Samimiyet

Aldatarak kazananların kazançları aldatıcıdır; hileyle elde edilen zaferler kumdan kaleler gibidir,İlk dalgada yıkılır, geriye sadece pişmanlıklar ve mizana cürüm bırakır. Gerçek başarılar, dürüstlükle inşa edilir; yoksa elde tutulan her şey, bir serap gibi yok olup gider.

Dürüstlüğün en güzel yansıması, samimiyettedir. Samimi tebessümler yüreğin yüze yansımasıdır; mavi deniz gibi dinlendirir. Samimi bir gülümseme ve gözlerdeki ışıltı, kalbin ve ruhun derinliklerinden gelir. Samimi insanların nazarı şifadır, inşirah verir.

Sahte samimiyetler, rüzgârda savrulan teneke parçası gibi gürültü çıkarır ve işe yaramaz. İnsani ilişkilerde, samimiyet köprü kurar; farklı dünyaları birleştirir. Samimiyet farklılıkları gülistan eyler. Aynı olmayın, ayna olun; farklılıklarınızla istikamette buluşun derim hep.

Herkes aynı kalıba sokan toplumlar yığın olur. Farklılıklar ayna gibi yansıtılırsa birbirimizi, eksiklerimizi tamamlar, güzelliklerimizi çoğaltır, istikamette buluşturur. İstikamet ise ortak amaçtır: Adalet, doğruluk, insanlık. Farklı yollar olsa da aynı ufka çıkar; yeter ki yönümüzü şaşırmayalım. Farklılıkları cesur insanlar sever ve cesaret de bu yolda sınanır. Korkaklar güce sığınır Siyonizm’de olduğu gibi.
Korkakların kahramanlığı, mermisi bitene kadardır. Gerçek yiğitlik, hakikate ses nefes olmaktır. Kizb/yalan kol geziyor maalesef, yalandan adım atılacak yer yok; var diyenler de yalan söylüyor. Kizb ehlinin yolu çamurdandır, kaydırır; bataklığa sürükler ve yutar.

Yalancılar, kendi ağlarını örerler gerçekte ve gün gelir kendilerine dolaşır. Doğruluk ise, dağ gibidir; zor da olsa zirveye taşır. Doğruluğun zemini ferasettir ve feraset felsefenin tepesindedir. Felsefe aklı aydınlatır, ama ferâset kalbi görür; görünmeyeni sezer, yanlışı önceden bilir. O, hakikate kalp tepesinden bakar; olayların ötesini, niyetlerin derinliğini okur. Ferâsetsiz felsefe, kör bir klavuza benzer. Feraset dili güzelleştirir ve dili kirli adamların kalbi necistir. Temiz dil ise, şırıl şırıl akan berrak bir pınar gibi serinletir iyileştirir.

Tüm davalar temiz dillerde mihengini bulmuştur. Dava adamlığını fırkaya dönüştürenler, fıkraya dönüşürler. Gerçek dava adamı, fırka değil, ferasetle yürür.

Ey Micingirt; aldatıcı tersiz kazançlardan, aldatanlardan uzak ol, samimiyeti tebessümle bezet, farklılıklarla ayna ol, korkaklardan olma, yalancılardan uzak dur, ferâsetle yürü, yürü ki dilini temiz, kalbin berrak ola ve davan dava ola. Dava ahlakla filizlenir, ferâsetle; istikametini bulur. Ahlak samimiyet ve gayretle hedefe yani sonsuzluğa ulaştırır vesselam.

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir