İNTİKAM
Alsam ondörtlüyü dayasam Ankara’nın şakağına
Varsın yaşamadım sende geçen yıllarımı diye düşünsem
Silsem seni hafızamdan,
Kazısam..
Yoğursam sendeki tüm pislikleri
İyilik suyundan, kevser havuzundan
Yine de unutamam seni
Her taraf sen kokuyorsun çünkü
Dayasam ondörtlüyü Ankara’nın şakağına
Kan akar mı bilmem.
Fakat, akar ortasında ince bir sızı gibi Bent Beresi
Unutur muyum sende geçen günlerimi
Bilmem!…
Ondörtlüyü Antebe değil kendi şakağıma dayasam
Ankara beni unutur mu?
Her taraf sen kokuyor yar……..
Ankara’da sen varsın, yüreğimde sen
Bentderesi; yüreğimdeki hicranları taşımakta
Fakat sen beni belki de hiç hatırlamamaktasın.
Sorsam Ankara’ya seni
Bir vefasız olduğunu haykıracak
Ama ben yine de
Bir şafak vaktinde
Ankara’nın şakağına namluyu dayacağım.
Sen kokuyor Ankara;
Seni kalbime gömeceğim.
Sendeki vefasızları senin içine gömeceğim.
Onları da seninle birlikte
Namlulun ucuna koyacağım.
Ankara sen kokuyor yar…..
Her yer sen kokuyor
Oy yar oy……..
Yakub’un Yusuf’un kokusunu duyduğu gibi
Her yerde senin kokunu duyuyorum.
Yar sen nerdesin?…
Namluyu Ankara yerine kendime dayasam
Sende yok olur musun
Yoksa ben sen de mi yok olacağım.
Bir şafak vaktinde ben
On dörtlüyü dayacağım Ankara’nın şakağına
Onunla birlikte yok olacak tüm sevdiklerim ve sevmediklerim
Ardından bende geleceğim Ankara
Seni yalnız gönderir miyim
Oy yar oy
Her yer sen kokuyorsun
Bir şafak vaktinde ben
Ankara’nın şakağında bir kurşun
