Oblomov

Sayfasının çokluğu nedeniyle yıllardır elime alıp okumaya cesaret edemedim. Nihayet satın alıp okumaya karar kıldım. Evet, şimdi elimde ve sanırım elimden düşürmeyeceğim. Kahramanımız Oblomow’u size anlatamam. Böyle miskin bir adam daha dünyaya gelmemiştir. Evet, miskin mi miskin. Lakin işin aslı hiç de öyle değil. Miskinliğin de hatırı sayılır bir felsefesi var. Bu büyük klasik eserin daha başlarındayım ama itiraf edeyim ki şimdiden kendimle yüzleşmekten korkmaya başladım. Bir Oblomow felsefesi ile karşı karşıyayım. Sabah yatağından kalkma azim ve kararlılığı ile uyanan kahramanımız akşamı yatakta etti. Misafirlerini yatakta ağırladı. En büyük iki krizi yatakta yönetti. Yönetme denemez õteledi. Sonunda kendini yeniden yatmaya ikna etti. Uzun bir uykuda düşler ülkesine yolculuk yapmaya başladı.
Hayata dair hesabı olanlar dikkat. Oblomow hepinize fazla. Hayallerinizi, kariyerinizi, statünüzü, şöhretinizi, zenginliğinizi kahramanımızın yanına gelirken kapıda bırakın. Oblomow’a fazla yaklaşmayın.
Ancak Gonçarov’un Oblomov eserini mutlaka okuyun. Usta mütercim Sabahattin Eyüpoğlu’nun tercüme ettiği bu eserde sevginin en kutsalını, dostluğun en sağlamını, saflığın en can yakıcı hâlini kısaca insana dair çok şeyi bulacaksınız.