ayşegül

( Doğum Günüm tebrikleri dolayısı ile yazdığım bir teşekkür yazısı)

      Söz büyüdür benim fikrimce. Güzel söz insanın hayatını büyüleyen, eksikleri silen, yaraları saran, boşlukları dolduran, insanı mutlu eden etkili bir büyüdür. Ve şimdi sevgili okur, tam da şimdi büyülendiğim güzel cümleleriniz için bir şeyler yazmam gerek. İçimden geldi. Kısa bir iki kelam edeyim, diyeceğim de huyum kurusun kısa yazacak kadar uzun oturamıyorum masa başında.

Ana sayfa

Doğum günümdü dün. Önce şunu belirteyim ki seremonilerden hazzetmediğimden doğum günü kutlama adetim hiç olmadı. Benim için en mucizevi sevinç birinin mutluluğuna şahit olabilmek adına sürprizler hazırlamaktır. Doğum günü partileri, gizlice masanıza bırakacağım kısa bir not, ufak bir hediye, tek bir gül mesela… Kendime sürpriz yapamayacağıma göre! Dün akşam kuzucuk yeğenim, benim küçük prensim Mehmet’imizin sevinç çığlıkları arasında üflediğimiz mumlardan sonra ailecek kestiğimiz pastayı servis yaparken aklımdan ne çok şey geçti anlatamam. Mutluluk anlardan ibaret böyle bir şeydi.

DOĞUM GÜNÜ MESAJLARI 2025 - Sevgiliye, Arkadaşa ve Sevdiklerinize En Güzel Uzun, Anlamlı ve Resimli Kutlama Sözleri

     Ortalama bir teşekkür mesajı için nasıl hitap edeyim diye düşünürken listeye baktım kimler var diye… Birçok seminerde tanıştıklarım, farklı mesleklerden çalıştıklarım, ruhuna aşina alıştıklarım, hocalarım, öğrencilerim, meslektaşlarım, arkadaşlarım… Dahası vardı lakin ayırmam doğru olmayacaktı. Şimdi izniniz olursa; büyüklerim, küçüklerim, herkese dostlar deyip çıkayım işin içinden. Dostlar, günün sonunda oturup şöyle bir hesap ettim. Gelecek günlerin geleceği meçhul! Geleceğin ne getireceği de öyle! Ama geriye dönüp baktığımda biriktirdiklerimi, ayıkladıklarımı, sildiklerimi, sevdiklerimi artı haneme işledim. Edebiyatçılar naif insanlardır, azizim! Ben çok belli edemem belki ama bilin ki ben de edebiyatın rahle-i tedrisinden geçtim.

      Takdir edersiniz ki ülke olarak acılı, zor zamanlardan geçtiğimiz şu günler elbet bitecektir. Hangi üzüntü baki kalmıştır? Hangi ayrılık, hangi kahroluşlar! Her karanlık gecenin sonu elbet parlak bir şafak, berrak bir aydınlıktır. Fakat ne garip bir dünya yaşıyoruz biz. Şair diyor ya:

      “Ne beter bir çizgidir bu!

      Bu ne çıldırtan denge,

      Yaprak döker bir yanımız

      Bir yanımız bahar bahçe

Yazardan Okura Nesilden Nesile - Ayşegül KÖSA SERT

      İşte bu buhranlı ruh haliyle bağrında, omzunda gelincik çiçekleri açmış cennet melekleri gencecik fidanlarımızı anarken yokluklarımızın, kaybettiklerimizin, hüzünlerimizin yanında bu vesileyle bir selam yollayan, sesini, yüreğini, iyi dileklerini ulaştıran, mesajla, telefonla, sosyal medya aracılığıyla hatırlayan, andığını ifade eden ve dahi edemeyen tüm dostlara selam olsun. Teşekkür konuşmaları yapmak konusunda ne kadar başarılıyım bilemem ama en azından bunca selamın, sevginin hakkını veremese de mahcup birkaç kelamla meramımı arz edeyim istedim.

      Fakat kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlar vardır. Şu dakika itibariyle şahidim. En nihayetinde sesinize, sözünüze karşılık gelmese de naçizane teşekkür cümleleri yerine kalbimi koyayım, dedim. Bütün boşlukları doldururcasına… Saydım teker teker aklıma gelenleri. Az gittim uz gittim, altı ay bir güz gittim, dediğim bu kendi masalımda her ne varsa saydım. Önce şunu gördüm ki yol aldığım yıllarda belki layığınca kucaklayamasam da ne çok gönle girmiş, yürek biriktirmişim. Canlar devşirmiş, can yoldaşı edinmişim. Varlığınızla büyülendim, yüreklerinizce büyüdüm. Kıvanç duydum onurlandım, haz aldım. Ve gönül penceresinde bir müddet bakakaldım. Bir doğum günü muhasebesinde şimdilerde neler yapıyorum önceki zamanlara nazaran. Paylaşmak isterim.

      Maviye olan düşkünlüğüm daha da arttı. Deniz, gökyüzü sevgim, laciye çalan duvar kağıdım, (pilot olan ve olmayan) kalemlerim, mavi bluzlarım, kotlarım, ojelerim. Mavi bir çeşit özgürlük benim için. Birileriyle selamlaşmak konuşmak için arkadaş ya da komşu olmayı beklemiyorum. Pazarları (semt pazarı bu) dolaşıyorum. Havadan sudan konulardan, hayat pahalılığından, insanların sızılarından, börülcenin iyisinden, bu yıl ki kurbanın derisinden; akıllısı, delisinden her ne varsa berisinden bahsediyorum. Küresel tehditlerden, göçmenlerden, seçmenlerden, evsizlerden konuşacak birini her daim buluyorum. Kâğıda yatırım yapıyorum! Bunlar tahvil, bono falan değil. Bildiğin gazete, dergi, kitap, defter! Yanlış anlaşılmasın yeter. Benim kavrayıp idare edeceğim en son şeydir, ilk söyleyişte sizin anladığınız o kağıtçıklar.

Yalnızlar Senfonisi & Bu Çağın Melodisi

      Sonraaaaa! Ne mi yapıyorum? Yağmurdan sonra toprak kokusunu daha dikkatle soluyorum. Bulabildiğim bir parça karada yalınayak yürüyorum. Parktaki güvercinler için zaman zaman ekmek kırıntısı dolu bir küçük poşet taşıyorum. Velhasıl kelam, azizim karıncanın ayak sesini hissederek yaşıyorum. Sokaktaysam eğer çöplerimi çantamın en lüzumsuz cebinde biriktiriyor, geri dönüşüme gidecek her malzemeyi dikkatle ayıklıyorum. Her şeyin kıymetini biliyorum. Diyet yapmıyorum ama ikinci bir dilim pasta için iyice düşünüyorum, dostlar. Dünyayı iyilik ve bilginin kurtaracağına olan inancım sonsuz. Bu sebeple bütçemin ciddi sayılabilecek bir bölümünü okula, okumaya, kitaba yatırıyorum. Hala aktif bir üniversite öğrencisiyim mesela. Ama bu sefer dereceye gireceğim diye kendimi kasmıyorum. İnandığım çok benimsediğim her konuda ısrar ve iddiayı severim. Ortalamayı tutturarak geçmenin sevincini tadıyorum.

       Sadece sevdiğim için ve marazi bir bağımlılıkla sınav sabahları heyecanını uykudan pörtlemiş gözler ama açık bir zihinle soluyorum. Televizyon izlemiyorum. Şükür ki futbol ve siyasetten hala anlamıyorum! Saksıda çiçek onların dibinde de maydanoz, soğan yetiştiriyorum. Çok akıllı olduğumu iddia edemem ama akşamları evin yolunu buluyorum! Şükrediyorum. Israr etmeyin lütfen sahneye çıkamam amma içli şarkılar söylüyorum. Daha çok kahkaha atıyorum. Gülünce gamzelerim derinleşiyormuş. Görenlerin yalancısıyım! Ama hakikat şu ki beni gören ve gülünce gözlerimin içini güldüren dostlar biriktiriyorum. Aslında ömrümde her gün “Haydaaaa! Bir yaşıma daha girdim.” diyerek yeni bir doğum günü kutluyorum. Nefret etmiyorum asla! Fakat sevdiğim her şeyi daha rahat ifade ediyorum. Öğreniyorum. Sizlerle büyüyorum. Asıl, iyi ki siz varsınız! Hepinizi çok seviyorum.

 

About The Author

7 thoughts on “Muhasebe-i Tevellüd

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir