmesi, söylemesi gerekir.” (21.03.2021 aa)
Yine Adem Turan, şiiri değerlendirirken: ‘Şiir benim için devrimcidir. Sezai Karakoç da şairin devrimci olduğunu söyler. Ben bir şair olarak sokaktayım, herkesin sırtını dönüp gittiği olayları görüp, onlara bunu göstermek istiyorum. Şiirimi yazarken de okurken de bu dinamikler üzerinde durmaya gayret ediyorum. Şiirinin diri kalması için çabalayan, kendisi de diri kalmayı seçen bir şairim.”(18/04/2014 yeni şafak) der.
Turan, Mangan’a neden ilgi duyduğunu dile getirirken, bu kitabın İrlandalı “Türk” şair James Clarence Mangan’ın hayatı ve şiiri merkeziyle kurgulandığını, eserin Türk ve İrlanda edebiyatları arasında bir köprü oluşturma amacını taşıdığını, Türkiye-İrlanda ilişkilerine katkı sağlamasını, iki ülkenin edebiyatını ve kültürünü buluşturan bir değer olmasını istediğini belirterek kitabın ortaya çıkış gerekçesini dile getirir.
Bu bilgilerden sonra dilerseniz kitabın içeriğine bakalım.
“İçimizdeki İrlandalı” deyimi hep kötü manada dile getirilirken, şair eserinde bu söylemin tamamen aksine bir duruş ortaya koymaktadır. Kim demiş içimizdeki ya da dışımızdaki İrlandalı hep hain olacak diyerek karşıt tezler öne sürmüştür.
Bulutların dili ile…
Dışınızdaki İrlandalı benim
Sırtımda ihanetin ayak izleri (s.16) diyerek itirazını yüksek sesle dile getirmiştir.
İrlanda tarihinde açlığın ve sefaletin diz boyu olduğunu ve ihanet çemberini Mangan’la hayat bulduğunu da, Avrupalıların sevecen yüzünü gösterip en acımasız fiiller işlediğini de, halkına karşı hep sömürgeci birer güç olduklarını da şairin dilinden ve Mangan’dan öğrenmiş oluyoruz:
“Bu halkımın çığlığıdır, daha bakın!
Tarlalardan şehir merkezine doğru akan” (s.17)
“Ağzımda kıtlık günlerinden kalma bir açlık” (s. 19)
“Bu benim sesim, kanlı bir çığlık” (s. 21)
Zalimlere karşı haykırışın adıdır da aynı zamanda Adem Turan’ın dizeleri. Kitaptaki haykırışlar aynı zamanda vicdanın sesidir.
Şair Mangan’ın dili ile bize seslenir:
“Bulutların dili ile geldim, size kardeş olmaya
İçinizdeki Türk benim: La ilahe illallah” (s.18)
‘Kelt yalnızlığın’ içini kemiren durguların bir gün sona ereceğini ve tarihe not düşüleceğini de…
“Ey zorba kral, ey ülkemi esir eden
Kırmızı şeytan! Senin eserindir
Derunumdaki bu onulmaz yaralar!” (s. 23)
Avrupa’nın ve Birleşik Krallık’ın ikiyüzlülüğü Mangan’ın dilinde Âdem Turan’ın mısralarında yeniden hayat bulur. Zorbalık Avrupa’nın içine işlemiş, sömürgeci yönü hep gündemde olmuş. Ne kadar saklamaya çalışsalar da işaretleri gün gibi ortada.
Batı’nın kan emici ülkelerini bu emellerinden kim vazgeçirebilir?
“Köpürterek akan kanı
Kim durdurabilir” (s. 28)
Umutsuzluk ve biçarelik Mangan’ın dilinden şu cümlelerle dile getirilirken yüreğimiz burkulur:
“Çıplak odalarda
Sesimiz yankılandı; ne bir kurtarıcı geldi
Kapımıza, ne de umutla beklediğimiz
Haberciler.” (s. 26)
Mangan Mangan, Adem Turan, Hece Yay.

Maşallah çok güzel eser.