bb_SELAM.SEVGIYI.SEVGI.IMANI.BESLER_1515497931

Selamsızları uzaklarda aramaya gerek yok. En yakınınızdan en uzağınıza kadar dalga dalga her yerde görülürler. Bazen iş yerinde, bazen sokakta hatta hatta bazen de ibadet için camiye gelenlerden bile görürsünüz. Halbuki selam güven, barış, karşısındaki insana emniyet içinde olunacağını ifade eden bir beyandır. Dünyanın her yerinde evrensellik gösteren kültürel ve insani bağlamdır.

Dünyanın neresinde olursa olsun medeni toplumlarda insanlar birbirleriyle karşılaştığında kendi dillerince karşısındakine en güzel ifadeyle esenlik ve güven ifade eden kelimeler kullanırlar.

Siz buna ister Selamun Aleyküm deyin, merhaba deyin, günaydın deyin, hello deyin, nasılsınız deyin kısaca ne ederseniz deyin ama mutlaka bir şey deyin. Affedersiniz öküzün trene baktığı gibi aval aval hiçbir ifade kullanmadan bakmayın sakın karşılaştığınız insanlara efendim.

Ne yazık ki günümüzde selamsızlar o kadar çoğaldı ki insan ne yapacağını şaşırıyor. Adama selam veriyorsunuz yanlış bir ifadeyle borçlu kalmıyorsunuz ama o selamı almıyorsa eski alimlerin ifadesiyle siz selam vermekle sünneti ifa ediyorsunuz o da almamakla farzı terk ediyor maalesef.

Zaman zaman düşünürüm acaba bu tür insanlar neden selam alamazlar? Kendimce ve etrafıma sorup öğrendiğim kadarıyla bu tür selamsızlığın altında çeşitli psikolojik nedenler yatmaktadır. Bunları kısaca ifade edersek;

*Selam verilince aldığında belki samimiyet artar bunun sonucunda bir şeyler talep eder mi selam veren diye korkar psikolojik olarak selam almayan kişi.

*Selam almayanların kendi iç dünyalarında karamsal bir yapıya, içe kapanık bir kişiliğe sahip oldukları görülmektedir.

*Maddi veya manevi olarak selam almayan kendini üstün görüp karşısındakini önemsememek, onun seviyesine düşmemek.

Hatta bu konuda rivayet edilir ki Nasrettin Hoca bir gün bir devlet dairesine gitmiş, selam vermiş fakat daire de görevli memur hocanın selamını almamış hatta hocaya ters ters bakmış. Hocanın da canı sıkılmış,

-Kardeşim sen nesin, kimsin niye benim selamı mı almadın? Deyince adam,

-Ben memurum, fazla samimiyeti sevmem resmi dururum.

Bunun üzerine hoca, 

– Pekiyi memursun daha sonra ne olacaksın,

-Şef

-Sonra,

-Başkan,

-Sonra,

-Bakan,

-Sonra, sonra en son ne olacaksın deyince adam hindi gibi kızarak, sinirlenerek Hocaya,

-Başka ne olacağım hiç, hiç deyince

Bu seferde Hoca iyice hiddetlenip, adamın gözünün içine bakar, gayet vakur bir biçimde,

-İşte o hiç  dediğin benim.

        Dünya da herkesin bir değeri vardır, karşındaki kim olursa olsun, ona güven ifade eden Allah’ın selamını esirgeyen insandan hiçbir şey olmaz derler büyüklerimiz.

        Yine anlatırlar bir zamanlar siyasi arenada iki rakipten birisi insanlara maneviyattan, dinden bahsedermiş yaptığı mitinglerinde diğer rakibi ise maneviyat ve dine karşı mesafesi uzakmış. Danışmanları bir gün ona demişler ki,

        -Efendim siz, maneviyattan, dinden bahsetmiyorsunuz, rakibiniz bundan bahsedip sizden daha çok oy alıyor. Adamda bunun üzerine;

        -Endişelenmeyin miting bitip meydandan ayrılınca miting için toplanan halka Allah’a ısmarladık diyorum ya!

        Özetle selamsızların aksine onlar Allah’ın selamını almasalar da bizler selamı daha çok selam verip, tüm aleme yaymalıyız. Selam esenliktir, selam güvendir, selam muhabbettir.

 

Selamlaşmak

İnsan toplumsal varlık esselamu aleyküm
Gönülden içtenlikle bağ kurulsun tebbesüm

Selam vermek sünnetse onu almaksa farzdır
Ne de hoş her insana yakışan güzel tarzdır

Gelin tanış olalım selam ve de kelamla
Gönüllere sevgiyle akalım damla damla

Peygamberi anlayış hepimizi sarmalı
Sıcak bir gülümseme dost katına varmalı

Selam size ey canlar! En içten ve gönülden
Samimi olan hitap daha değerli gülden

Selam muhabbet demek her zaman ve her yerde
Müslümanın şiarı arada kalmaz perde

İstikbalin cenneti selam ise pusula
İster tanı tanıma selam vermek her kula

About The Author

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir